banner47

Başbakan Yıldırım’ın Devlet Övünç Madalyası Ve Beratı Tevcih Töreni’nde yaptığı konuşma

Başbakan Yıldırım’ın Devlet Övünç Madalyası Ve Beratı Tevcih Töreni’nde yaptığı konuşmanın tam metni

Başbakan Yıldırım’ın Devlet Övünç Madalyası Ve Beratı Tevcih Töreni’nde yaptığı konuşma

Başbakan Yıldırım’ın Devlet Övünç Madalyası Ve Beratı Tevcih Töreni’nde yaptığı konuşmanın tam metni

25 Ocak 2018 Perşembe 16:51
Başbakan Yıldırım’ın Devlet Övünç Madalyası Ve Beratı  Tevcih Töreni’nde yaptığı konuşma

 …Bugün devlet övünç ve beratı verme töreni için biraradayız. Tabii bu madalyalar şehitlerimizin iman dolu göğüslerine takılan şehadet mertebesinin yanında sadece küçük bir anlam ifade ediyor. Kahraman gazilerimizin milletin gönlündeki değerlerinin yanında bugün verilecek beratlar çok sembolik kalıyor. Bugün takdim edilecek devlet övünç madalyaları, milletimizin sizlere olan derin minnettarlığının nesiller boyu sürecek büyük saygısının nişanıdır.

Değerli şehit yakınlarımız, sizler vatan ve millet uğruna bir fidan misali yetiştirdiğiniz evlatlarınızı verdiniz. Evlatlarınız şehadetleriyle beraber bütün Türkiye’nin evlatları oldu. Acıları sizinle birlikte 80 milyonun yüreğine düştü. Al bayrağa sarılı tabutları bütün ülkemizin duaları, tekbirleriyle son yolculuğuna uğurlandı. Gazilerimiz yine vatan ve millet savunması uğruna gazilik şerefine nail oldular. Bin yıldır biz bu topraklarda yaşıyoruz. Kahraman ecdadımızın, mübarek şehitlerimizin ve yiğit gazilerimizin fedakarlıkları olmasaydı değil bin yıl 1 yıl bile bu topraklarda tutunamazdık. Minarelerimizden 5 vakit yükselen ezan seslerini duyamazdık. 780 bin kilometrekare vatan toprağının her köşesinde dalgalanan ay yıldızlı bayrağı göremezdik. Bu topraklarda bin yıldır bulunan Türk devlet geleneğinin davası insanlık davasıdır. Davamız, barış ve kardeşlik davasıdır.

Yakın geçmişte terörle mücadelede 15 Temmuz ve sınır ötesi operasyonlarda şehit düşen, gazi olan kardeşlerimiz bu davanın önemli neferleridir. Her biri günümüzün Alp Arslan’ı, Fatih Sultan’ı, Mustafa Kemal’idir. Onlar Din-i Mübin-i İslam’ın kutlu medeniyetimizin, şanlı tarihimizin kahramanlarıdır. Türk milleti ve Türk devleti kahraman şehitlerimizin ailelerinin, gazilerimizin her daim yanındadır. Devletimizin her kurumu, milletin her ferdi şehitlerimizi ve gazilerimizi baş tacı eder ve bağrına basar. Bu bilinçle şehit düşen her Mehmetçiğimiz, her bir gazimiz bizi topraklarımıza daha büyük bir aşkla bağlıyor.

Değerli kardeşlerim; vatanımızın da içinde bulunduğu bu topraklar iki asırdan fazla büyük oyunların, tezgahların yaşandığı bir süreçten geçiyor. Ülkemiz ve bölgemiz üzerinde her türlü kirli plan iki asırdır farklı şekilde ve zamanda önümüze çıkıyor. Vatandaşlarımız, askerimiz, polisimiz, güvenlik korucumuz zaman zaman acımasız saldırıların hedefi oluyor. Türkiye karanlık ellerin kirli oyunu ile diz çöktürülmeye çalışılıyor. Aziz millet bu oyuna gelmez. Türkiye terör örgütleriyle mücadelesini elbette kesintisiz bir şekilde yürütecektir. Ülkemize yönelen terör saldırılarının asıl amacı, Türkiye’yi yürümekte olduğu kutlu yolculuktan çevirmektir. Farklı amaçlar, farklı söylemler altında maşa olarak kullanılan tüm örgütlerin nihai hedefi, amacı Türkiye’nin yükselişini yavaşlatmak, geciktirmektir.

Türkiye, işte bu belayla, bu terör belasıyla yıllardan beri amansız bir mücadele veriyor. Bu bela kimi zaman vesayetçiler yoluyla karşımıza çıkıyor, kimi zaman terör olarak önümüze geliyor, kimi zaman yargı darbeleriyle kendini gösteriyor, kimi zaman asker kıyafetine bürünmüş hainlerin saldırılarıyla karşımıza çıkıyor. Küresel aktörlerin de perde arkasında Türkiye’ye yönelik saldırıları bizi tehlikelere karşı daha da açık hale getirdi. Ancak bu aziz millet en zor zamanlarda dahi bayrağına, vatanına, ezanına ve devletine sahip çıkmıştır. İşte en son örnek, 15 Temmuz hain darbe girişiminde tanklara karşı burada bulunan kardeşlerimiz göğsünü siper etti, Hakk’ın gücü tankın gücünü yendi. Bu bayraklar inmedi, bu ezanlar dinmedi. Dünyanın neresine giderseniz gidin, hiçbir milletin böyle bir mücadelesi yok, böyle bir şehidi yok.

Bakın sadece Çanakkale Savaşı’nda bile onlarca millet bu topraklarda kader birliği yaptı, mücadele verdi. Ramallah’tan, Şam’dan, Kahire’den, Hindistan’dan, Yeni Zelanda’dan nice şehit bugün Çanakkale şehitliğinde yatıyor. İşte biz böyle kutlu bir medeniyetin evlatlarıyız. Devletin başı dara düştüğünde, bayrağımıza, bağımsızlığımıza en küçük bir tehdit olduğunda aziz millet olaya el koymuştur, el koymaya devam etmektedir. Biz cephelere oğlunu, vatana kurban olsun diye ellerine kına yakarak yollayan bir milletiz. İşte bu anlayışla 15 Temmuz gecesi bütün dünyanın canlı olarak izlediği milli mücadele destanını yazdık. Başkomutanımız, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın vatanı korumak için çağrıda bulunmasıyla âdeta bir millet sokağa indi. Şehirlerimizin minarelerinden şehitlerimizin ruhuna selam yollayan ezan ve salalarla yankılandı. 250 vatan evladı o ezanı Muhammedin eşiğinde şehadet şerbeti içerek inşallah inancımız odur ki Peygamberimize komşu oldular. Can verdik, ama bağımsızlığımızdan, şehitlerimizin emaneti olan bu cennet vatandan, ay-yıldızlı bayrağımızdan asla taviz vermedik. Ardından 29 gece sabahlara kadar nöbet tuttuk. Akif merhumun:

“Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?

Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda.

Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda,

Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda” derken ifade ettiği ruh işte bu ruhtur.

Değerli kardeşlerim; biz bu ruhtan aldığımız ilhamla güçlü Türkiye’yi inşa ediyoruz. Zaman zaman Güneydoğu’da sergilenen ayrılıkçı oyunlara bizzat şahit olduk. Kardeşi kardeşe kırdırdılar. 16 yaşında kurban eti dağıtan evladımızı vahşice katlettiler. Peygamberler ve evliyaların şereflendirdiği kadim şehirlerimizi, Diyarbakır’ı abluka altına almak istediler. Çukur ve hendekler kazarak masum sivillerin hayatına kastettiler. Mabetlerimiz bu teröristlerin elleriyle tahrip edildi. Kutsalımıza, evet Kur’an-ı Kerim’imize bile saldırmaktan geri durmadılar. Ama ne yaparsa yapsınlar, bu coğrafyada bin yılı aşkın süredir kardeşçe yaşayan bu aziz milletin arasına ayrılık tohumları ekemeyecekler. Geçmişinden ders alan milletimiz, bu oyunlara geçit vermedi, bu oyunları bir bir bozduk, bundan sonra da bozmaya devam edeceğiz.

Türkiye, ırklarla, mezheplerle, inançlarla, kutuplaştırılacak bir ülke değildir. Türkiye artık farklılıklarıyla büyük bir zenginliğe sahip bir ülkedir. Bugün Türkiye’ye Kudüs, Halep, Gazze, Mogadişu, Arakan ve daha nice mazlum millet selamını ve duasını gönderiyor. Türkiye, bütün terör saldırılarına rağmen kardeşliği ve barışı büyüterek tüm dünyaya güzel bir mesaj veriyor.

Evet, şehitlerimize sözümüz var, gazilerimiz borcumuz var, Türkiye’ye ve gelecek nesillere sevdamız var, bölünmeyeceğiz, bir olacağız, iri olacağız, kardeş olacağız, birlikte Türkiye olacağız. Bayrağımızı indirmeyecek, ezanlarımızı dindirmeyecek, teröristlere ve onların ağababalarına da dünyayı dar edeceğiz. Kardeşliğimizi hukuk ve demokrasiyi koruyarak bütün örgütlerinin başını ezeceğiz.

Cerablus’ta, Gabar’da, Afrin’de, Cudi’de mücadele ediyoruz, mücadele etmeyi sürdüreceğiz. Şehitlerimiz ve milleti uğruna yaralanan her gazimizin kanı yerde kalmıyor, kalmayacak. Bunu yaparken de, efendim, şu ülke şöyle dedi, b ülke böyle dedi, hiç bizi ilgilendirmez. Biz ölürken, milletçe gözyaşı dökerken, musalla taşlarından şehit cenazeleri kalkarken, taziyelerini bile ağız ucuyla iletenler, şimdi biz bu işe hukuk ve meşru müdafaa çerçevesinde son verirken ahkam kesmesinler. Ölen bizim askerimiz, ölen bizim polisimiz, gazi olan bizim Mehmetçiğimiz, bombaların hedefi olan bizim insanımız. Asıl yıkılmak istenen şey, kardeşliğimiz ve birlikte barış içinde yaşama azmimizdir. Evvel Allah bunu da başaramayacaklar, kardeşliğimizi asla yok edemeyecekler.

Değerli kardeşlerim; bugün güney sınırlarımızda bazı oyunlar oynanıyor, bazı tezgahlar planlanıyor. Düne kadar bölgenin en büyük belası DEAŞ’tı. Bütün dünya DEAŞ’la mücadele için ne yapacağız, ne edeceğiz diye konuşurken, Türkiye Fırat Kalkanı’yla bölgeye gitti, DEAŞ örgütüne en büyük darbeyi vurdu. Türkiye’nin terörle mücadelede gösterdiği samimi ve kararlı tutum anlaşılan bazı çevrelere yeterli gelmedi. Şimdi dost ve müttefik bildiğimiz bazı ülkeler sınırlarımıza 30 bin kişilik bir terör ordusu kurma hayaline kapılmışlar, bu çerçevede de uluslararası hukuktan doğan haklarımızı kullanarak bu terör yapılanmasına son vermek için Zeytin Dalı Harekatını başlattık.

Bu harekatla ilgili şu hususları sizlerle paylaşmak isterim: Bu harekat son terörist yok oluncaya kadar devam edecek. Bugünlerde aydın maskeli bazı tipler çeşitli mecralarda dillendirdikleri yalanlara karşı da milletimizin uyanık olmasını istiyorum.

Bilhassa Zeytin Dalı Harekatı sırasında sanki Kürt kardeşlerimize yönelik bir operasyon yapılıyormuş gibi göstermeye çalışıyorlar, bu zinhar doğru değildir, bu en büyük alçaklıktır. Asıl olan, bu bölgede yaşayan Arap, Kürt, Türkmen, diğer bütün etnik kökene sahip masum ve sivil insanları alçak PKK, DEAŞ terör örgütlerinin zulmünden kurtarmak, onları rahata erdirmek. Ve ülkemize, sınırlarımıza yönelen her türlü tehdidi yerinde bertaraf etmek. Cumhurbaşkanımız, Hükümetimiz, silahlı kuvvetlerimiz ülkemizde ve bölgemizde yaşayan her bir ferdin, her bir vatandaşımızın can ve mal güvenliğini esas alır, öncelik verir. Bazı çokbilmişler bugünler de Türkiye’nin bu operasyonla ilgili yorumlar yapıyorlar, ancak bu yorumları yaparken terör örgütünün emeline, amacına bilerek yahut, bilmeyerek yardım ettiklerinin farkında değiller. İşte bu salonda gencecik fidanlarını toprağa vermiş aileler ve canlarıyla cenk etmiş gazilerimiz var. Eğer yürekleri yetiyorsa buyursunlar yalanlarını burada da söylesinler.

Diğer yandan değerli kardeşlerim, sosyal medyada dolaşan bazı provokasyon gayretlerini de yakından takip ediyoruz. Hiç sıkılmadan geçmiş olaylara ait fotoğrafları sanki Afrin operasyonunda çocuklar, siviller öldürüyormuş gibi takdim etmekten çekinmiyorlar. Milletimiz rahat olsun sosyal medya sorumsuz medya değildir. Hiç kimsenin hukuka, adalete, meşruiyete uymayan çaba içerisine girme hakkı yoktur. Burada yaşanan, burada işlenen suçların hesabı da sorulmaya başlanmıştır. Barışa hizmet eden Zeytin Dalı Harekatına leke sürmek isteyenlere asla fırsat vermeyeceğiz. Kahraman Mehmetçiğimiz Özgür Suriye Ordusuna mensup kardeşlerimizi Afrin bölgesinde kesin bir zafer için kararlılıkla faaliyetlerini sürdürüyorlar. Daha önce ifade ettiğimiz gibi bizim kimsenin toprağında gözümüz yok. Suriye’nin toprak bütünlüğüne konuna kadar saygılıyız, ama başımıza bela olan terör örgütlerine de eyvallah diyecek halimiz yok. Biz oraya topraklarımızı genişletmeye değil, terörü yok ederek barışın hakim olduğu, huzurun var olduğu bir ortak oluşturmaya gidiyoruz. Aynen Fırat Kalkanı Harekatında olduğu gibi bu bölgeden de bütün terör unsurları temizlenecek ve Suriye’den canını kurtarmak için topraklarımıza, vatanımıza gelen kardeşlerimiz oraya dönüp yerleşecek, hayatını orada sürdürecek. Her ne pahasına olursa olsun bölgede oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu başlarına yıkacağız. Hiç ona buna güvenmesinler, unutmasınlar çay gider kum kalır. Bizimle burada birlikte yaşamak istiyorlarsa emperyal güçlerin oyununa gelmesinler. Derhâl silahlarını bıraksınlar, milletin başına bela olmaktan vazgeçsinler. Milletimizin dualarına, desteğine sonuna kadar güveniyoruz. Allah kahraman Mehmetçiğimizi muzaffer eylesin, onlara güç ve kuvvet nasip eylesin. Cenabı Mevla’m Türkiye’yi, milletimizi her türlü beladan muhafaza eylesin. Bu vesileyle buradan şu an sınırlarımız ötesinde, yurt içinde vatan müdafaası için, barış için görev yapan kahraman askerlerimize, polisimize, jandarmamıza, güvenlik korucularımıza selamlarımızı gönderiyoruz. Değerli askerlerimiz, değerli güvenlik görevlilerimiz; emin olun ki 80 milyon vatandaşımızın duası, desteği sizinle beraberdir.

Değerli şehit yakınlarımız, kıymetli gazilerimiz bugün sizlere tercih edilecek çok kıymetli bir madalyayı aslında siz bize verdiniz. Bir ömür geçse dahi bir şehidimizin, tek bir gazimizin hakkını ödeyemeyiz. Bu ahde vefa nesiller boyu devam edecek, Türk milleti, Türk devleti sizleri şerefle, şanla yad edecektir.

Bu duygu ve düşüncelerle; hepinize bir kez daha hürmet ve muhabbetlerimi sunuyor, Ay Yıldızlı bayrağımızın altında ilelebet yaşayacağımız bir gelecek temennisi ve inancıyla hepinizi Allah’a emanet ediyorum.

Sağ olun, var olun değerli kardeşlerim.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner66

banner64