banner47

Davutoğlu, "Bölgeyi insansızlaştırmak istiyorlar"

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Türkiye'de öz yönetim, söz yönetim yok. Türkiye'de 1 Kasım seçimlerinde olduğu gibi sadece ve sadece milli iradeye bağlı milli yönetim var. Tüm bu millet, bu milli yönetimin sahibidir. " dedi.

Davutoğlu, "Bölgeyi insansızlaştırmak istiyorlar"

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Türkiye'de öz yönetim, söz yönetim yok. Türkiye'de 1 Kasım seçimlerinde olduğu gibi sadece ve sadece milli iradeye bağlı milli yönetim var. Tüm bu millet, bu milli yönetimin sahibidir. " dedi.

21 Aralık 2015 Pazartesi 20:33
Davutoğlu,

 Davutoğlu, Ankara HiltonSA otelinde düzenlenen Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) 9. Divan Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, terör örgütünün aylardır Doğu ve Güneydoğu'da vatandaşların huzurunu bozmaya yönelik faaliyetler yaptığını, örgütün hendek ve barikat terörünü de kullanarak şehirlerde, ilçelerde ve köylerde hayatı tarumar eden bir şiddet uyguladığını bildirdi.

Hiçbir vatandaşı terörün, şiddetin kucağına, insafsızlığına bırakmadıklarını, bırakmayacaklarını belirten Davutoğlu, evlerini terk eden vatandaş, dükkanlarını açamayan esnaf ve okullarına gidemeyen öğrencilerden müsterih olmalarını istedi. Başbakan Davutoğlu, Türkiye Cumhuriyeti devleti ve hükümetin daima yanlarında olduğunu, terörden, şiddetten mağdur olan vatandaşların gördükleri zararı karşılayacak güçte olduklarını kaydetti.

"Yürüttüğümüz terörle mücadelede bu millete savaş açan, bu ülkeyi bu ateş çemberinin içine sokmak isteyen o hainlerle verdiğimiz mücadelede, o namertlerle verdiğimiz mücadelede hiçbir engel, hiçbir barikat, hiçbir hendek tanımayacağız. Fakat bu mücadeleyi sürdürürken o hendeklerin, o barikatların baskısı altında mağdur olan vatandaşlarımıza da şefkat elimizi en müşfik şekilde uzatacağız" diyen Davutoğlu, terörden mağdur olan vatandaşların her türlü ihtiyaçlarını karşılayacaklarını, onları namerde muhtaç etmeyeceklerini, namerdin insafına da terk etmeyeceklerini vurguladı.

Başbakan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz hiçbir vatandaşımıza uzak değiliz. Hiçbir insanımızı yalnız, sahipsiz, kimsesiz bırakmadık, bırakmayız. Bu ülkede kimse sahipsiz değildir. Bu ülkenin toprakları sahipsiz değildir. Dağları, ovaları, ırmakları, şehirleri, köyleri, mezraları sahipsiz değildir. Bunlara sahip çıktık, çıkacağız. Mayın döşeyen, barikat kuran, insan hayatına kasteden teröristler mutlaka kaybedecek. Başta Kürt kardeşlerimiz, vatandaşlarımız olmak üzere tüm vatandaşlarımız huzurla hayatlarını sürdürecekleri şartlar oluşana, esnafımızın üzerindeki baskılar kalkana kadar mücadeleyi sürdüreceğiz. Bu ülkenin vatandaşları asırlardır kardeşçe yaşıyor. Allah'ın izniyle sonsuza kadar da birlikte yaşamaya devam edecek. Anadolu Aslanları bir araya geldiğinde dönüp sağına soluna sen Türk müsün, Kürt müsün, Sünni misin, Alevi misin, doğulu musun, batılı mısın, kuzeyli misin, güneyli misin diye sordu mu? Biz de Türkiye'nin her yerinin temsil edildiği Bakanlar Kurulu'nda otururken yanımızdakini de kardeş biliriz, sağımızdakini de, solumuzdakini de.

Bütün arkadaşlarım aynı heyecanla terörle mücadele iradesini sergiliyor, aynı heyecanla millete hizmet yolunda. İşte bizi farkımız bu, sormadık, sormayacağız, sorulmasına da izin vermeyeceğiz. Anadolu bir ana kucağıdır. Bu kucak içindeki her evladını bağrına basar. Asırlardır süren o kardeşlikle, o ana kucağında inşallah kıyamete kadar eşit vatandaşlar olarak hep birlikte huzur içinde yaşayacağız. Hiç kimse bizim muhabbetimizi, birliğimizi, dirliğimizi zedeleyemeyecek. Bu ülkenin başbakanı olarak Anadolu Aslanlarından isteğim şudur, teröre karşı, şiddete karşı sesinizi yükseltin. Nasıl 28 Şubat'ın zulmüne karşı sesinizi yükselttiyseniz, şimdi tam da teröre karşı, terör örgütlerine karşı sesinizi yükseltmenin vaktidir."

"Bölgeyi insansızlaştırmak istiyorlar"

Doğu ve Güneydoğu'da zor durumda bulunan, terörden mağdur esnafla dayanışma içinde olunmasını isteyen Davutoğlu, "Her bir kardeşim Doğu'da, Güneydoğu'da bir başka kardeşimizi kendisine can dostu, kan kardeşi, helal aş kardeşi eylesin. Birbirleriyle alışverişlerinde bu ülkeyi bütünleştiren o güzel helal rızk çabasında omuz omuza versin" diye konuştu.

Babasının da bir tüccar olduğunu anımsatan Davutoğlu, onun dizinin dibinde ticaretin, helal, haram kavramlarının ve helal rızkın ne anlama geldiğini, ticaret üzerinden nasıl büyük dostluklar oluştuğunu öğrendiğini söyledi. 

Başbakan Davutoğlu, "Şimdi seçim kampanyası için 81 vilayete gittiğimde bazen kalabalıkların içinden yaşlıca bir amca, 'Ahmet oğlum, babandan mal almıştım' dediğinde babamı görmüş gibi hissediyorum. Rahmetli vefat ettikten sonra da bu ticaret dostlukları üzerinden Türkiye'de ne kadar çok kardeş edindiğimi görüyorum. Onun için ticaret üzerinden, peygamber mesleği olan ticaret üzerinden dostluğunuzu pekiştirin. Özellikle bu günlerde Doğu'ya, Güneydoğu'ya yaptığınız ticarette daha da bir özen gösterin, daha fazla çaba sarf edin. Oralara yatırım yapın" diye konuştu.

Terör örgütünün, Doğu ve Güneydoğu'yu insansızlaştırmak istediğini, esnafın bölgeyi terk etmesinin istendiğini belirten Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Hendeklerle, barikatlarla oradaki vatandaşlarımızın dermanını kesmek ve orayı insansızlaştırmak istiyorlar. Aynı şekilde orayı istikrarsızlaştırmak istiyorlar. Kurşunlu Camisi'ne, Fatih Paşa Camisi'ne yani Diyarbakır'ı fetheden ve sonra büyük Kürt alimi ve kanaat önderi İdris-i Bitlisi ile Bıyıklı Mehmet Paşa'nın camisine yaptıkları saldırılarla, camilerin minarelerinden ezan yerine kendi süfli marşlarını çalmalarıyla da o bölgeyi İslamsızlaştırmak istiyorlar. Çok açık söylüyorum, biz bu toprakları büyük bir ecdat mirasından, şehitlerin mirasından devraldık. Çok kolay elde edilmedi bu vatan toprakları. Bu toprakların insansızlaştırılmasına, İslamsızlaştırılmasına, istikrarsızlaştırılmasına kesinlikle izin vermeyiz. Diyarbakır'ın bütün mübarek minarelerinden, benim aşkla sevdiğim ve her gittiğimde Mescid-i Aksa kokusunu aldığım Ulu Camisi'nden kıyamete kadar sadece ve sadece Ezan-ı Muhammediye okunacak. Miras olarak ecdattan Sultan Selim Han'dan aldığımız, Bıyıklı Paşa ve Fatih Paşa ismini de o sebepten alır, Kurşunlu Camisi de dahil Diyarbakır'da zarar gören her ecdat mirası, aslına uygun şekilde, en iyi şekilde restore edilecek ve onlar da kıyamete kadar bu topraklarda yaşayacaklar.

Gözümün önünden hiç gitmiyor, iki mübarek Diyarbakırlı hanım, Fatih Paşa Camisi'ndeki o yıkımı, o tahribatı gördüğünde diyorlar ki 'Ah keşke evim yanaydı, ah keşke barkım yanaydı da seni böyle görmeseydim.' O Diyarbakırlı mübarek kadınların sözünü biz yerde bırakır mıyız? 'Ah evim yanaydı' diyor. Yüreği yanıyor. Hepimizin yüreği yanıyor."

"Arkalarını kimlere dayadıklarını biliyoruz"

Büyük alimlerin, El Cezeri'nin memleketi Cizre'yi barikatlar, hendekler ve Suriye'deki şehir görüntülerine benzer şekilde görüntülere mahkum etmek isteyenlere seslenen Davutoğlu, "Evet, 23 Temmuz'da verdiğimiz talimatı 1 Kasım seçimlerinden sonra tekrar verdik güvenlik birimlerimize, bedeli ne olursa olsun, Türkiye'nin her dağı, her ovası, her vadisi, her ırmağı, her şehri, her ilçesi, her mezrası, her köyü temizleninceye kadar bu hainlerden hesap soracağız" dedi.

Başbakan Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Kimlerden destek aldıklarını biliyoruz. Arkalarını kimlere dayadıklarını biliyoruz. Bugünlerde nerelere gittiklerini de takip edin. Türkiye'ye neredeyse savaş açmış başkentleri nasıl gezdiklerini görün. Nasıl bir ihanet içinde olduklarını bilin. 93 harbinden bu yana o Doğu'yu bütün azametiyle koruyan Doğulu kardeşlerime, Güneydoğlu kardeşlerime sesleniyorum, nerelere gittiklerini, ne talimat aldıklarını takip edin ve arkalarındakileri de bilin. Dışarıdan aldıkları talimatla, bazen Doğu'dan, bazen Kuzey'den, bazen Batı'dan, aldıkları talimatlarla bu ülkeyi o ateş çemberinin içinden sokmak isteyenlere bir kez daha söylüyoruz, biz o ateş çemberinin içine bu ülkeyi sokturmayacağız. Bu ateş çemberine, bu yangına da en büyük suyu, o yangını söndürmek için de tüm gayreti Kürt vatandaşlarımızın gösterdiğinin de  bilincindeyiz. Çok tuzak kurdular ve zannettiler ki halk onlara destek verecek, vermediler.

"Milli iradeye bağlı milli yönetim var"

Türkiye'de öz yönetim, söz yönetim yok. Türkiye'de 1 Kasım seçimlerinde olduğu gibi sadece ve sadece milli iradeye bağlı milli yönetim var. Tüm bu millet, bu milli yönetimin sahibidir. Kimse farklı bir yönetim arayışı içine girmesin. Milli iradeye dayalı milli yönetim içinde herkes Meclis'te istediğini söyler, herkes özgürce demokratik siyaseti yapar ama kimse bu milletten almadığı bir hakkı kullanamaz. Geçmişte vesayet edenler kullanmaya çalışıyorlardı. Şimdi bunlar, paralel yapılar, öz yönetim benzeri hiçbir meşruiyeti, hukuki karşılığı olmayan iddialarla kullanmaya kalkıyorlar. Vesayete boyun eğmedik, bunlara da boyun eğmeyiz."

"Biz bu ülkenin biz bu Cumhuriyetin öz ve öz sahipleriyiz" diyen Davutoğlu, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Birileri Cumhuriyetinin sahibi olup da gençlik onun bekçisi değil. Gençlik, bu cumhuriyetin sahibi. Birileri bu toprakların üzerinde operasyon yapma, bu toprakları parçalama iddiasına girmişse, onlara karşı da dimdik duracak olan bizleriz. Biz hükümet olarak vatandaşlarımızın emniyet ve refahı için çalışmaya iş dünyamızın önünü açmaya, iş ve yatırım ortamını iyileştirmeye devam edeceğiz. Türkiye'nin cazibesini arttıracak politikaları hayata geçirmeye devam edeceğiz. Ülkemizin ekonomik ve demokratik kalkınma sürecine verdiğiniz büyük katkılardan dolayı sizlere teşekkür ediyorum. Bugüne kadar olduğu gibi yine sizlerle birlikte bu ülkeyi kalkındırmaya, milletimize istihdam kapıları açmaya devam edeceğiz."

Davutoğlu, konuşmasında, insanı merkeze alan yeni bir Anayasa hazırlayacaklarını belirterek, bu anayasaya göre herkesin birinci sınıf vatandaş olacağını ifade etti.

Çoğulcu, katılımcı, eşitlikçi bir demokrasi inşa edeceğiz. Daha hızlı, adil, şeffaf bir yargı sistemi oluşturacağız” diyen Davutoğlu, şunları kaydetti:

“Ekonomiyi, gelirimizi, refahımızı nasıl büyüteceğimizi bütün detaylarıyla ortaya koyuyoruz. Hep birlikte büyüttüğümüz bu gelirleri, hep birlikte adil bir şekilde nasıl paylaşacağımıza birlikte karar vereceğiz. Toplumun bütün kesimleriyle bu arada elbette yatırımcılarımızla girişimcilerimizle sizlerle yakın temas içindeyiz. Her türlü yapıcı fikre, öneriye açığız. Heyecanla da nitelikli üretim konusunda bu divanda oluşan fikirleri sizlerden almayı ve bu fikirleri icraata yansıtmayı bekliyoruz. Sizler kamuoyuyla da fikirlerinizi, beklentilerini paylaşıyorsunuz. Bunlardan faydalanacağız.”

Reel sektör temsilcileri için yüksek teknoloji ürünlerinin üretilmesinin ve ihracattaki payının artırılmasının özel bir önemi bulunduğuna işaret eden Davutoğlu, “Ayrıca yerli üretimin kamu alımlarında öncelikli konuma yükseltilmesi de en temel talepleriniz arasında geliyor. AK Parti hükümeti olarak üst ve orta ve ileri teknoloji ürünlerinde kamu alımı garantisine dayalı yeni tedarik modellerini hayata geçireceğiz. Yeter ki siz orta ve yüksek ölçekli teknoloji üretimine doğru kayın” ifadesini kullandı.

“İleri teknoloji ürünlerinin üretim ve ihracatını teşvik edeceğiz”

Orta ve yüksek teknoloji yatırımlarına uzun vadeli finansman ortamı sağlayacaklarını bildiren Davutoğlu, şöyle devam etti:

“Böylece katma değeri yüksek, ileri teknoloji ürünlerinin üretim ve ihracatını teşvik edeceğiz. Yatırım ortamının iyileştirilmesi için her türlü tedbiri alıyoruz. Bizler her bir KOBİ için 1,5 milyon lira ve her bir risk gurubu için 2 milyon lira olan kefalet limitini yükseltiyoruz. Ayrıca KOBİ’lerin taşınırlığının, teminat olarak kullanılmasını da sağlayacağız. Gençlerimize proje karşılığı 50 bin TL vereceğimizi ifade ettik. Bu hafta gerekli kararları çıkardık. Uygulamaya da hemen geçiyoruz.

Bakın aramızdaki temel fark bu. 90’lı yılları hatırlayın. Hani bazı başbakan adayları çıkıp, iki anahtar vadetmişlerdi, herkes elindeki bir anahtarı da kaybetti. Yine 90’lı yılların sonuna doğru bırakın anahtarı herhangi bir şey vadetmeyi, hükümetler o kadar mecalden düştüler ki Türkiye’ye bir şey vadetmek yerine IMF ’den para dilenmek durumuna düştüler. Bunların hepsi geçti.

Söz verdikten sonra, taahhüt ettikten sonra iktidara gelir gelmez bu taahhütlerin gereğini yapan, bir haftada, 3 ayda, 6 ayda, 12 ayda neleri hayata geçireceğini halkla paylaşan ve tabiri caizse kendi karnesini çıkaran bir anlayış yerleşti. Bu, 2002’den beri böyle. O zaman da acil eylem planı yapmıştık.”

“Biz vadettik mi hesap ederek vadederiz”

Davutoğlu, bir karne çıkararak halka sunduklarını kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir hafta içinde karnemiz hep pekiyi ile bitti. Ne dediysek, bir haftada 10 hedef söylemiştik, 10 hedefi de hayata geçirdik. İşte aradaki fark bu. Çünkü biz vadettik mi hesap ederek vadederiz. Söz verdik mi bunu sadece propaganda vasıtası olarak değil milletimize ve Rabbimize verilmiş bir sözün şahitliği huzurunda gereğini yaparız. Yine gençlerimize 100 bin liraya kadar faizsiz kredi desteğiyle ilgili süreci başlatıyoruz. Ayrıca Kredi Garanti Fonu aracılığıyla yüzde 85 ile kefalet sağlayacağız. Yeni iş kuran gençlerimize 3 yıl süreyle gelir vergisi muafiyeti tanıyoruz. Özellikle ‘Anadolu Aslanlarının’ gençlik kollarına, genç temsilcilerine bunları iletin. Genç aslanlara ihtiyacımız var. Dolayısıyla bilsinler ki devlet olarak, hükümet olarak, AK Parti iktidarı olarak yanlarında olacağız.”

Davutoğlu, tüm ülkede yatırım destek ofislerinin kurumsal ve beşeri kapasitelerini artıracaklarını, iş yeri açma ve çalışma ruhsatlarında basitleştirme ve uygulama birliği içinde çalışmaları sürdüreceklerini anlattı.

“Eğitim istihdam bağlantısı sağlam bir zemine oturacak”

Yatırımların daha fazla teşvik edilmesi için ne gerekiyorsa yapacağız” ifadesini kullanan Davutoğlu, şöyle konuştu:

“Bilim Ar-Ge, inovasyon, teknoloji ve endüstriye yapılacak katkıları artıracağız. Bilim, teknoloji ve yeni reform paketi çerçevesinde Patent Kanunu çıkartılacak. Yenilikçi girişimlerin projelerinin ticarileşmesi için Kredi Garanti mekanizması oluşturulacak. Üniversite, kamu, iş dünyası işbirliğinin yüksek katma değerli üretime olumlu etkiler yaptığı açıktır. Bir üniversite öğretim üyesi olarak ben üniversite, kamu, iş dünyası işbirliğini teşvik etmek için ne gerekiyorsa elimizden geleni yapmaya hazır olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Meslek lisesi ve üniversite öğrencilerinin staj yapmalarını özendirici tedbirler alacağız. Özel sektörün mesleki ve teknik eğitimi anlamında yönlendirmedeki etkisini artıracağız.

Mesleki okullarının iş dünyasıyla birlikte müfredatının belirlenmesine özel önem vereceğiz. Mesleki yüksek öğretim kontenjanları iş gücü piyasası talepleri dikkate alınarak belirlenecek. Meslek yüksekokulları kesinlikle yeniden yapılandırılacak. İş dünyası ile devlet bir arada onların ihtiyaç hissettiği meslek erbabını yetişmesi için meslek liselerimizi, meslek okullarımızı yeniden gözden geçireceğiz. Çıraklık eğitiminin altyapısını güçlendireceğiz ve böylece eğitim istihdam bağlantısı sağlam bir zemine oturacak.”

E-devlet uygulamaları, yeni ufuklar açacak”

İş adamlarının işleriyle ilgili kararlarını kolayca hayata geçirmek ve süratle ekonomik hayata katkıda bulunabilmek için ne gerekiyorsa yapmaya hazır olduklarını vurgulayan Davutoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“Zaman zaman bürokrasinin yavaşlığından şikayetlerinizin olduğunu biliyorum. Kamu yönetim reformu paketi çerçevesinde bürokrasiyi azaltacak ve kurumsal performansı artıracak düzenlemeler getireceğiz. Vatandaşlarımız, kamu kurumlarına gitmeden iş ve işlemlerini sanal ortamda yapabilecek. E-devlet uygulamaları, bu anlamda yeni ufuklar açacak. Gereksiz bürokrasi üreten tüm süreçler ayıklanacak. En az bürokrasi en az kırtasiye ile hizmetlerinin tamamlanabilmesi sağlanacak. Yatırımların önündeki idari ve teknik zorluk ve engeller, ilgili kurulların da fikirleri alınarak azaltılacak. Şirketlerin kuruluşu ve tasfiye işlemleri daha da kolaylaştırılacak. İş yeri açma ve çalışma ruhsatlarında basitleştirme ve uygulama birliği sağlanacak.” 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner85