banner47

Şahin, Kültürel seferberliğe ihtiyacımız var

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, Sosyal ve kültürel bakımdan da terörle mücadele yapmayı başarmalıyız dedi.

Şahin, Kültürel seferberliğe ihtiyacımız var

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, Sosyal ve kültürel bakımdan da terörle mücadele yapmayı başarmalıyız dedi.

19 Ocak 2016 Salı 09:12
Şahin, Kültürel seferberliğe ihtiyacımız var
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, "Biz PKK, DAEŞ ve diğer terör örgütleriyle savaşmıyoruz. Bu topraklarda gözü olan ve gelişmesini engellemeye çalışan birtakım başka devletlerle savaşıyor ve mücadele ediyoruz" dedi.

Şahin, partisinin Karabük İl Başkanlığı istişare toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin önünü kesmek, gelişmesini, kalkınmasını durdurmak için çabalayanların, Türkiye'yi, Suriye ve Irak'a çevirmek isteyip haritaları da kendi menfaatlerine göre çizmeye çalışan birtakım uluslararası güçlerin olduğunu söyledi.

Bu topraklarda artık "hasta adam"ın olmadığını, gittikçe gelişen, kalkınan, dünyaya örnek olan bir Türkiye olduğunu aktaran Şahin, "Bu yüzden bu amaçlarınızı gerçekleştiremezsiniz. Bu ülkeyi terör eylemleriyle bölemezsiniz. Biz PKK, DAEŞ ve diğer terör örgütleriyle savaşmıyoruz. Bu topraklarda gözü olan ve gelişmesini engellemeye çalışan birtakım başka devletlerle savaşıyor ve mücadele ediyoruz. Bu terör örgütleri maşadır. Asıl o maşayı tutan elleri biliyoruz" diye konuştu.

"Siz besliyorsunuz orada onları"

PKK terör örgütünü topraklarında barındırdığı gerekçesiyle İran ve Irak'ı eleştiren Şahin, şöyle konuştu:

"Müslümanlık deyince mangalda kül bırakmayan komşularımız var. İspanya, ETA terör örgütünü Fransa'yla işbirliği yaparak yok etti. Niye bir Fransa kadar olamıyorsunuz? Kandil defalarca bombalandı ve oradaki PKK terör örgütü elebaşları şu anda İran topraklarındadır. Siz besliyorsunuz orada onları. Bu Müslümanlığın neresinde var? İran yetkililerine sesleniyorum, İslam dininin neresinde var komşularına zarar vereni beslemek? Onları bu konuda komşuluk hukukunu hatırlamaya davet ediyorum."

Irak Başbakanı Haydar el-İbadi'nin "Sizin Başika’daki askerleriniz, bizim toprak bütünlüğümüzü zedeliyor. Lütfen çekilin" dediğini hatırlatan Şahin, "Sayın İbadi, 30 yılı aşkın süredir senin topraklarının içerisinde PKK terör örgütü kamp kurdu. Militanlarını orada eğitti. Oradan geldi bizim topraklarımıza saldırılar düzenledi. Karakollarımızı bastı. Şehitler verdik. Sen toprak bütünlüğünü düşünüyorsun da 30 yıldır PKK’ya topraklarında niye müsaade ettin hesabını ver" ifadesini kullandı.

"Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi"

"Bir ülkenin ekmeğini, suyunu içen, terörle canı pahasına mücadele eden güvenlik güçlerimizi adeta hain ilan eden ve devletimizi ve milletimizi 'katliam yapıyor' diye itham eden, güya okumuş olanların, o bildirileri bizi rahatsız ediyor" diyen Şahin, şöyle devam etti:

"Ne diyor bildiri, şöyle başlıyor, 'ortak olmayacağız'. Neye ortak olmayacaklarmış? 'Devlet terörüne ortak olmayacaklarmış'. Yahu siz ortak oldunuz, siz PKK terör örgütüne, eylemlerine, onların saldırılarına alet oldunuz. En son Çınar'da yapılan saldırıya ortak oldunuz. Farkında değilsiniz. Ey akademisyenler. Terör örgütü mensuplarına bir tek eleştiri yok. Güya devlet orada terör uyguluyormuş. 'Devlet katliam yapıyor' diyorlar. Devlet orada 'ülke bölünmesin, terör olayları artmasın' diye mücadele ediyor. Buna her vatandaşın destek vermesi lazım."

Şahin, güvenlik güçlerinin terör dolayısıyla mağdur olmuş insanlara yaptığı yardımlara da değinerek "83 yaşındaki yaşlı çifti sırtında taşıyan bu Mehmetçiklerden de mi utanmadınız" dedi.

"Kültürel seferberliğe ihtiyacımız var"

Türkiye’nin terör gerçeğinin silahlı mücadeleyle hiçbir şekilde bitmeyeceğini dile getiren Şahin, şunları kaydetti:

"Sosyal ve kültürel bakımdan da terörle mücadele yapmayı başarmalıyız. 'Irkçılık nedir' diye ders kitaplarında tek paragraf yok. Çocuklarımıza 'şu ırkçılık nasıl bir hastalıktır' diye anlatalım.  Bizim milliyetimiz, soyumuz sopumuz var ama ırkçılık başka bir şey. Bu ülkede ırkçılık almış başını gidiyor. Bu ırkçılık mikrobu Türkiye’de bu gibi terör örgütlerinin çıkmasına ve başkaları tarafından maşa olarak kullanılmasına yol açtı. Bizim eğitim alanında ders kitaplarımızdan ve televizyonlardaki bir takım filmlerden başlamak üzere bir kültürel seferberliğe ihtiyacımız var. Bizim bünyemize nereden girdi bu mikrop? Bizim bünyemizde böyle ırkçılık hastalığı yoktu. Sivrisineklerle mücadele ederken, bu sineklerin bataklığını da kurutmak bizim asli görevimiz. Parti olarak bu anlamda çalışma başlattık."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner66

banner64