banner47

Davutoğlu, AK Parti’den zalime dost olmaz

Başbakan Davutoğlu, "AK Parti'den zalime dost olmaz, AK Parti 'dünya 5'ten büyüktür' diyor. İşte aramızdaki fark bu" dedi.

Davutoğlu, AK Parti’den zalime dost olmaz

Başbakan Davutoğlu, "AK Parti'den zalime dost olmaz, AK Parti 'dünya 5'ten büyüktür' diyor. İşte aramızdaki fark bu" dedi.

16 Mayıs 2015 Cumartesi 16:20
 Davutoğlu, AK Parti’den zalime dost olmaz

 AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "(Kılıçdaroğlu) Şimdi de soruyor: 'Bizim İsrail'de niye Büyükelçimiz yok.' Bu dünyada yaşamıyor bu arkadaş galiba, başka bir yerde yaşıyor. Yani Mavi Marmara'dan haberi yok. Gazze'de katledilen çocuklardan haberi yok. Postallarla Mescid-i Aksa'ya giren o siyonistlerden haberi yok, dönüp bize soruyor, 'İsrail'de niye Büyükelçimiz yok' diyor. Behey gafil, biz Mescid-i Aksa'ya postallarla girenle dost olmayız. Sen ol" dedi.

Davutoğlu, Anıt Meydanı'ndaki AK Parti mitinginde, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'na tekrar meydan okuduğunu belirterek, "Bana İnönü'nün yazdığı mektuptan bahsetmesin, çıksın bir mitingde '27 Mayıs darbesini lanetliyorum' desin. İşte meydan burada. 'Bir daha bu darbenin olmaması için ne gerekiyorsa yapalım' desin. Mesela bir çağrıda bulundum. Özgürlük ve Demokrasi Adası'nda 27 Mayıs'ta Meclis'i toplayalım, Yassıada'da demokrasi mesajı verelim. Desin ki 'Başbakan'a katılıyorum, orada hep beraber darbeye karşı duralım' desin. Diyemez, diyebilir mi? Neden diyemez? Çünkü, bunların zihni darbeyle meşgul" ifadesini kullandı.

CHP'nin darbe olmadan hiçbir zaman iktidara gelmediğini ve gelemeyeceğini vurgulayan Davutoğlu, Kılıçdaroğlu'nun "27 Mayıs darbesine karşı olduğunu" demesi gerektiğini söyledi.

Davutoğlu, "(MHP cevap versin) deyince hemen polemiğe başladılar. 'Biz o zaman çocuktuk ne cevap verseydik' diyorlar. Ya o gün için değil çıkın deyin bakalım '27 Mayıs darbesini kim yaptıysa ona karşıyız' deyin. Hadi meydan burada" dedi.

Birkaç gün sonra ise MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Afyonkarahisar'a geleceğine değinen Davutoğlu, Bahçeli'nin 27 Mayıs'a karşı olduklarını söylemeleri gerektiğini de vurguladı.

Davutoğlu, lafı çevirdiklerini ve 12 Eylül'de herkesin idam edildiğini belirterek, bazılarının da "biz hapisteyiz ama fikirlerimiz iktidarda" dediklerini, Kenan Evren'e bu anlamda sahip çıktıklarını kaydetti.

"Biz Mescid-i Aksa'ya postallarla girenle dost olmayız"

AK Parti'nin geçmişinde darbe geleneğinin olmadığını belirten Davutoğlu, nerede olursa olsun her zaman darbeye karşı çıktıklarını ve karşı çıkmaya devam edeceklerini dile getirdi.

 Davutoğlu, Mısır'daki Rabia Meydanı'nda insanların katledilirken eleştiride bulunduklarını ve Mısır'da darbeye karşı çıktıkları sebebiyle Kılıçdaroğlu'nun AK Parti'yi eleştirdiğini hatırlattı. Kılıçdaroğlu'nun darbecilerle görüşmek için temsilciler gönderdiğini bildiren Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şimdi de soruyor: 'Bizim İsrail'de niye Büyükelçimiz yok.' Bu dünyada yaşamıyor bu arkadaş galiba, başka bir yerde yaşıyor. Yani Mavi Marmara'dan haberi yok. Gazze'de katledilen çocuklardan haberi yok. Postallarla Mescid-i Aksa'ya giren o siyonistlerden haberi yok, dönüp bize soruyor, 'İsrail'de niye Büyükelçimiz yok' diyor. Behey gafil, biz Mescid-i Aksa'ya postallarla girenle dost olmayız. Sen ol. Herkese elçi gönderdin, Esed'in elini sıktın, İsrail'le sen dost ol, biz olmayız, olmayız.

CHP'ye oy veren Afyonlu pek düşünmüyorum ama oy verenlere sesleniyorum. Diyor ki? 'İsrail'de niye Büyükelçimiz yok', öbür tarafta da HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, 'Kudüs, Yahudilerin kutsal mekanıdır' diyor. Ben söyledim, böyle zor oluyor, idare etmek zor oluyor. Şu CHP ile HDP'yi birleştirelim, CHDP olsun, eş başkanları da Kılıçdaroğlu ile Demirtaş olsun. Böyle karşımıza gelsinler değil mi? Hesabı yekten, birden soralım."

"Miraç'ta Mescid-i Aksa nedir gör, ondan sonra bize sor"

Davutoğlu, demokrasiyi savunanlarla zulüm etmeyenlerle dost olduklarını belirterek, "Zalimlerle dost olmayacağız, bu yüzden Esed'e tavır gösterdik. Mescid-i Aksa'ya, Kudüs'e girenlerle dost olmayacağız. Mescid-i Aksa esaret altında oldukça, bu topraklardan İsrail'e hiçbir zaman dost çıkmayacaktır" dedi.

Bugünün Miraç Kandili olduğunu anımsatan Davutoğlu, "(Kılıçdaroğlu niye büyükelçimiz yok) diye soruyor. Miraç'ı bilirsin bilmezsin onu bilemem ama Miraç'ın nasıl olduğuna bak ve gör. Miraç'ta Mescid-i Aksa nedir gör, ondan sonra bize sor 'niye dost değiliz' diye" değerlendirmesinde bulundu.

Davutoğlu, bu görüşlerin Kılıçdaroğlu'nun kendi fikri olmadığını, yanında birkaç kişinin "dış politika bildiğini zannettiği" belirterek, "Onlar ne söylüyorsa Kılıçdaroğlu da onu konuşuyor. Çünkü bilmez ama meydana çıkacaksan işte meydan, çıksın 'Miraç'ın kutsal mekanı Mescid-i Aksa'ya bu şekilde davrandıkça biz de İsrail'e karşıyız, İsrail ile dost olmayız' desin. 'Niçin dost değiliz' diye bize soracaklarına yürekleri yetiyorsa İsrail'e sorsunlar" diye konuştu.

"One minute' diyen de bizim Cumhurbaşkanımızdı, İsrail'in bütün tuzaklarına rağmen Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda Filistin devleti tanınırken İslam dünyası adına, Filistin adına konuşan tek Dışişleri Bakanı da bendim" diyen Davutoğlu, şunları kaydetti:

"O gün herkes bir köşeye çekilmişti, dışişleri bakanları tatile çıkmıştı, İslam dünyasından bile kimse gitmemişti ama Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas o günü anlatırken bana 'hatıralarımı yazıyorum, hatıralarımda hiç unutmayacağım bir gün. Filistin devleti, üye olmayan statüyle üye devlet olarak tanındığında Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda yanımda bir tek Türk Dışişleri Bakanı vardı' dedi. Hiçbir Arap ülkesinin, diğer ülkelerin temsilcileri yoktu. İsrail'i savunanlar vardı ama Filistin'i savunan tek devlet Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ydi. Onun için tuzak kuruyorlar. Daha önce övgüler dizenler, daha önce bazı yayınlarla Türkiye iltifatlar yağdıranlar, niye şimdi uluslararası alanda karşımıza geçiyor biliyor musunuz? Çünkü biliyorlar ki AK Parti'den zalime dost olmaz, biliyor ki AK Parti 'dünya 5'ten büyüktür' diyor. İşte aramızdaki fark bu." 

Anıt Meydanı'nda düzenlenen mitingde konuşan Davutoğlu, 17-25 Aralık olayları ve arkasındaki çetelerin oyunları ortaya çıkınca, yurtdışından gelen bir heyetin "Biz, son 10 yıldır 'Başımıza bir şey gelirse nasıl olsa Türkiye var, bize sahip çıkar' diyorduk. Ya sizin başınıza bir şey gelirse bize kim sahip çıkacak" dediğini aktardı. Davutoğlu, 7 Haziran seçimlerinin hem Türkiye'nin hem de dünya mazlumlarının kader seçimi olduğunu söyledi.

Davutoğlu'nun "Afyonlular, istiklal ordusunun kıblegahı olan ve istiklal ordusunun harekat üssü olan Afyonlular, size sesleniyorum; 7 Haziran seçimlerinde bütün o mazlumlara Türkiye'den 'Merak etmeyin, biz burada oldukça Türkiye Cumhuriyeti Devleti sizin yanınızda olacak' diyecek misiniz?" sorusuna, mitinge katılanlar "evet" yanıtını verdi.

Bunun üzerine Davutoğlu, "Birileri bizden bunun için rahatsız oluyor. Yurtdışında bazı çeteler, bunun için Cumhurbaşkanımızı, beni, AK Parti kadrolarını tahkir etmeye, hakaretle veya birtakım iftiralarla bizi zor duruma düşürmeye çalışıyorlar. Zannediyorlar ki biz, o tehditlerden korkar, geri çekiliriz. Ey Afyon, bizi siz bilirsiniz. Biz, bir adım geri döner miyiz? Bir adım geri adım atar mıyız? Ayağımızı Kocatepe'ye, basmışız İzmir'e varmadan durur muyuz? İzmir'e varmak, ne demek? Türkiye Cumhuriyeti Devletini kudretli kılmak demek, şefkatli kılmak demek, küresel güç yapmak demek. Yola çıkmışız, zafer, bugün ya da yarın mutlaka bizimdir" diye konuştu.

"Bunları sorun onlara. Bir de hesap sorun hesap"

Davutoğlu, 2002'de borç dilenen Türkiye'nin zaferden uzak olduğunu belirterek, alandakilerden MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye, Afyona geldiğinde şu soruları yöneltmelerini istedi:

"Ey Bahçeli, senin Başbakan Yardımcısı olduğun Türkiye, o günlerde IMF'ye muhtaç mıydı değil miydi? IMF'den borç istiyor muydu, istemiyor muydu? Senin Başbakan Yardımcısı olduğun dönemlerde Orhun Anıtları, Kırım Tatarları, Gagavuz Türklerinin, Gökoğuz Türklerinin su kanalları, Kosova'daki Murat Hüdavendigar Türbesi, Budapeşte'deki Gül Baba Türbesi, sahipli miydi? Ona yardım ettin mi? Hiç ona elin değdi mi? O zaman senin Başbakan Yardımcısı olduğun Türkiye'de tankımızı kimden alıyorduk? Tankımız bozulduğunda kime tamir ettiriyorduk? İnsansız hava aracımız var mıydı? Uçağımız, helikopterimiz var mıydı? O dönemde hazinede memura verecek maaş var mıydı? Şu semalarda uçan ATAK helikopterlerini görmüyor musunuz? 2018'den sonra hizmete girecek Altay tanklarının projesini görmüyor musunuz? Zırhlı araçlarımızı, Türk semalarında terörle mücadele yapan insansız hava araçlarını yaptık mı?"

Bitlis'ten Muş'a helikopterle giderken, kendisine Türk yapımı ATAK helikopterlerinin eşlik ettiğini anlatan Davutoğlu, "Bunları sorun onlara. Bir de hesap sorun hesap. Türkiye'yi bütün bu zilletten kurtarıp, izzetli bir devlet yapan kim? IMF'ye son borcu ödeyip başımızı dik kılan kim? Yerli helikopteri yapan kim? Yerli ve milli insansız hava aracını yapan kim? Yerli ve inşallah milli savaş uçağının projesini başlatan kim? Milli Uzay Ajansı projesini başlatan kim? Göktürk uydusunu gönderen kim?" diye konuştu.

"Emeklimize de esnafımıza da çiftçimize de itibarı biz kazandırdık"

Muhalefetin söylediklerinin doğru olmadığını ifade eden Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Kılıçdaroğlu'nun, eline bir kağıt vermişler, şu Amerika'dan gelen reklamcı mı verdi, kim verdi bilmiyorum, kampanyanın başından beri aynı şeyleri okuyor, hiç değiştirmiyor. 1 aydır neredeyse diyor ki 'Bin liranın altında maaş alan 8 milyon emekli var'. 2-3 gün önce söyledim, 'Kılıçdaroğlu, ya sayı saymayı bilmiyorsun ya da dayak yemedin. O dayağı kastetmiyorum ama. Geçmişte 'Türkiye'de eğer bin liranın altında yaşayan 8 milyon emekli varsa bunu ispat edersen ben bugün istifa edeceğim' dedim. Bugün sabah galiba Kahramanmaraş'ta yine aynı yalanı söylemiş. Seyyanen emeklilerimize verdiğimiz 100 liralardan sonra hele şu anda takriben 1 milyon civarında bin liranın altında var. Onlar da inşallah, buradan söylüyorum, emeklimize de esnafımıza da çiftçimize de itibarı da onuru da biz kazandırdık, biz kazandıracağız."

Emekli aylıklarının ortalamalarının AK Parti döneminde 4 misli arttığını vurgulayan Davutoğlu, şunları söyledi:

"Diyor ki 'Türkiye'de 17 milyon kişi 200 liranın altında yaşıyor.' Ya bu sayı saymayı bilmiyor. 17 milyon kişi 200  liranın altında, 8 milyon kişi bin liranın altında. Toplam, neredeyse 30 milyon kişi. Nerede yaşıyor bu? Türkiye'de kişi başına düşen milli gelir, 10 bin 400 dolar. Öğren Kılıçdaroğlu. Bırakın 200 liranın altında 17 milyon kişi yaşamasını, biz devraldığımızda Türkiye'de günde 1 doların altında yaşayan yüzde 1 vardı, günde 2 doların altında yaşayan yüzde 3 vardı, günde 3-4 doların altında yaşayan yüzde 30 vardı. Biz, bunların hepsini sıfırladık. Şu anda Türkiye'de günde 1 doların altında yaşayan yok. 4 doların altında da yüzde 2 kaldı. Dünyada gelir dağılımını en iyi düzelten ülke, Türkiye diye gösteriliyor." 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner66

banner64