banner47

Davutoğlu, Çalışma Meclisi sık sık toplanacak

Başbakan Ahmet Davutoğlu, seçimlerden yüz akıyla çıktıklarını ve kollarını hizmet için sıvadıklarını ifade ederek, "Çalışma Meclisi, bundan sonra çalışma hayatının en temel kurumlarından biri olarak sık sık yapılacak" dedi.

Davutoğlu, Çalışma Meclisi sık sık toplanacak

Başbakan Ahmet Davutoğlu, seçimlerden yüz akıyla çıktıklarını ve kollarını hizmet için sıvadıklarını ifade ederek, "Çalışma Meclisi, bundan sonra çalışma hayatının en temel kurumlarından biri olarak sık sık yapılacak" dedi.

25 Aralık 2015 Cuma 04:02
Davutoğlu,  Çalışma Meclisi sık sık toplanacak

 Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Dün siyasi partilerimizden randevu talep ettik. Bu görüşmede sadece yeni dönemde gerçekleştirmeyi hedeflediğimiz reformları değil, aynı zamanda nasıl daha uyumlu bir siyasi ortam oluşturabileceğimizi de konuşmak amacındayım. Bu güzel geleneği de bu vesileyle başlatacağımızı ümit ediyorum" dedi.

Davutoğlu, "11. Çalışma Meclisi Toplantısı"nda çalışma hayatının en büyük ihtiyacının diyalog, çalışm-a barışının esasının da sağlıklı diyalog olduğunu belirterek, çalışma hayatının temsilcileri ile son bir yılı aşkın sürede defalarca görüştüğünü ifade etti.

AK Parti'nin seçim beyannamesinin hazırlanması öncesi ve sonrasında, 1 Kasım seçimlerinden hemen sonra hükümet programı yazılırken de çalışma hayatı temsilcileriyle oturup, istişare ettiklerini vurgulayan Davutoğlu, ülkenin kaderini, geleceğini, "hep beraber bütün taraflar olarak omuz omuza belirlemek durumunda" olduklarını belirtti.

Saygı ve sevgi içinde istişareler yaparak, gelecek nesillere çok daha müreffeh bir ülke sunmanın herkesin en asli görevi olduğuna işaret eden Davutoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

"Bir işletmenin başarısında sağlıklı diyalog ne kadar önemli ve vazgeçilmez ise bir ülkenin topyekun çalışma hayatının düzeni ve istikrarı için de sağlıklı diyalog her şeyin temelidir. Bizler, toplumla kavgalı değil, topluma hizmeti esas alan bir siyaseti temsil ediyoruz. İşçinin alın terine duyduğumuz saygıyı iş verenden esirgemiyoruz. Bu ülke için, bu toplum için kendisi için, evladı için, ailesi ve insanlık için emek ve değer üreten herkes başımızın tacıdır. Helal lokma için emek ve gayret sarf eden kol ve kafa gücüyle çalışan her kardeşimiz başımızın tacıdır. Bizim inanç sistemimizde insan için sadece emeğinin, alın terinin karşılığı vardır ilkesi söz konusudur. Bu anlamda emek ve alın teri zaten barışı, hoşgörüyü, diyaloğu beraberinde getiriyor."

"Çalışma Meclisi sık sık toplanacak"

Başbakan Davutoğlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının görev tanımının da temelde sosyal diyaloğu temsil etmek olduğunu, sosyal politikaların her alanında birinci önceliğin insan ve insana hizmet olduğunu dile getirdi. AK Parti'nin Türkiye'nin en büyük sivil toplum örgütü olduğunu anlatan Davutoğlu, bu örgütün her kesimden temsilcileri barındırdığını ve örgütte istişare ile siyasi kararların alındığı bildirdi.

Seçimlerden yüz akıyla çıktıklarını ve kollarını hizmet için sıvadıklarını ifade eden Davutoğlu, "Bütün toplumsal talepleri gözeterek, 2016 Eylem Planı ve reform paketini kamuoyuna sunduk. İş dünyasının bütün temsilcileriyle bir araya geldik. Bugün ise 68 senede sadece 13 defa toplanabilen Çalışma Meclisindeyiz. Çalışma Meclisi, bundan sonra çalışma hayatının en temel kurumlarından biri olarak sık sık yapılacak" dedi.

Davutoğlu, hiçbir zaman tek taraflı dayatmalar içinde olmadıklarını, olmayacaklarını, toplumun bütün kesimleriyle en üst düzeyde hukuklarını geliştireceklerine dikkati çekerek, "İşçinin, işverenin alın teri ve hakkı bizim meselemizdir. Yeter ki birlikte çalışalım birlikte üretelim. Yeter ki kavgayı değil barışı adaleti esas alalım. Yeter ki bütün ülke meselelerinde bir olalım, beraber olalım. Yeter ki bütün milli meselelerde el ele, gönül gönüle olalım. Her türlü mevzuat çalışmasını sosyal taraflarla yasalaştırıyor, hayata geçiriyoruz. Karşılaşılan her sorunu, her kesimin görüşünü aldığımız bir süreç sonunda çözüme kavuşturuyoruz, kavuşturmaya da kararlıyız. Hükümet olarak biz yaptığımız her reformu ortak duyarlılık ve uzlaşma zemini içinde gerçekleştirmeyi arzu ediyoruz" diye konuştu. 

Davutoğlu, şartların sürekli değiştiğini, bir çok alanda reforma ihtiyaç olduğunu, bu reformları, Türkiye'nin menfaatleri icabı yapmayı düşündükleri her düzenlemeyi siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları ve kamuoyu ile şeffaf bir şekilde paylaşmak ve yapıcı bir uzlaşı zemininde gerçekleştirmek istediklerini aktardı.

"Randevu taleplerine olumlu geri dönüşler oluyor"

Türkiye için herkesin ortak bir akıl zemininde buluşmak ve geleceğe dönük adımları atarken uyumlu hareket etmek durumunda olduğunu dile getiren Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Milletimizin de siyasetten beklentisi budur. Dün siyasi partilerimizden randevu talep ettik. Bu görüşmede sadece yeni dönemde gerçekleştirmeyi hedeflediğimiz reformları değil, aynı zamanda nasıl daha uyumlu bir siyasi ortam oluşturabileceğimizi de konuşmak amacındayım. Bu güzel geleneği de bu vesileyle başlatacağımızı ümit ediyorum. Yani her seçim sonrası yeni göreve başlayan muhalefet liderlerinin hizmete başlamadan görüşme geleneği. Şu ana kadar böyle bir gelenek yoktu. Ümit ederim ki dün yaptığımız davetle böyle bi gelenek başlar ve siyasi hayata, toplumsal hayatın beklentileriyle birlikte ahenk, karşılıklı saygı ve eleştirmekle birlikte bu eleştirinin saygı ve yapıcı bir inşa faaliyetinin parçası olacağı bir süreç gerçekleşir. Randevu taleplerine olumlu geri dönüşler oluyor. İnşallah önümüzdeki hafta bu görüşmeleri gerçekleştireceğiz."

Davutoğlu, Türkiye’de siyasetin artık suni gerilimleri ve kısır çekişmeleri aşarak yapıcı eleştiri dönemini başlatması gerektiğini, eleştiriye karşı olmadıklarını, her yapıcı eleştirinin yapacaklarına zenginlik katacağını da düşündüklerini bildirdi.

"Türkiye’nin meseleleri söz konusu olduğunda her parti yapıcı gayretini ortaya koymak durumundadır. İnşallah yeni dönemde karşılıklı hassasiyetle bu uzlaşı zeminini tesis edebiliriz" ifadesinin kullanan Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Bundan Türkiye kazançlı mutlaka kazançlı çıkacaktır. Görüş ayrılıklarımız olabilir ama bütün bunların üzerinde gözetmemiz gereken milletimizin çıkarı, ülkemizin yüce menfaatleridir. Ülkemiz söz konusu olduğunda, özellikle son dönemde etrafımızdaki ateş çemberi içinde bir kez daha vurguluyorum. Bütün siyasi partilerin görüş ayrılıklarını bir kenara koyarak bu ateş çemberi içinde Türkiye'de demokrasiyi Türkiye'nin birliğini, beraberliğini, teröre karşı verilen mücadeleyi ve dışarıda Türkiye'ye dönük olarak yürütülen faaliyetlere karşı ortak tutumu benimsemek durumundayız. Bugün bu toplantı ile fikirlerin, birikimlerin yapıcı önerilerin sergilendiği bir ortamın Türkiye için ne kadar değerli olduğunu bir kez daha gösteriyoruz. İnşallah çalışma hayatında en başından beri sürdürdüğümüz bu diyalog ortamı aynı hassasiyetle devam edecek."

Çalışma hayatında en başından itibaren büyük bir hassasiyetle sürdürdükleri diyalog ortamının bundan sonra da aynı yoğunlukla, aynı hassasiyetle devam edeceğini belirten Davutoğlu, çalışma hayatındaki barışı ve huzuru Türkiye'nin hem bugünü hem yarını için hayati bir unsur olarak gördüklerini ve 13 yıl boyunca da çalışma hayatına duyarlı bir şekilde yaklaştıklarını ifade etti.

AK Parti iktidarları boyunca parti ve hükümet programlarındaki çalışma hayatı vaatlerine harfiyen uymaya gayret ettiklerine dikkati çeken Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çalışma hayatında düzenlemeler yaparken son derece hassas bir denge üzerinde ilerlememiz gerektiğinin farkındayız. Bunun son derece zor olduğunu biliyoruz ve zorluğuna rağmen bu hassasiyeti hep korumaya özen gösteriyoruz. Bizim öz kültürümüz, kendi geleneklerimiz, kendi tarihi tecrübelerimiz, barış ve huzur içinde bir çalışma hayatı inşa etmek için çok zengin bir birikimi ihtiva ediyor. Hala güzel, ahi geleneğinin izlerinin Anadolu'da ve Trakya'da birçok şehrimizde, hatta sınır ötesinde yaşadığını görmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Biz bu köklü gelenek içinde her zaman her insanın tek başına eşrefi mahlukat olarak bir değer olduğunun bilincindeyiz."

Davutoğlu, çalışma hayatının koşullarının belirlenmesinde bütün tarafları "aynı yöne bakar, aynı yöne gider" şekilde görmek istediklerini belirti. İş hukuku ve iş ahlakının önemine değinen Başbakan Davutoğlu, "Herkes birbirinin hukukuna riayet etmeli, birbirinin elinden tutmalıdır. İnsandan daha muhterem, daha değerli, daha saygıdeğer bir varlık yoktur. Öyleyse ticari hayatımızda, çalışma hayatımızda sözün senet olduğu günlere geri dönmeliyiz. Öyleyse herkes emeğinin, alın terinin korunacağından emin olmalıdır" diye konuştu.

"Demokrasi kesintiye uğradığında çalışma barışı ilk gözden çıkarılan alandır"

AK Parti hükümeti olarak toplumun tüm kesimleri arasında olduğu gibi çalışma hayatının kesimleri arasında da diyalog ve uzlaşmayı tesis ettiklerini, bundan sonra da etmeye devam edeceklerini dile getiren Davutoğlu, şunları söyledi:

"Hiçbir ayrımcılığa, hiçbir ötekileştirmeye, hiçbir dışlanmaya kesinlikle izin vermeyeceğiz. Çalışma hayatımız demokratik istikrarın en çok hissedildiği alandır. Siyasi istikrar ve güven ortamı riske girdiğinde en çok yara alan alan da budur. Ara rejimlerde, demokrasinin kesintiye uğradığı dönemlerde çalışma barışı ilk gözden çıkarılan alandır. Hamdolsun ki Türkiye, demokratik istikrar ve güven zeminini sağlam temeller üzerine yeniden ikame etmiştir. Demokrasi krizleri artık tarihe karışmış, toplum olarak hedefler üzerinde gücünü, demokrasimizin gücünü pekiştirmiştir."

Çalışma Meclisi toplantısını da demokratik güven ve istikrarın bir ürünü olarak gören Davutoğlu, meclise verilecek katkının tüm vatandaşlar için olduğunu ifade etti. 

Hükümetin de vatandaşın yanında olduğunun altını çizen Başbakan Ahmet Davutoğlu, şu değerlendirmede bulundu:

"Güçlü hükümetimiz milletimizin hizmetindedir. Gücümüzü kırmak, çalışma azmimizi gölgelemek isteyenler beyhude bir çaba içindedirler. Umduklarına asla nail olamayacaklar. Türkiye'yi durdurmak isteyenler asla başaramayacaklar. Sosyal barışımızın önüne hendek kazanlar, barikat kuranlar kazdıkları hendeklere kendileri düşecektir. Siyaseti, demokratik düzeni zehirlemek isteyenler bu karanlık emellerine kesinlikle ulaşamayacaklardır. Biz 78 milyon olarak kucaklaşacağız. Provokatörler değil, bütün vatandaşlara aynı gözle bakan bizler kazanacağız. Ayrım yapan hiçbir odakla, hiçbir hain mihrapla birlikte yol yürümeyeceğiz.

Biliyoruz ki bazen kötüler etkin görünür ama ruhlar üzerinde hiçbir zaman müessir olamazlar. Biliyoruz ki bu tür teröristler, bu tür maceraperestler gürültü çıkarır ama kitleleri zehirleyemezler. Herkes emin olsun ki, çalışma dünyamızın değerli temsilcileri olarak sizler de emin olun ki bu arızi sorunlar mutlaka geride kalacak, bu puslu hava dağılacak. Umut tekrar bütün ülkede olduğu gibi Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da da parlayan bir güneş gibi yükselecek, emek ve üretim geri gelecek, alın teri geri gelecek. Vicdan ve akıl hakim olacak."

"Hiçbir zaman emekten, üretimden gözümüzü ayırmayacağız"

Diyarbakır'da, Mardin'de, Şırnak'ta, Hakkari'de, İstanbul'da ve Ankara'da aynı ölçüde huzur, aynı ölçüde emek, üretim ve istikbal davasının hakim olacağına işaret eden Davutoğlu, sözlerine şöyle devam etti: 

"Aramıza hendek kazanlar, kucaklaşmamıza asla engel olamayacaklar. Terör dolayısıyla, teröristlerin baskıları dolayısıyla kepenkleri kapatmak zorunda kalanlar, işlerini durdurmak durumunda kalan esnaflarımızın bütün zararları, mağduriyetleri giderilecek. Öğrencilerimizin bütün eğitim ihtiyaçları eksiksiz şekilde yerine getirilecek. Hiçbir vatandaşımız kimsesiz ya da sahipsiz olduğu hissine kapılmayacak.

Bütün cinayet şebekelerine rağmen, bütün harici düşmanların pusu ve tuzaklarına rağmen biz daima bir olacağız, diri olacağız, beraber olacağız. Ölümü değil hayatı, savaşı, çatışmayı değil barışı ve adaleti konuşacağız. Başkaları karamsar senaryolarla Türkiye'nin moral motivasyonunu kırma çabası içinde olabilir ama biz hiçbir zaman emekten, üretimden, ihracattan, yatırımdan, çalışma barışından gözümüzü ayırmayacağız. Başkaları felaket senaryoları yazsa da biz insanlarımızın mutluluğunu, huzurunu, saadetini esas alacağız.

Devletimiz 78 milyon insanın hizmetindedir, yanındadır, yanıbaşındadır


Hedef bir bütün olarak Türkiye'yi kalkındırma hedefidir. Bugün biz burada çalışma meclisinde bir aradayken ülkemizin huzuru, güvenliği ve en çok da halkımızın saadet ve mutluluğu için ülke sathında görev yapan ve bu görev esnasında şehadet şerbeti içenlere bir kez daha Allah'tan rahmet diliyorum. Onların gösterdikleri bu fedakarlık üzerinde ülkemizin birliğini, beraberliğini koruyarak geleceğe çok daha emin adımlarla yürüyeceğimizden hiçbir şüphemiz yok. Terör bütün Türkiye'yi hedef alıyor, istikrarımızı, birliğimizi, dirliğimizi hedef alıyor ama terörün en büyük kurbanı son günlerde acı örneklerle müşahede ettiğimiz gibi yine bölge halkıdır. Terör örgütü, uyguladıkları kanlı eylemlerle, baskıyla, zulümle haklarını savunduklarını iddia ettikleri insanları göçe zorluyor, insanları evlerinden barklarından ediyor. Kalanları da öldürüyor, tehdit ediyor. Çünkü bölge halkı, o vefakar, o bu ülkeye bağlı bölge halkı teröre asla destek vermiyor, kargaşaya teslim olmuyor. Yerinden, yurdundan edilen bu insanlarımızın her türlü ihtiyacını karşılamak bizim görevimizdir ve daima yanlarında olacağız. Devletimiz 78 milyon insanın hizmetindedir, yanındadır, yanıbaşındadır." 

Bölge halkının vergi borçlarından kredi, eğitim imkanlarına kadar her türlü tedbirleri açıkladıklarını ifade eden Davutoğlu, bu tedbirlerin harfiyen uygulanacağını ve vatandaşların mağduriyetlerinin giderileceğini söyledi. 

Türkiye'nin pek çok problemle aynı anda mücadele ettiğine vurgu yapan Davutoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Tek başına devlet imkanlarının yeterli gelmediği, toplumsal dayanışmanın da güçlü biçimde devreye girmesi gereken durumlar var. Geçen hafta sonu iş adamlarımızla bir araya geldik, onlara da söyledim. İş dünyamızın, çalışma dünyamızın bu konuda duyarlı olmasını bekliyoruz. Bunlar Türkiye'nin meseleleri ve bu ülke hepimizin. Elbirliği, işbirliğiyle hayalini kurduğumuz yarınlara büyük ve yükselen bir ülke olarak yürüyeceğiz. Güneydoğu'daki yaraları hep birlikte kapatmak bu ülkenin teröre karşı birliği, kardeşliği için topyekun bir savunma halinde, bir ortak bilincinde hareket etmek gerekiyor."

Davutoğlu, dara düşen insanlara elini uzatacak çok sayıda insanın olduğunu kaydetti. 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner66

banner64