haşhaşiler ve 15 Temmuz…..

Alçak, hain, kalleş bir darbeyi amacına ulaşamadan Rabbimin yardımıyla 162 darbe Şehitlerimizin üzüntüsüyle içimiz kan ağlayarak atlatmış bulunuyoruz.

Meşhur 35. Maddeyi kaldırmakla bir daha darbe olmaz diyenlere, bu doğru değil, bunlar haşhaşi ne yapacakları belli olmaz 17-25 Aralık ve 1-19 Ocak MİT olayını unutmayınız dediğimiz zaman bizler eleştirilip, yersiz korkuya kapılmakla suçlanıyorduk.

FETÖ’nün can havliyle bir halt edeceği belliydi. Çünkü Yüksek Askeri Şûra yaklaşıyordu ve en önemli gücü olan askeriyede üst dereceli subaylarını kaybedecek ve çok büyük darbe yiyeceklerini biliyorlardı.

Bu darbeyi planlayanlar hedeflerine ulaşmak için,  TSK içindeki stratejik ortağımız ABD, CIA, MOSSAD ve NATO unsurlarını sonuna kadar kullandılar. Vatandaşa, Cumhurbaşkanlığı Külliyesine, Polise, Polis Özel Harekat Daire başkanlığına, Gazi Meclis’e, MİT’e, TSK’nın Özel Kuvvetlerine, saldırarak ülke çapında terör estirdiler.

Milletimize nasıl kin ve nefretle baktıklarını gösterdiler. Millet düşmanı, ümmet düşmanı olduklarını ortaya koydular. Haşhaşiler destek verdikleri PKK’lı, DHKP-C’li teröristler gibi polislerimizi şehit ettiler. Sokağa inip, darbecilerin önüne çıkan insanların üstüne hunharca tank sürüp, Saddam’ın  katil Sisi’nin yaptırdığı gibi ateş açıp insanları ezdiler. Gazi Meclisi, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Ankara Emniyet Müdürlüğünü uçaklarla bombaladılar.

Haşhaşi, vatan haini darbeciler, içeride PKK’ya karşı çok başarılı bir mücadele veren, NATO ittifakının kontrolünden uzaklaşan, yeni kurulan İslam Ordusunun ana unsuru olan Türk Silahlı Kuvvetlerini etkisiz hale getirmek için Genelkurmay Başkanımızı ve Kuvvet Komutanlarını derdest ederek başladılar. Amaçları Ordu emir komuta heyetini ele geçirerek hükümetin direncini kırmaktı. Şimdi hedefleri Başkomutan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti hükümetiydi.

Başkomutanımızın televizyonda programa telefonla görüntülü bağlanıp vatandaşlarımızı darbeye karşı direnmeye çağırmıştır. Kendine inananlar sokak ve meydanlara dökülmüştür.

Vatandaşlar Osmanlı tokadıyla, taşla, sopayla, canları pahasına tankların, topların önüne çıkmışlardı.

Onlar Başkomutanı tanımıyorlardı. Bir telefonla milyonları sokağa dökeceğini hesaplamamışlardı.

Şerefli Polislerimiz olağanüstü bir başarı ile halkı yanına almış ve darbeyi püskürtmüştür. Meclis içindeki ve dışındaki siyasi partilerimizin bir darbe girişimi karşısında ilk defa ortak tavır alması ve Medyamızın darbe girişimi karşısında ortak duruş sergilemesi tarihi bir olaydır.

Terörle mücadelede son bir yıldır büyük bir muvaffakiyet gösteren TSK’nın yaklaşık üç yıldır dillendirilen haşhaşi feto örgütünün darbe ihtimalini ve hazırlığını askeri istihbarat neden tespit edemedi.

Cumhurbaşkanının yaveri ve yardımcıları, Genel Kurmay Başkanının Özel Kalem müdürü, emir subayı gibi en yakınına kadar yerleşen bu haşhaşiler neden tespit edilemedi. İstihbaratın içindeki haşhaşilerin yüzünden mi?

Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Bakanlıklar, üniversiteler ve bütün Resmi dairelerin içindeki haşhaşiler temizlenmeden bu iş bitti denemez.

Gelen ihbarları paylaştığımızda başta siyasilerimiz olmak üzere bu iyi insandır, iftiradır, çoluk çocuğu var, yazıktır gibi sözlerle bizlere engel olmaktan vazgeçsinler. Bürokrasideki haşhaşilerin yüzünden devlet çok büyük zaman ve maddi kayıplara uğramaktadır. Bazı kurumlarda ortak hareket ettikleri başka cemaatlerle çok büyük maddi imkanlar sağlamaktadırlar.

İlgili bilgileri sizlerle paylaşacağım. Başkomutanımızın emrindeyiz.

Her şeye rağmen, bu şerden büyük bir hayır çıkacağına gönülden inanıyoruz.

Allah yar ve yardımcımız olsun

Alaaddin YETİŞEN