Başbakan’ım Türkiye’nin geleceği ve Milletimizin Bekası içi bu pisliğin üzerine gidin

“Erdoğan, Türkiye’ye zarar veriyor, geriyor, Erdoğan gitsin!..”
Sözü dönüp dolaştırıp aynı noktaya getiriyorlar..Tek merkezden düğmeye basılmış gibi bu koroya başkaları da katılacağa benziyor, kimlerin katılacağını bekleyip göreceğiz.
Onlar ne için “Erdoğan gitsin” diyorlarsa, onun için Erdoğan’ın kalması gerek..
Erdoğan gitse, Ahmet Davudoğlu’ndan Hakan Fidan’a kadar daha bir sürü kelle isteyecekler.
Başbakanın dün yaptığı Konya konuşmasını bir hatırlayın “Hiçbir tehdite boyun eğmeyeceğiz” demedi mi?İşte bu tehditlerden biride bu. Seni iktidarda oturtmam kelleni alırım.
Başbakan Erdoğan batının Türkiye’ye yüklemek istediği rol ve misyonun dışında Türkiye’ye farklı bir rol ve misyon üstlemeye çalışıyor..
Başbakan Erdoğan,
Sen kim oluyorsun da güvenlik konseyinin yapısını eleştiriyorsun.. Dünya Milletlerinin aklına böyle tehlikeli şeyler düşürüyorsun…
Sen kim oluyorsun da Afrika’da, Asya’da batılıların ilgisi ve bilgisi dışında izin almadan bağımsız girişimlerde bulunuyorsun…
Sen kim oluyorsun da Gazze’lileri savunuyorsun…
Sen kim oluyorsun da Mısır’da Yapılan Halk hareketine DARBE diyebiliyorsun…
Sen kim oluyorsun da Somali’yi kurtarıyorsun…
Sen kim oluyorsun da “Türkiye artık iş göçü veren değil, yurt dışından bu anlamda göç alan bir ülke” diyorsun…
Sen kim oluyorsun da IMF’ye borç veriyoruz diyebiliyorsun…
Sen kim oluyorsun da  Pısırık, gölgesinden bile korkan, küçücük dünyasında, ürkek bir Türkiye bize yakışmaz” diyorsun…
Sen kim oluyorsun da şehit Abdülkadir Molla ve Bangladeş için dua ettiğini veSusup idamı onaylayanlardan olmadığını söyleyebiliyorsun…
Sen kim oluyorsun da Amerika’daki Kızıldereli’lere maddi yardım ediyorsun…
Sen kim oluyorsun da kurulu düzenin çarkına çomak sokuyorsun…Sen kim oluyorsun da “Hocası, ağabeyi aynı olanlar değil kıblesi bir olanlar, inananlar kardeştir” diyorsun…

Açıkça böyle söylemiyorlar, CHP de, Marksistler de, Liberaller de, Sermaye çevreleri de, solcular da, bir takım dini topluluklar da maalesef bunların oyununa geliyor.
Başbakan Erdoğan aleyhine, önümüzdeki günlerde yeni uluslararası bir kampanya için bir sürü Türkiye karşıtı güçlerin harıl harıl çalıştığını çok iyi biliyoruz.
Politikacı, cemaatler, STK temsilcisi, akademisyen, gazeteci, avukat, işadamı, Marksistler, liberaller her kesimden bir takım isimlerin sürekli, arkası arkasına toplantılar yaptıkları haberleri geliyor..
Gülen grubunu da aşan bir derin olay var, bu konu onları da aşmaya başladı işin içinde çıkamayacaklar, cemaat çok büyük zarar görecek. Yoksa “Biz tasfiye olduk” dedikten sonra, dünkü operasyonu nasıl ve ne ile izah edebilecekler?
Cemaat grubunun kullanıldığı çok açık ve nettir.
Daha önceki darbe ve 28 Şubat davalarının çorap söküğü gibi çıktığı dönemlerde bu işlerin Cemaat ve AK Partinin talimatı ile yapıldığını söyleyenlerin kör gözleri inşallah açılmıştır. Türkiye üzerinde oynanan oyunu görürler artık.
Dersane tartışmasında.. Ve akabinde dünkü operasyonlarda.. İki taraf gibi görünenlerin dışında birilerinin, gerçek organizatör olduğunu, artık görmemeye imkan var mı?
Bu güne kadar yapılan bu operasyonların tek taraf’ı belli olmuştur. Bu tarafdeğişmemekte ve kimlere, nerelere hizmet ettiği anlaşılmaktadır.
Cemaat, hiç bir partiye angaje değil. AK Parti’ye de değil. İyi de Cemaaat Türkiye düşmanlarına bilerek yada bilmeyerek hizmet etmekten vazgeçmelidir.
Hizmete gönül vermiş kişilerin bireysel tercihleriyle aktif siyaset yapabileceği konuları birbirine karıştırılmamalıdır.
Kirli bir oyun oynanıyor. Bu kirli oyunun arkasında kimlerin olduğu da belli.. Bu kirli propaganda savaşına alet olanlar, bu işin günahına da ortak olurlar..
Hakan Şükür’ün istifası, derin hesaplaşmanın bir şekilde devam ettiğini gösteriyor.. Hakan Şükür şike yapmıştır. Hakan Şükür, aklınca, altın golünü atdı. Golü kendi kalesine, bizim kaleye, yani, milli takımın kalesine attı.
Karadeniz, Kayseri, ve Adıyaman gibi, bir takım bölgesel güçlerin de bu töhmetten kurtulması lazım geldiği kanaatindeyim.İktidarla pazarlık ve emrivaki politika izlemekten vazgeçmelidirler.Başbakanın cemaatlerle ilgili açık ve net bir şekilde tavrını ortaya koyması gerekir..

“Erdoğan geriyor, biz daha ılımlıyız” yaklaşımıyla Gezi ayaklanmasının ilk 3 gününü sahiplenenler bilmelidir ki gezi ayaklanması bir çevre duyarlılığı değil bu günlerin bir ön yoklamasıdır. Mesaj çok açık ama maalesef bu kirli oyuna kanmış bir muhalefet partisi ve malesef kandırılmış bir grup vardır.
Erdoğan’ı yıpratmaya yönelik kampanya, daha doğrusu BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE’ye Yönelik bir kampanya Birlik ve Beraberlik içinde olursak Türkiye’miz ve Erdoğan için bir güç kaynağına ve şansa dönüşebilir.Başbakanımızın ve Ülkemizin şimdi daha çok duaya ihtiyacı var.
Ya Rab bizleri zalimlerle değil mazlumlarla anılan, zalimlere karşı mazlumlardan yana olan kullarından eyle…

ALLAH yar ve yardımcınız olsun..

Allah’a emanet olun.

 

18 Aralık 2013,

http://www.haberiumturk.com/