banner47

Davutoğlu, "AK Parti özne, onlar nesne"

Başbakan Davutoğlu, "Ümit ediyorlar ki şiddeti artırarak veya şiddet dilini artırarak, AK Parti'ye dönük bir toplumsal tepki alanı oluşturabilsinler. Hayır. Bunu hiçbir zaman yapamamayacaklar. Çünkü AK Parti, milletin ta kendisidir" dedi.

Davutoğlu, "AK Parti özne, onlar nesne"

Başbakan Davutoğlu, "Ümit ediyorlar ki şiddeti artırarak veya şiddet dilini artırarak, AK Parti'ye dönük bir toplumsal tepki alanı oluşturabilsinler. Hayır. Bunu hiçbir zaman yapamamayacaklar. Çünkü AK Parti, milletin ta kendisidir" dedi.

22 Mayıs 2015 Cuma 13:35
Davutoğlu,

 AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, siyasi parti binalarına yapılan saldırılara ilişkin, "Hangi partiye nerede bir saldırı olursa, biz bunu bütün partilere ve temelde de Türk demokrasisine yapılmış saldırı olarak görürüz. Muhalefet partisi liderlerinin ya da teşkilatlarının güvenliği, onuru bizim için korunması gereken asli hususlardır ve bu konuda hükümet olarak her türlü tedbiri aldık ve almaya devam edeceğiz" dedi.

Davutoğlu, partisinin genişletilmiş il ve belediye başkanları toplantısında yaptığı konuşmada, ülkenin her ilinde miting yapabilecek kudrette ve her yerde vatandaşlarla göz göze gelebilecek, diz dize oturabilecek beraberlikte olduklarını cümle alemin görmesi için seçim sürecinde 81 ile gideceklerini bildirdi.

47. mitingi tamamladıklarını belirten, bu çalışmalara katkıda bulunanlara ve vatandaşlara teşekkür eden Davutoğlu, gittikleri her yerde büyük bir katılımla tarihi nitelikteki toplantılara şahitlik ettiklerini söyledi.

"Özellikle son günlerde muhalefet partilerinin tahrikkar bir tutum içine girdiğini görüyoruz" ifadesini kullanan Davutoğlu, birçok yerde il binalarına ve milletvekili adaylarına yapılan saldırıların söz konusu olduğunu, Van, Ağrı, Siirt'te doğrudan milletvekili adaylarının otobüslerinin ve kendilerinin hedef alındığına dikkati çekti.

Davutoğlu, ilk mitingi Erzurum'da yaptığında, "Bu seçim dönemini bir barış ve demokrasi şöleni haline dönüştürelim. Her yerde bütün liderler birbirlerine saygılı olsun. Hakarete varan ifadeler kullanmayalım. Siyaseti edep, haya üzerinde inşa edelim ve güzel bir örnek teşkil edelim" çağrısında bulunduğunu, AK Parti teşkilatlarına da "Kim ne yaparsa yapsın, AK Parti meşru zeminde olacak, her zaman ahlak dilinin sözcüsü ve öncüsü olacak" mesajını ilettiğini söyledi.

AK Parti adayları, binaları saldırıya uğradığında diğer partilerden kendilerine tek bir destek mesajı gelmediğini ve tek bir parti liderinin dahi bu saldırıları kınamadığını belirten Davutoğlu, "Ancak ne zaman herhangi bir partiye dönük herhangi küçük bir saldırı veya ifade olmuşsa hem ben hem ilgili arkadaşlarımız bunu kınadık ve soğukkanlı olma davetinde bulunduk" dedi.

Davutoğlu, dozun düşmesi, karşılıklı saygının egemen olması için birçok mitingde genel başkanlar yuhalandığı zaman bunu durdurduğunu ve buna izin vermeyeceğini söylediğini ifade etti.

"Buna mukabil maalesef muhalefet liderleri her mitingde neredeyse hakareti aşan ölçülere varacak şekilde ve tahrikkar tutumlarla Sayın Cumhurbaşkanımızı da neredeyse bu seçim kampanyasının içine katarak, ona, bana, bütün AK Parti teşkilatına ağır hakaretlerle şu ana kadar bir kampanya yöntemi geliştirmeye çalıştılar" diyen Başbakan Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Biz her zaman siyasette edebin, hayanın sözcüsü olduk ve AK Parti teşkilatları hiçbir yerde gerginliğin tarafı olmayacaktır. Süreç içinde suhuletle seçime gitme konusunda da alınacak her türlü tedbiri alacağız. AK Parti Genel Başkanı olarak bu anlamda teşkilatlara gerekli mesajları verdik. Buradan da Başbakan olarak, gönlü başka partilere oy verme niyetinde olan vatandaşları da içine katarak onlara da seslenerek ifade ediyorum: Hangi partiye nerede bir saldırı olursa, biz bunu bütün partilere ve temelde de Türk demokrasisine yapılmış saldırı olarak görürüz ve görüş ayrılıklarımız olsa da diğer muhalefet partisi liderlerinin ya da teşkilatlarının güvenliği, onuru bizim için korunması gereken asli hususlardır ve bu konuda hükümet olarak her türlü tedbiri aldık ve almaya devam edeceğiz."

HDP binalarına saldırılar

Adana ve Mersin'de HDP binalarına yapılan saldırıdan hareketle yapılan yorumların, gerçekten bu saldırıların arkasındaki güçlerin neyi planlamak istediğini açık bir şekilde ortaya koyduğunu belirten Davutoğlu, "O olaylar olduğu anda şiddetle telin ettik ve İçişleri Bakanlığımız ve emniyet birimlerimiz yoğun bir şekilde faillerinin bulunması için çalışmalarını sürdürüyor. Bugün yine İçişleri Bakanımızdan bu anlamda kapsamlı bir brifing aldım ve faillerin bulunması için her türlü çalışmanın yapılması talimatını bir kez daha verdim" dedi.

Davutoğlu, kendileri bu tepkiyi gösterirken HDP Eş Başkanı'nın açık bir şekilde "bunun sorumlusunun hükümet hatta hükümetin ötesinde Cumhurbaşkanı'nın olduğuna" dair hiç mesnedi olmayan ve seçimlere bir anlamda öfke ve kutuplaşma virüsü bulaştırmaya çalışan bir yaklaşım sergilediğini bildirdi.

Davutoğlu, "Hemen onu takiben sanki HDP ve MHP perde gerisinde paslaşıyormuş gibi, HDP'liler 'Burada MHP işaretleri yapılıyor ama biz onların yapmadığına inanıyoruz' diyerek bir pas verdi ve MHP'liler de bu koroya katılıp, AK Parti'nin bu saldırıların arkasında olduğunu ifade eden yaklaşımda bulundular. Kılıçdaroğlu olayın üzerinden birkaç saat geçmeden yine partimizi suçlayan açıklamalarda bulundular. Kimse AK Parti'ye meşruiyet dışı tutum ve tavır izafe edemez" diye konuştu.

İktidardayken ve geride çok parlak icraatları yapmalarına rağmen haklarında 2008 yılında kapatma davası açıldığını anımsatan Davutoğlu, o dönemde dahi tek bir AK Partilinin sokağa çıkmadığını ve şiddete tevessül etmediğini bildirdi.

Davutoğlu, "Sözle dahi tepkisini ifade etmedi. O zaman Genel Başkanımız açık bir tavır sergiledi ve Anayasa Mahkemesinin bir anda önce karar alması için çağrıda bulundu ve Türkiye'yi kriz girdabına sokmak isteyenlerin oyunlarını bozduk. O zaman haksız bir muamelede ve antidemokratik bir müdahalede dahi bu basiretli tavrı sergileyen AK Parti yönetimi ve kadroları, bugün kazanacağımız bir seçime doğru giderken niçin toplumda kutuplaştırmaya sebebiyet verecek bir tavır içinde olalım?" diye sordu.

Kimsenin AK Parti'yi 13, 14 yıllık geçmişinde, hiçbir şiddet eylemi içinde görmediğine değinerek, şunları kaydetti:

"Önümüzdeki seçim sürecinde de hiçbir AK Parti'li seçim sürecini bir anlamda şüpheye düşürecek bir eylem içinde olmayacaktır.

Bu tablo açık bir şekilde gösteriyor ki karşımızda iktidarlarında koalisyon kurma iddiasını hiçbir zaman gerçekleştiremeyecek olanlar muhalefette bir koalisyon kurmuş görünüyorlar ve tek hedefleri AK Parti'nin güç kaybetmesi ve AK Parti'nin güç kaybetmesi üzerinden de Türkiye'nin 13 yıllık birikiminin tehlikeye atılması. Biz bu tuzaklara geçmişte gelmedik şimdi de gelmeyeceğiz.

Her yerde başınız dik bir şekilde Türkiye'de hukuku, meşruiyeti, demokrasiyi savunmaya devam edeceksiniz. Hiçbir yerde herhangi bir gerginliğin tarafı olmayacaksınız ama bizedönük bir baskı, tehdit, şantaj söz konusu olduğunda da başınız dik bu şantajlara, tehditlere karşı da dimdik duracaksınız."

Davutoğlu, AK Parti Genişletilmiş İl ve Belediye Başkanları Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, bugün sabah saatlerinde Mardin'deki AK Parti binasına el bombasıyla saldırı girişimi olduğunu söyledi.

Başbakan Davutoğlu, "Birileri şunu göstermek istiyorsa; 'AK Parti'ye oy verirseniz şu veya bu şekilde şiddete maruz kalırsınız', bir kez daha bu sefer Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak ifade ediyorum; ne 7 Haziran öncesinde ne de 7 Haziran sonrasında seçimin neticeleri ne olursa olsun, hiçbir şekilde ülkemizin kaosa veya kriz ortamına sürüklenmesine izin vermeyiz. Her türlü tedbiri alırız ama bu ülkeyi vandallara, şiddet yanlılarına, nefret yanlılarına terk etmeyiz, etmedik, etmeyeceğiz" diye konuştu.

"Şimdi ikinci atılım dönemine girmiş bulunuyoruz"

AK Parti seçim kampanyasının ikinci döneminin başladığını ifade eden Davutoğlu, şimdiye kadarki ilk dönemde, geçmişte yaptıkları hizmetleri aktardıklarını, milletin de bunu çok iyi anladığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde gerçekleştirdiği büyük hamlelerle Türkiye'nin yükselen bir güç haline geldiğini vurgulayan Davutoğlu, AK Parti'den önceki 33 hükümetin ortalama ömrünün 1 yıl olduğuna dikkat çekti.

Davutoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

"AK Parti hükümetleri, istikrarla Türkiye'yi bu hasta adam konumundan, IMF önünde borç isteyen ülke isteyen konumundan, dünyada en fazla dış yardım yapabilen ülke konumuna getirdi. Hükümet programında da ifade ettiğim gibi, şimdi ikinci atılım dönemine girmiş bulunuyoruz.

Birinci dönemde, şu ana kadarki 13 yıl içinde dağılmış, parçalara ayrılmış, darbe yemiş bir demokrasiden istikrarlı bir demokrasiye geçmeye çalıştık. Evvelki gün Kırşehir'deydik. Çok güzel bir ahi sözü ile başladım, Ahi Evran'ın sözüyle, 'Ahi dağıtan değil, toparlayandır. Ahi yıkan değil, yapandır'. Biz ahi geleneğin takipçileriyiz, dağılanı toparlıyoruz, yıkmaya çalışanlara karşı da Türkiye'yi yeniden inşa ediyoruz."

Davutoğlu, 2002 yılından önceki dönemde, devlet otoritesinin dağıldığını, bakanlar kurulunun toplanamaz hale geldiğini, devlet ekonomisinin bozulduğunu, en temel ihtiyaçların karşılanamadığını ifade eden Davutoğlu, "Demokrasimiz dağılmıştı. 28 Şubat dayatmalarıyla ülkede ne yargı bağımsızlığı kalmıştı ne de üniversiteler başta olmak üzere herhangi bir kurumda ya da toplumsal kesimde herhangi bir huzur kalmıştı. 'Bin yıl sürecek' dedikleri bir darbe döneminin izlerini taşıyordu ülke siyaseti. Ülkenin toparlanmaya ihtiyacı vardı" şeklinde konuştu.

"AK Parti özne, onlar nesne"

AK Parti iktidarı öncesindeki dönemde sağlık, ulaştırma, eğitim gibi, her alanda olumsuzluklar yaşandığını, ülkenin kurumlarının lif lif çözüldüğünü, en önemlisinin ise milletin özgüvenini kaybettiğini söyleyen Davutoğlu, vatandaşların yurtdışında bir iş bulmanın yollarını arar hale geldiğini söyledi. Çok sayıda insanın başörtüsü nedeniyle okuyamadığını, katsayı uygulaması nedeniyle üniversiteye giremediğini anlatan Davutoğlu, kişilerin, kurumların, toplumsal kesimlerin büyük sıkıntılar içinde olduğunu işaret etti.

Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Bütün bu dağınıklığı toparlaması gereken bir ahi teşkilatına ihtiyaç vardı. Ve o ahi teşkilatı Ağustos 2001'de, Kurucu Genel Başkanımız Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde kuruldu. Ve ahiler tekrar Anadolu'yu, Trakya'yı toparlamak üzere harekete geçti. Bu hareketin adı AK Parti hareketidir. AK Parti hareketi, konjonktürel şartlarda çıkmış, konjonktürel bir hareket değildir. Aynen Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin 20. yüzyılın konjonktürel şartlarında çıkmış bir devlet olmadığı gibi. Selçuklu, Osmanlı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti nasıl süreklilik çizgisi gösteriyorsa, ahilik geleneği, Mevlana geleneği, Seyyid Harakani'nin başlattığı Anadolu'daki gönül erenleri geleneği, Hoca Ahmed Yesevi geleneği, ilim geleneği, ahlak geleneği bugün ki tecessüm etmiş haliyle AK Parti teşkilatı şeklinde tekrar tarihe geri dönmüştür. Biz tarihin içinde yürüyen tarihin özneleriyiz. Aramızdaki fark da bu."

Türk siyasetinin öznesinin AK Parti olduğunu, siyaseti AK Parti'nin belirlediğini vurgulayan Davutoğlu, ülkede milli birliği temsil edenin, ülkenin her yerinde miting yaparak vatandaşlarla buluşabilenin de AK Parti olduğunu söyledi. "Onlar ise nesne" diyen Davutoğlu, muhalefetin bütün önermelerinin yalnızca AK Parti'yi zayıflatmaya, onu takip etmeye dönük olduğunu kaydetti.

Davutoğlu, "Sayın Bahçeli'nin iki ay önce bir sözü olmuştu, 'Sizi ensenizden takip edeceğiz. Ensenizdeyiz' gibi. Bu bile bütün siyasetlerinin bizi takip etmek üzerine olduğunu gösteren bir ifade, bir itiraf aslında. Kendi yolunda yürü. Niye benim ensemde, ne arıyorsun? Kendi istikametinde yürü, millet ne diyeceksen seni görsün" diye konuştu.

AK Parti olarak Türkiye'nin her yerinde miting yaptıklarını, muhalefet partilerinin ise belli bölgelere sıkıştığını söyleyen Davutoğlu, "Sayın Bahçeli bu takibi yapacak olsa, herhalde benim gittiğim ve gideceğim programları da takip etmesi lazım. Ama edemez. Çünkü politikaları, siyasetleri tamamiyle nesne siyaseti, tepki siyaseti" dedi.

Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Ümit ediyorlar ki ve bekliyorlar ki tepkiyi yoğunlaştırarak, şiddeti artırarak veya şiddet dilini artırarak, AK Parti'ye dönük bir toplumsal tepki alana oluşturabilsinler. Hayır. Bunu hiçbir zaman yapamayacaklar. Çünkü AK Parti, milletin ta kendisidir. Milletten vücut bulmuştur ve ne zaman herhangi bir zorlukla karşılaştığında da millete hiç düşünmeden dönmüş ve sadece milletten destek beklemiştir.

Bugün üç partinin söylemlerine bakın; birbirlerine karşı ideolojik olarak karşı safta durduklarını iddia eden partiler dahi HDP ve MHP, birbirlerine karşı bir şey söylememeye özen gösteriyorlar, aralarında zımni bir anlaşma olduğu çok bir şekilde hep birlikte AK Parti'ye yöneliyorlar. Çünkü gerilerindeki üst akılın ve onları yönlendirenlerin temel hedefi, Türkiye'nin ikinci büyük istikrar dönemini dumura uğratmak. Birisi Adnan Menderes'in döneminde 10 yıl, diğeri AK Parti döneminde. Rahmetli Özal'ın dönemi bile ancak 7 yıl sürmüştü. 10 yılı yakalayabilen iki demokratik istikrar dönemi var. Tek parti dönemi belki parti olarak istikrarlı görünür ama istikrar hiçbir şey getirmez. Çünkü demokratik bir istikrar değil.

İki dönem de bir şekilde durduruldu. 27 Mayıs'la rahmetli Menderes'in, 91'de de rahmetli Özal'ın istikrar dönemi durduruldu. Ama bütün milletimiz bilsin ki AK Parti'nin getirdiği demokratik istikrar dönemi durdurulamayacak."

"Milletten gücünü almayan otoritelerin kaynaklarını biz kestik"

Muhalefet partilerinin seçim bildirgelerinde, 90'lı yılların önermeleri ve popülist yaklaşımlarla seçmenin karşısına çıktığını belirten Davutoğlu, "Milletin önüne bir vizyonla gelmediler" dedi.

AK Parti'nin icraatlarını da anlatan Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Biz 12 yıl içinde demokrasiyi toparladık, yasakları kaldırdık, özgürlük alanlarını genişlettik, DGM'leri kaldırdık, EMASYA'yı kaldırdık, işkenceyi tarihe gömdük, olağanüstü hali tarihe gömdük, anadil ve lehçeler üzerindeki yasakları kaldırdık, başörtüsü yasağını kaldırdık, katsayı zulmünü bitirdik, Türkiye'de herkesin istediği gibi siyasi propaganda yapmasının önünü açtık. Siyasi partilerin kapatılmasını imkansızlaştırdık, azınlık vakıflarının varlıklarını iade ederek her dine gösterdiğimiz saygıyı ortaya koyduk. Bütün bu standartları liste olarak alın Türkiye'nin Cumhuriyet tarihi dönemindeki en geniş kapsamlı demokratikleşme projesini biz hayata geçirdik. Özgürlükleri siz koruduk. Kimse özgürlük dersi veya otoriterleşmeye karşı demokrasi dersi veremez bize. Türkiye'de milletten gücünü almayan otoritelerin kaynaklarını biz kestik."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner66

banner64