banner47

Mehdi Eker, O insanlar Türkiye'nin diğer şehirlerine sığınıyor

AK Parti Ekonomi İşleri Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker, PKK gerçekte Kürtlerin temsilcisi olsa, göçe zorlanan insanlar PKK’nın zulmünden kaçmaz dedi.

Mehdi Eker, O insanlar Türkiye'nin diğer şehirlerine sığınıyor

AK Parti Ekonomi İşleri Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker, PKK gerçekte Kürtlerin temsilcisi olsa, göçe zorlanan insanlar PKK’nın zulmünden kaçmaz dedi.

15 Ocak 2016 Cuma 17:17
Mehdi Eker, O insanlar Türkiye'nin diğer şehirlerine sığınıyor
 AK Parti Ekonomi İşleri Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker, "PKK gerçekte Kürtlerin temsilcisi olsa, göçe zorlanan insanlar PKK’nın zulmünden kaçmaz. İnsanlar PKK’nın zulmünden, onların yol açtığı zarardan, hasardan, tahribattan kaçıyor" dedi.

Eker, yaptığı açıklamada, Doğu ve Güneydoğu’da yaşanan terör saldırılarıyla ilgili değerlendirmede bulundu.

“PKK, Türkiye’nin Sur, Nusaybin, Silopi, Cizre gibi bazı ilçelerinde bir süredir ‘çukur siyaseti’ diyebileceğimiz ‘hendek terörünü’ uyguluyor” diyen Eker, terör örgütü PKK'nın bölgede yaşayanların hayatını olumsuz etkileme gayretinde olduğunu vurguladı. Bölgedeki vatandaşların nezdinde bunun hiçbir meşruiyeti bulunmadığının ve hiç destek ve kabul görmediğinin altını çizen Eker, şöyle konuştu:

"Bütün çabalarına rağmen vatandaşlarımızın orada onların bu siyasetine de bu terörist eylemlerine de destek vermediğini görüyoruz. Artık sosyal medyada da dolaşıyor; belediye çalışanlarını örneğin eşleri ve çocuklarıyla birlikte mitinglere, bu siyasete destek mitinglerine çağırıyorlar. Katılmayanlar hakkında soruşturma başlatılacağını, sosyal medyaya bile yansıyan haliyle biz hepimiz izliyoruz.  Bu aslında bunun zaten başından beri vatandaşın desteğini almadığını gösteriyor."

Bölgedeki olayların, Türkiye’de yaşayan Kürt vatandaşların talepleriyle hiçbir bağı olmadığını belirten Eker, şöyle devam etti:

“Yani bu kazılan çukurlar, yapılan terörist faaliyetler ve sözde öz yönetim ilanlarının, Türkiye’de yaşayan Kürt vatandaşlarımızın hiçbirinin demokratik haklarıyla, talepleriyle, kalkınmalarıyla ilişkisi yok. Bu, PKK terör örgütünün kendi siyasetidir, kendi politikasıdır kimin hesabına yaptığı belli olmayan, kimin işini yaptığı belli olmayan, hangi uluslararası güç odağının veya istihbarat örgütünün hesabına yaptığı belli olmayan bu kanlı ve kirli bir plandır. Bu kanlı ve kirli planın bedeli, maalesef bölgede yaşayan Kürt insanlara ödettiriliyor. Onlar kalkan yapılıyor, onların evlerine el konuyor, ticaretlerini yapmaları engelleniyor, evleri talan ediliyor, yağmalanıyor ve onların yerlerinden yurtlarından edilmelerine yol açıyor."

Şehirlerdeki teröristlerin önemli oranda temizlendiğini söyleyen Eker,"Bazı yerlerde yüzde 90 oranında, bazı yerlerde yüzde 60-70 civarında. Bunlar kısa bir süre içerisinde inşallah tamamlanacak” ifadesini kullandı.

Eker, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Devletin güvenlik kuvvetleri, polis ve asker, 1990’lardaki anlayışın tamamen tersine, olabildiğince orada yaşayan vatandaşlarımızın zarar görmemesi için hassasiyet gösteriyor. Hiçbir sivil zarar görmesin diye uğraşıyor, bu işin bu kadar uzamasının sebebi de esasen budur. Terör örgütü, sivilleri kalkan yapıyor, sivillerin arkasına saklanıyor, sivillerin arasına karışıyor ve onların bulunduğu yaşam alanlarından ya keskin nişancılar aracılığıyla ya da kazdıkları çukurlara yerleştirilen bombalı tuzaklar aracılığıyla saldırı gerçekleştiriyorlar."

"O insanlar Türkiye'nin diğer şehirlerine sığınıyor"

Bölgedeki olayların bazı kesimler tarafından yanlış değerlendirildiğini, devletin terörle mücadelesi dolayısıyla bölge halkının mağdur olduğunun iddia edildiğini dile getiren Eker, şunları kaydetti: 

"Oradan göçe zorlanan insanlar, eğer PKK gerçekte Kürtlerin temsilcisi olsa, halk tarafından benimsense, oradan, PKK’nın zulmünden kaçmaz. İnsanlar PKK’nın zulmünden, onların yol açtığı zarardan, hasardan, tahribattan kaçıyor. Peki nereye gidiyor, insanlar? O insanlar, o şehirlerin başka ilçelerine veya Türkiye’nin başka şehirlerine gidiyor. O insanlar, Kobani’ye sığınmıyor, o insanlar PKK’nın bulunduğu Kandil’e veya bilmem nereye gitmiyor. O insanlar Türkiye Cumhuriyeti’nin diğer şehirlerine gidip sığınıyor. Neden? Çünkü burası onların yurdu. Çünkü burada Kürt'üyle, Türk'üyle, Arap'ıyla, Laz'ıyla, Çerkez'iyle, 78 milyonuyla kardeşleri olduğunu biliyor. İnsanlar, kendi kardeşlerine, yakınlarına sığınıyor. Bir manada Türkiye Cumhuriyeti’ne sığınıyor. Kimden kaçıyor, PKK’dan kaçıyor, PKK’nın şerrinden, yol açtığı hasardan, zararlardan kaçıyor. Bu şunu gösteriyor; PKK bütün çabasına, bütün gayretine rağmen, ekmeye çalıştığı kin ve nefret tohumlarının şükür ki PKK’nın isteğinin aksine yeteri kadar hayata geçmediğini burada görüyoruz."

"Yıkımla, kanla, kinle, nefretle ve ölümle bir yere varılmaz"

Terör örgütü PKK’nın, halk arasında kin ve nefretin artmasını istediğini, halkın ise kin ve nefretten yana olmadığını vurgulayan Eker, "Halk gerçekte kardeşlikten yana, demokratik talep ve haklarının demokratik siyaset yoluyla dile getirilip vurgulanmasından yana" dedi.

Vatandaşların sivil siyasi parti olarak değerlendirdiği HDP’ye, Türkiye partisi olma yolunda propaganda yaptığı için oy verdiğine işaret eden Eker, "Ama bu parti de maalesef iradeyi ortaya koyamadı, PKK’ya karşı, Kandil’e karşı dik duramadı. Bu da ona dönük umutları azalttı" değerlendirmesinde bulundu.

"Yıkımla, kanla, kinle, nefretle ve ölümle bir yere varılmaz" ifadesini kullanan Eker, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye öyle bir ülke değil. Türkiye ne Suriye’dir ne Irak’tır ne de emsal gösterilmeye çalışıldığı gibi Avrupa‘nın herhangi bir ülkesidir. Çünkü bu ülke Marksist terminolojiyle söylüyorum, bir sınıf toplumu hiç olmadı. Bu ülkede farklı dinler, etnik yapılar, kültürler, farklı sosyoekonomik yapıya sahip insanların hepsi barış içerisinde, binlerce yıl birlikte yaşadı. Bu ülkenin böyle bir geleneği var. Bu toprakların geleneği ve kültürü var. Türkiye Cumhuriyeti toprakları üzerinde yaşayan, dinleri, inançları, mezhepleri, etnik kimlikleri farklı olan 78 milyon insan ve bizim atalarımız, yani ceddimiz, ecdadımız bunu en güzel şekilde uyguladı."

Terör örgütü PKK'nın modern zamanlarda şiddet ve terör yoluyla kimin hesabına da çalıştığı belli olmayan bir planı uygulamaya kalkıştığına dikkati çeken Mehdi Eker, şöyle konuştu:

“Hükümetimizin 2005 yılında Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Diyarbakır’da yaptığı tarihi konuşmadan sonra ortaya koyduğu birçok uygulama, birçok demokratik proje, sivilleşme yoluyla yaptıkları, PKK’yı hep rahatsız etti. Neden? Çünkü Türkiye’de barışın tesis edilmesini istemedi, çünkü barışçı bir çözüm, onlar açısından onların inkarı ve onların tarihsel duruşlarının yanlışlığını ortaya koyacaktı. Onun için bunu istemediler, onun için sürekli istismar ettiler, suistimal ettiler. 2-2,5 yıllık Çözüm Süreci içerisinde de manzara ortada. Maalesef devletin barış, çözüm vesaire uygulamaları sebebiyle onlar bu süreyi işte silahlanarak, silahları şehrin içerisine gömerek, hazırlayarak mayınlı tuzakları, bombaları hazırlayarak o süreci böyle bir bugünkü yaptıkları eylem için belli ki geçirmişler."

Bölge halkını PKK’nın şerrinden, zararından korumak için de maddi manevi ne gerekiyorsa yapıldığını, vatandaşların ekonomik kayıpları anlamında yakılan yıkılan yerlerin yeniden ihyası, inşası, restorasyonu, yapımı ile ilgili olarak kararlılık söz konusu olduğunu belirten Eker, şunları kaydetti:

“Valilik aracılığıyla otellerde misafir edilen hemşehrilerimiz var. Ben Diyarbakır için söylüyorum. Sur içerisindeki 6 mahallede, yani orada PKK’ya karşı yürütülen faaliyetlerde bir şekilde evini terk eden ve gidecek yeri bulunmayan hemşehrilerimiz, kardeşlerimiz otellerde misafir ediliyor. Silopi’de, Cizre’de, Nusaybin’de, Sur’da bütün ilçelerde bizim oradaki kardeşlerimiz bizim canımız, bizim kardeşimiz, bizim vatandaşımız. Onlar bizim bir parçamız. Biz onları, PKK’nın ne insafına ne PKK’nın eylemlerine açık bırakamayız. Onların zararlarının telafi edilmesi için de elimizden gelen bütün gayreti hükümetimiz gösterecek. Biz de AK Parti olarak onların yanındayız. Her şekliyle, her safhada, her aşamada onlarla birlikteyiz."

AK Parti’nin Afyon kampında, Başbakan Ahmet Davutoğlu ile bir araya gelen Doğu ve Güneydoğu illerinden teşkilat başkanlarının da bölgeyle ilgili son durumu aktardıklarını anlatan Eker, “Teşkilat başkanlarının, bir, PKK ile etkin bir şekilde mücadele edilmesi ve PKK’nın insanlara zarar vermesinin asgariye indirilmesi ve bunun önüne geçilmesi bu talepleri var. İkincisi, bölgedeki yöneticilere dönük beklentileri ve talepleri var. Yani bürokrasiye dönük, gerek güvenlik bürokrasisine gerek mülki bürokrasiye dönük beklentiler var. Bunlarla ilgili kanaatleri, düşünceleri var. Bunları dosyalar halinde Sayın Başbakanımıza sundular. Tabii uygulamalara dönük önerileri var. Teşkilatlarımız orada halkla iç içe ve halkın içinde yaşayan ilçe başkanlarımız arasında PKK’nın saldırısına uğramış kardeşlerimiz var. İlçe başkanlarımız, halktan aldıkları tepkileri ve halktan gelen önerileri Sayın Başbakanımıza dosya halinde sundular” değerlendirmesini yaptı.

 "Genel Başkan Yardımcıları arasında da bir iş bölümü yapıldı"

Parti Genel Merkezinden bölgeye sık sık ziyaretler düzenlendiğine işaret eden Eker, "Geçtiğimiz cuma günü genel başkan yardımcılarımızın bir kısmı bölgedeki illere, ilçelere gittiler. Ben mesela bölgeye gideceğim. Genel başkan yardımcıları arasında da bu şekilde bir iş bölümü yapıldı. Hem bakanlarımız hem başbakan yardımcılarımız hem genel başkan yardımcılarımız sıklıkla bölgenin vilayetlerine, ilçelerine gidip vatandaşlarımızı daha yakından izlemek, onların arasında bulunmak, onlarla görüşmek, konuşmak için programlar yapıyor" diye konuştu.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner66

banner64