banner47

Davutoğlu, İnsanımız artık önünü görüyor

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Güven ve istikrar ortamının en önemli meyvesi, artık bu ülke insanlarının orta ve uzun vadeli planlar yapabiliyor olmasıdır. Türkiye’de hem siyasi hem ekonomik istikrarı kurumsallaştırdık. İnsanımız artık önünü görüyor" dedi.

Davutoğlu, İnsanımız artık önünü görüyor

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Güven ve istikrar ortamının en önemli meyvesi, artık bu ülke insanlarının orta ve uzun vadeli planlar yapabiliyor olmasıdır. Türkiye’de hem siyasi hem ekonomik istikrarı kurumsallaştırdık. İnsanımız artık önünü görüyor" dedi.

04 Ocak 2016 Pazartesi 09:01
Davutoğlu, İnsanımız artık önünü görüyor

 Davutoğlu, ATO Congresium'da, KOSGEB 4. KOBİ ve Girişimcilik Ödülleri Töreni'nde yaptığı konuşmada, KOSGEB'in girişimcilik finalisti olan 41 girişimcinin her birini tebrik etti ve başarılarının devamını diledi.

Bu ülke için değer ve istihdam üreten, bu ülkenin itibarına katkı yapan bütün girişimcilerle gurur duyduğunu anlatan Davutoğlu, "Eski yıllardan bu yana farkında olduğum gerçeği, aktif siyasi hayatıma başladıktan sonra çok daha net görüyorum. Bizim insanımızın gerçekten bütün güzel vasıflarının yanında en önemli vasıflarından biri girişimci karaktere sahip olması. Türkiye’nin neresine gidersek gidelim her vilayetimize, ekonomimize katkılar sağlayan işletmelerin, fabrikaların, atölyelerin kurulduğunu görüyoruz. Çok canlı girişimci sınıfın doğmasından büyük bir mutluluk duyuyoruz" diye konuştu.

Dünyanın her yerinde Türkiye’den giden girişimcilerle karşılaştıklarına dikkati çeken Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Dünyanın en ücra köşesinde elinde bir bavul, bazen yabancı dil bilmeden ama yüreğindeki aşkla, Anadolu’dan aldığı enerjiyle Afrika’nın, Latin Amerika’nın, bazen Karayip Adaları’nın ortalarında Türk girişimcilerini gördüğümüz zaman 'bu ülke insanını kimse durduramaz' diye defaatle kendi kendime vurguladığımı hatırlıyorum. Gerçekten önü açıldığında bizim insanımızı durdurmak mümkün değildir.”

"Öz güveni yüksek girişimci sınıftan büyük kaynak olamaz"

Başbakan Davutoğlu, Türkiye’nin her bölgesinden bir iş adamının elinde çantasıyla dünyadaki iş fırsatlarını kovaladığını, yeni yatırım imkanları için kıta kıta koşturduğunu gördüklerini anlatarak, şöyle devam etti:

"Hiç unutmam, Twitter hesabıma bir gün, Dışişleri Bakanı olduğum dönemde, Afrika’dan bir ülkeden bir mesaj aldım, 'Sayın Bakanım, sizin teşvikinizle buraya geldim Kenya’ya ama şu anda havaalanından içeri girmekte sıkıntıyla karşılaşıyorum, lütfen bana yardımcı olun'. Öyle bir girişimci ki 'Afrika’ya açılım' var diye Kenya’ya gitmiş, yeterince belki hazırlığı yok, birtakım sorunlarla karşılaşınca İngilizce olarak da cevap verememiş, doğrudan Dışişleri Bakanını arıyor. 'Hemen ilgilenin' dedim. Büyükelçimizi aradık, büyükelçimiz gitti, havalimanından aldı o girişimcimizi ve içeri soktu.  

Burada güzel olan ne biliyor musunuz bir, büyük bir inançla, öz güvenle Afrika’ya gidip ‘madem ki devletimiz bize yön gösterdi’ deyip devletine güvenerek yola çıkması. İki, hava alanında zorlukla karşılaşınca geri dönmemesi, ‘nasıl olsa Dışişleri Bakanı sahip çıkar’ deyip bana ulaşmaya çalışması, teknolojiye etkin kullanması ve inatla hedefine ulaşmaya çalışması. Böyle kendine güvenen, öz güveni yüksek bir girişimci sınıftan daha büyük kaynak olamaz. Eminim bu şekilde örnekler çok fazladır ve Türk girişimcilerini dünyadaki başarıları bütün dünyanın takdirini toplayacak ölçüde hızla gelişiyor."

Davutoğlu, Türk girişimcilerdeki öz güvenin, 2002’den önce böyle canlı olmadığını dile getirerek, "Neden 2002’den önce böyle dinamik girişimci ruhu alanda göremiyorduk? Bu sorunun cevabı hiç şüphesiz Türkiye’nin 12 yılda sağladığı ekonomik, sosyal, siyasi değişimde yatıyor. Geçmişte siyasi ekonomik ve sosyal açılardan kronikleşmiş birçok sorunumuz vardı. Kamuda, özel sektörde, sadece günü kurtarma, yarına çıkabilme, ayakta kalabilme savaşı veriyorduk" dedi.

"İnsanımız artık önünü görüyor"

"Güven ve istikrar ortamının en önemli meyvesi, artık bu ülke insanlarının orta ve uzun vadeli planlar yapabiliyor olmasıdır. Türkiye’de hem siyasi hem ekonomik istikrarı kurumsallaştırdık. İnsanımız artık önünü görüyor" diyen Davutoğlu, "Hesabını çok daha rahat yapıyor. Bir günlük, bir aylık hesap değil, eskiden günlük hesaplarla kazandığı parayı hemen dolara çevirenler (2002'den önce), şimdi yıllık ve daha uzun dönemli hesaplarla iş planlamaları yapıyorlar. İş kurmak ve işini geliştirmek isteyen girişimci artık sadece kendi işine odaklanabiliyor. Ya kriz çıkarsa veya faizler fırlarsa gibi endişeleri hesap ederek gününü bunlarla meşgul etmiyor" ifadelerini kullandı.

"Bizim en büyük kaynağımız insan kaynağımızdır. En büyük kaynağımız genç ve dinamik nüfusumuzdur" değerlendirmesinde bulunan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Geçtiğimiz yıl açıkladığımız öncelikli dönüşüm programımızla, 64. Hükümet programımızla ve eylem planımızla insan kaynağımızı geliştirmek açısından, özellikle gençlerimizi ilgilendiren çok sayıda eylem açıkladık. İnsanımızın eğitimini, sağlığını, mutluluğunu, hayat şartlarını bütünlüklü şekilde ele aldık. Çünkü anahtar insanın elinde. Her başarının, her gelişmenin arkasında insan faktörü var. Dünyanın en büyük elmas ve altın rezervlerine sahip olsanız bile bu madenleri çıkaracak, işleyecek, mücevhere dönüştürecek, ticaretini yapacak insan kaynağından mahrumsanız bu kaynak size yük olur."

"Girişimcilerin önündeki engeli kaldırıyoruz"

Davutoğlu, klasik ekonomide üretim faktörleri sayılırken toprak, sermaye ve iş gücünün önemli görüldüğünü hatırlatarak, artık en önemli faktörün insan ve girişimci faktörü olduğunu vurguladı.

Günümüz dünyasında firma kurmak için sermaye ve arazinin gerekmediğini, sadece zeki, bilgili, cesur, inovatif, yenilikçi bir girişimci varlığıyla küresel ölçekli şirketlerin kurulabileceğine işaret ederek, şunları kaydetti:

"Bu kuruluşlar milyarlarca dolarlı firmalar olabildiği gibi on binlerce insana istihdam imkanı veriyor. İşte bu tablo girişimcilik konusunun özellikle de teknoloji odaklı girişimciliğin Türkiye için ne kadar hassas konu olduğunu açıkça hepimize gösteriyor. Dünyada sürdürülebilir kalkınmanın ve rekabet gücünün temel unsurunu girişimciler oluşturuyor. Başarılı girişimciler, bir ülkenin uluslararası pazardaki rekabet gücünü de artıyor.

Küresel girişimcilik monitöründe ilk sıralarda yer alan ülkelerin küresel rekabet endeksinde de ilk sıralarda yer alması elbette şaşırtıcı değildir. Bu nedenle girişimcilik bizim en öncelikli maddelerimiz arasında yer almaktadır. Biz özellikle genç nüfusumuzu ve kadınlarımızı daha fazla girişimci olmaya teşvik ediyoruz. Girişimcilerin önündeki engeli kaldırıyor, girişimci havuzumuzu büyütüyoruz."

Törende yaptığı konuşmada, hükümet olarak en başarılı oldukları alanların başında ekonomik kalkınma ve girişimcilikle öne çıkan yüksek performanslı ekonomik gelişme faktörünün bulunduğunu belirten Davutoğlu, ekonomideki başarıları "kuru inat sahipleri" dışında herkesin kabul ve takdir ettiğini söyledi. 

Davutoğlu, "Birçok ülke, Türkiye'de uygulanan rasyonel, tutarlı ve gerçekçi ekonomik politikaların, reformcu anlayışların örnek alınacak başarı hikayeleri olduklarını biliyor. Bizi en çok sevindiren husus ise ekonomi politikalarımızın reel sektöre ve özellikle de KOBİ'lerimize son derece olumlu bir şekilde yansımasıdır. Ekonomilerin başarısı birkaç tane büyük firmanın başarısıyla ölçülemez. Rekabetçi ekonomilerle diğerlerini ayıran esas unsur KOBİ'lerdir, KOBİ'lerin güç kazanmasıdır" dedi.

Ekonominin kalbinin KOBİ'lerde attığını ve ekonominin omurgasını KOBİ'lerin teşkil ettiğini vurgulayan Davutoğlu, yeniliklere açık, esnek, değişimlere çabuk uyum sağlayan, kendi alanlarında uzmanlaşan ve refahı tabana yayan KOBİ'lerin, ekonominin bel kemiği olduğunu ifade etti. 

Türkiye'nin, G20 dönem başkanlığında KOBİ'lere gündem maddesi olarak küresel ekonominin gündemleri arasında yer verdiğini hatırlatan Davutoğlu, KOBİ'lerle ilgili bilincin sadece milli düzeyde değil, uluslararası alanda da yaygınlaşmasına özel önem verdiklerini bildirdi. 

Davutoğlu, Türkiye'nin büyümesinde ve ilerlemesinde KOBİ'lerin ilerlemesi ve büyümesinin büyük katkısı olduğunu vurgulayarak, KOBGEB'in "Türkiye'nin KOBİ'leri ilerliyor, Türkiye ilerliyor" şeklindeki sloganını anımsatarak, KOBİ'lere teşekkürlerini iletti. 

Davutoğlu, Türkiye'deki işletmelerin yüzde 99'dan fazlasını oluşturan KOBİ'lerin üretim, istihdam ve ihracatında ana omurgayı oluşturduğunu ifade ederek, "Türkiye, milli gelirini 800 milyar dolara, ihracatını 158 milyar dolara çıkarmışsa buradaki en önemli pay da KOBİ'lerimize aittir. 2007 yılından bu yana küresel rekabete rağmen yaklaşık 7 milyon vatandaşımıza istihdam sağladıysak bunun da esas ve asli aktörü KOBİ'lerdir" diye konuştu.

Hükümet olarak ekonomik ve siyasi istikrarı sağladıklarını, iş ve yatırım ortamını iyileştirdiklerini, demokratik işleyişi hukuk sistemini her geçen gün geliştirdiklerini dile getiren Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Yapısal dönüşüm programlarıyla geleceğin ihtiyaçlarına şimdiden çözüm buluyoruz ve hiçbir zaman statükoya ve statükonun dayandığı ekonomik arka plana değil, devrimci bir anlayışla, tam anlamıyla reformist bir yaklaşımla küresel şartlara intibak sağlayan dinamik bir perspektif geliştiriyoruz. Bütün bu adımlarımızın, bu gayretin tüm ekonomik taraflar için olduğu gibi KOBİ'lerimiz için de büyük bir önem taşıdığını biliyorum ancak bunlarla, makro düzeyde attığımız adımlarla yetinmiyoruz. KOSGEB aracılığıyla KOBİ'lerimizin ve  girişimcilerimizin her zaman yanındayız, yanında olmaya devam edeceğiz." 

Keçiören Osmanlı Halk Pazarı'ndaki yangında zarar gören esnafa da geçmiş olsun dileklerini ileten Başbakan Davutoğlu, esnafın mağdur olduğunu ve yaraların sarılması için aynı gün harekete geçtiklerini söyledi. Konuyla ilgili acil tedbirler aldıklarını belirten Davutoğlu, esnafın dükkanlarını yeniden inşa edilmesi, esnafa nakdi yardımda bulunma, vergi ve borçlarını ertelemek için adımları atıldığını bildirdi.

Başbakan Davutoğlu, TBMM'deki grup toplantısında da terör operasyonundan zarar gören KOBİ ve esnaf için atılacak adımları açıkladığına dikkati çekerek, şöyle dedi:

"Terör örgütü, ülkemizin çevresinde yaşanan olaylara müdahil olmasını engellemek isteyen odakların maşalığını üstlenerek yeniden terör olaylarını başlattı. Türkiye'yi terörle meşgul ederek Ortadoğu'da daha rahat at koşturmak isteyen çevreler Türkiye'ye karşı olan her odağın taşeronluğuna dünden razı olan terör örgütünü sahaya sürdüler. Bu terör örgütü 70'li yıllarda başka ülkelerin, 80'li yıllarda başka ülkelerin, 90'lı yıllarda yine başka ülkelerin kucağında Türkiye'yi kaosa sürüklemeye çalışmıştı. Şimdi de hangi ülkelerle ne tür hesaplar içinde olduklarını sizler de biz de yakından takip ediyoruz."

"Kazdıkları hendeklerin içine kendileri düşecekler"

Bu eli kanlı çetelerin, bölge halkının sözde hakkını, hukukunu koruduğunu iddia ettiğini belirten Davutoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Oysa vatandaşlarımızın hem huzurunu hem malını mülkünü hem de hayat alanlarını talan ediyorlar. Okulları ateşe veriyorlar okula gidemeyen gençleri kendilerine katabilecekleri potansiyel çete elemanı gibi görüp, geleceklerini karartıyorlar. Camileri ve ortak tarihi mirasımızı teşkil eden birçok yapıyı tahrip edip, yıkıp, ortadan kaldırmaya çalışıyorlar. Bölgedeki vatandaşlarımızın geçimlerini sağladıkları dükkanlarını yakıyorlar, yıkıyorlar. Biz 'yeni iş yeri açılsın, daha çok vatandaşımıza iş imkanı sağlansın' diye uğraşırken onlar, yapılanları yerle bir etme çabasına giriyorlar. Bunların hepsi nafile çabalar. Kardeşliğimizin önüne barikat kurup, hendekler açmaya çalışanlar hiçbir zaman muvaffak olamayacaklar. Bu hendekleri açanlar ve savunanlar bilsinler ki kazdıkları hendeklerin içine kendileri düşecekler. Biz sağlam köklere sahip bir milletiz, birlikteliğimizin gücünü bu köklerden alıyoruz. Birlik ve kardeşliğimizi bozacak girişimlere asla ve asla izin vermedik, izin vermiyoruz, izin vermeyeceğiz." 

Davutoğlu, terörün vatandaşları mağdur etmemesi için gerekli tüm önlemleri aldıklarını ve almaya da devam edeceklerini söyledi.

Davutoğlu, "Bir yandan vatandaşlarımızı huzur ve emniyete kavuşturmak için yoğun bir şekilde terörle mücadele ederken diğer yandan da terörden etkilenen vatandaşlarımızın yanında olmaya, yaralarını sarmaya devam edeceğiz. Bir kez daha, salı günü grup toplantısında ifade ettiğim gibi, terörden ve bu baskılardan doğrudan etkilenen esnafımıza, KOBİ'lerimize özellikle vergi ve primlerinin ödemeleriyle ilgili ertelemeler yaptık ama aynı zamanda ciddi bir destek de orada ekonomik hayatın canlanması için de ek adımlar atacağız. Allah'ın izniyle ülkemizi, milletimizi bu terör belasından kurtaracak, en kısa zamanda huzur ve güvene kavuşturacağız" diye konuştu. 

Sadece zor şartlarda yara sarmak için değil, KOBİ'lere ve esnafa güç kazandırmak için her zaman tetikte olduklarını söyleyen Davutoğlu, daha fazla KOBİ'ye ulaşmayı çok önemsediklerini vurguladı. 

Davutoğlu, 2009'da hizmet ve ticaret sektöründeki KOBİ'lerin de KOSGEB desteklerinden faydalanmalarının önünü açtıklarını ve 81 ilde KOSGEB İl Müdürlükleri oluşturduklarını belirterek, eskiden Ankara'daki KOBİ'ninbile ulaşamadığı bir KOSGEB olduğunu ifade etti.

 Davutoğlu, "Bugün 41 finalistimizin 22 farklı ilden geliyor olması dahi geldiğimiz seviyeyi gösteriyor ve ekonomik kalkınmanın nasıl bütün bir ülke sathına yayıldığını da açıkca gösteriyor. KOSGEB destek miktarlarını çok önemli ölçüde artırdık" dedi.  

KOSGEB'in kuruluşundan 2002'ye kadar olan 12 yıllık döneminde 14,5 milyon lira destek sağladığına, son 12 yılda ise bu rakamın 3 milyar liraya ulaştığına işaret eden Davutoğlu, "KOSGEB'in bu yıl destek için ayrılan bütçeyi büyük oranda kullanmasından hatta ek bütçe talebinde bulunmasından da büyük mutluluk duyuyorum. Bütün bu bütçeler, kullanılsın ödenekler ek bütçeyi de inşallah tekrar tekrar vermeye hazırız" diye konuştu.

Başbakan Davutoğlu, ATO Congresium'da, KOSGEB 4. KOBİ ve Girişimcilik Ödülleri Töreni'nde yaptığı konuşmada, "Kim olursa olsun, hangi ülke olursa olsun, ne demektir ki 'Türkiye o ülke ile çatışmaya girerse ben onun yanında yer alırım'. Bu İstiklal Harbi'nde işgalcilerle iş birliği yapanların psikolojisinden farklı değildir. Her zaman cumhuriyeti kuran parti olarak övünen Cumhuriyet Halk Partisinin dönüp bir muhasebe yapması lazım. Nasıl olur da halkın oylarıyla seçilen bir milletvekilinin 'Türkiye şu ülkeyle ihtilaf yaşarsa, ben Türkiye'ye karşı o ülkeyi desteklerim' dediğini bir sorgulaması lazım" diye konuştu. 

Davutoğlu, bu ülkenin hangi ülke olursa olsun fark etmeyeceğinin altını çizerek, "Gerekçe ne olursa olsun fark etmez. Hangi sebeple söylemiş olursa olsun hiç fark etmez. 78 milyon hep beraber şunu der 'Türkiye hangi ülkeyle problem yaşarsa yaşasın, ben bu aziz ülkenin, bu aziz milletin yanında olurum' der" ifadelerini kullandı. 

"Böyle milletvekili size yakışır"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun ve yönetiminin, "açıkça bu ifadeleri kullanarak hainlik eden, iftira ederek Türkiye'nin itibarını karalayan bu sözler" karşısında yeterli tepkiyi göstermediğini dile getiren Davutoğlu, Kılıçdaroğlu'nun "Bu milletvekilini yedirtmeyiz" sözlerini hatırlattı. 

"Bizim kimsenin milletvekilinin yedirilmesi gibi bir derdimiz yok" diyen Davutoğlu şunları kaydetti:

"Milletvekiliniz hayırlı uğurlu olsun size. Böyle milletvekili de size yakışır. Bizim kimsenin milletvekiliyle derdimiz yok. Ama bizim derdimiz, Türkiye bir ateş çemberinin ortasında giderken, Türkiye ile ne kadar problemli başkent varsa oralara selam gönderen, selam çakan, dış mihraklarla irtibatlı kişilerledir bizim mücadelemiz. Bu mücadelemiz sürer, bu mücadelede de tek bir adım geriye atmayız. Bu sözlere karşı bir işlemde de bulunmadılar. Demek ki onlar da aynı fikirdeler. Böyle bir muhalefet anlayışı olabilir mi? Bütün bu ifadelerin yabancı dillere çevrilip yayınlandığını düşününüz ki çevrilip yayınlanıyor. Nasıl bir görüntü oluşuyor? Kendi ülkesini, milletini, devletini, suçlayan başka ülkelerin, Türkiye karşıtı iddialarını destekleyen bir milletvekili nasıl olabilir? Üstelik bunlar da ilk defa olmuyor. Suriye ile ortak bakanlar kurulu toplayacak kadar iyi ilişkiler sürdürdüğümüzde bizi eleştirenler, Suriye'yi bilmeyenler, halkını katletmesi üzerine ilişkimizi kesince, Suriye diye bir ülkenin varlığını hatırlayıp doğrudan Esad'a koştular. Hep sorarlar 'Neden ilişkiniz eskiden iyiydi de daha sonra bozuldu'. Çok açık. Esad 500 bine yakın insan katletti de onun için bozuldu. Siz görmeseniz de 5-6 milyona yakın insanı ülkesinden sürdü de onun için bozuldu. Bakarsınız bizim ilişkilerimiz iyi olduğu dönemde, o ülkeyle ilgili bizi eleştirenler, şimdi halkını katletmesine rağmen o ülkenin başkentinde boy gösterebiliyorlar."

"CHP, Mısır ve Suriye'ye koşmuştu, şimdi de HDP Rusya'ya koşuyor"

Davutoğlu, Mısır yönetimiyle Türkiye iyi ilişkiler sürdürdüğünde Mısır'ı hatırlamayanların, Türkiye askeri darbeye karşı çıktığında Mısır'a gidip Sisi ile görüştüklerini belirterek, "CHP, Mısır ve Suriye'ye koşmuştu, şimdi de HDP Rusya'ya koşuyor. Onlar istedikleri yere koşsunlar, biz milletin bağrına 1 Kasım'da koştuk ve milletin bağrından Türkiye'de demokrasi tarihinin en yüksek oy desteğiyle milletin huzuruna çıktık. Bizim 'ak' dediğimize 'kara' demenize alıştık da bari bu millete ve bu ülkenin itibarına biraz saygılı olun. Bizi eleştirmenize razıyız da bari başka ülkelere, başkentlere gidip ülkenizi şikayet etmeyin. Bir ulusal çıkar anlayışınız, bir milli gurur anlayışınız olsun. Bu ülkeye bu millete bir aidiyetiniz olsun" değerlendirmesinde bulundu. 

Bunun boş bir çaba olduğunu vurgulayan Davutoğlu, Türkiye'nin uluslararası alandaki imajı ve itibarının böyle hezeyanlarla zedelenmeyeceğini kaydetti.

Davutoğlu, bir ay içinde Avurpa Birliği ile 2 zirve yaptıklarını anımsatarak, Türkiye'nin Suriye'ye dönük politikasını bütün dünyanın övdüğünü söyledi.

1 Kasım seçimlerinin de bütün dünya tarafından övüldüğünü dile getiren Davutoğlu, "Bütün dünya ekonomileri küçülürken, yüzde 4 büyümeyi son çeyrekte gerçekleştirip, dünyanın en hızlı kalkınan ülkeleri arasına giren Türkiye'yi övüyor. Hiç merak etmeyin biz bu aykırı seslere kulak da asmayız pabuç da bırakmayız. İşimize bakacağız. Milletimiz bizi biliyor onun için bize bu desteği veriyor. Onun için milletimiz 'en zor günlerde bu ülkeyi bu badirelerden AK Parti kadroları çıkarır' diyor. Biz önümüze bakacağız" diye konuştu. 

Davutoğlu, ATO Kongre Merkezinde düzenlenen KOSGEB 4. KOBİ ve Girişimcilik Ödülleri Töreni'nde yaptığı konuşmada, KOBİ'lere, girişimcilere aktarılan kaynakların ülkeye yatırım, üretim, istihdam, ihracat ve vergi olarak geri döndüğünü bildirdi.

Destek miktarlarını, nicelik bazında arttırdıkları gibi 2010 yılında oluşturulan yeni destek modelleriyle nitelik bazında da geliştirdiklerini anımsatan Davutoğlu, Ar-Ge, kümelenme, nitelikli istihdam, borsaya açılma, kurumsallaşma, markalaşma gibi alanlara yönelik özel destek programları oluşturduklarını dile getirdi. 

Girişimcilik eğitimi alanlara KOSGEB aracılığıyla hibe destekler ve çok uygun şartlarda kredi imkanları sağladıklarına değinen Davutoğlu, bu imkanların her bir girişimci tarafından bilinmesi ve kullanılmasının hayati önem taşıdığını vurguladı.

"Bu desteği herkese ve her iş fikrine veriyoruz"

Davutoğlu, son 4 yıl içinde girişimcilik eğitiminden yararlananların sayısının 380 bine ulaştığına dikkati çekerek, "22 binden fazla kardeşimiz, KOSGEB desteğinden yararlandı ve kendi işini kurdu. KOSGEB hem bir destek kurumu, aynı zamanda bu yolla bir eğitim kurumu haline dönüştü" dedi.

Seçim döneminde özellikle gençlere yönelik vaatler verdiklerini anımsatan Davutoğlu, "Seçim döneminde verdiğimiz sözlerden birisi, kendi işini kuran gençlerimize 50 bin lira hibe, 100 bin lira faizsiz kredi vermekti. Hamdolsun sözümüzü, eylem planı açıklandıktan sonra ilk hafta içinde tuttuk ve uygulamaya başladık. Yeni hükümetin kurulmasından birkaç hafta sonra bütün diğer vaatlerimizle birlikte bu vaatlerimizi de gerçekleştirmiş olduk. Bir iş fikri, projesi olan herkesi, özellikle de gençlerimizi bu destekten yararlanmaya, kendi işlerini kurmaya davet ediyorum. Bu desteği herkese ve her iş fikrine veriyoruz" ifadesini kullandı. 

Dünya'daki en önemli meselelerden birinin "genç istihdamı" olduğunun altını çizen Davutoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

"Her türlü güvenlik tedbirini alsanız, en güçlü güvenlik ve demokratik alt yapıya sahip olsanız dahi eğer gençleriniz iş sahibi değilse her an sosyal patlama riski söz konusudur. İşte Avrupa'da, ekonomik kriz esnasında sokaklara inen gençleri görünüz. İşte siyasi krizler dolayısıyla sistemin çökmesi nedeniyle bir çok komşu ülkede yaşanan ve gençlerin iş bulamamasından kaynaklanan krizleri görünüz. Ulusal güvenliğimizin ve kalkınmamızın en önemli hedeflerinden biri, her bir gencimizi iş sahibi yapmaktır."

 Başbakan Davutoğlu, gençlere yönelik projeleri hayata geçirirken hem gençlerin iş sahibi olmasını, ekonomik kalkınmaya katkıda bulunmasını hem de huzurlu ve mutlu bir geleceğe kendilerini hazırlamalarını temin etmeye çalıştıklarını vurguladı.

Tekno Girişim Sermayesi Desteği

Üniversite mezunu gençlerin teknolojik fikirlerini ürüne dönüştürmeleri için "Tekno Girişim Sermayesi Desteği"ni verdiklerini hatırlatan Davutoğlu, "İnşallah bu destek kapsamında verdiğimiz 100 bin liralık desteği de kısa süre içerisinde 150 bin liraya çıkarıyoruz. Yeter ki gençlerimizin bir hayali, bir rüyası, fikri, projesi olsun, biz onların her zaman yanında olduk, bundan sonra da olacağız" diye konuştu. 

KOSGEB ile "KOBİ Gelişim Destek Programı"nı da başlattıklarının müjdesini veren Davutoğlu, "Bu program ile ulusal, bölgesel ve sektörel ihtiyaçlara göre, yıl içinde çeşitli çağrılara çıkacağız. KOBİ'lerimize yönetim, üretim, tanıtım, teknoloji, finansman, iş gücü eğitimi gibi konularda destekler sağlayacağız. Bu yeni program ile KOBİ'lerimize 300 bin liraya kadar geri ödemesiz 700 bin liraya kadar da geri ödemeli destekler vereceğiz" ifadesini kullandı.

Başbakan Davutoğlu, KOBİ'leri yerelden ulusala, ulusaldan küresel alana taşımak gerektiğini belirterek, ödül almaya hak kazanan bu yılki finalistlerin yurt dışı gezisiyle ödüllendirileceğini söyledi. 

Yurt dışı temaslarının artmasını çok önemsediğini dile getiren Davutoğlu, gençlere, "Türkiye'nin sadece içeride değil, dışarıda da yüzünü ağartacak projelerle sizler destek olacaksınız, öncü olacaksınız. Sermaye, teknoloji, istihdam işbirlikleriyle dünyada bayrağımızı gururla dalgalandırın" çağrısında bulundu. 

Davutoğlu, gençlere, girişimcilere gündeme ilişkin örnekler vererek, "Genç kardeşlerimizi 'direniş' ya da 'başkaldırı' adı altında terör çetelerinin içerisine çekmeye çalışanlar yeterli desteği görmeyince yurt dışında kapı kapı dolaşıp bizi şikayet ediyorlar. Biz yurt dışında bu ülkeyi en iyi şekilde tanıtmaya çaba sarf ederken, KOBİ'lerimiz, iş adamlarımız yurt dışında çok güzel örnekler oluşturmaya çalışırken, kimileri de yurt dışında gidip, Türkiye'nin itibarını yurt dışında düşürmeye, itibarıyla oynamaya çalışıyorlar. Türkiye kiminle kriz yaşıyorsa bakıyorsunuz, onlar orada beliriyorlar" dedi. 

Rus savaş uçağının düşürülmesi

Bu kişilerin millete zıt ne varsa onu yapmaya özel bir çaba gösterdiğine dikkati çeken Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Hava ve kara sınırlarımızı kim ihlal ederse ona karşı tedbir almak bizim en doğal hakkımız ve görevimiz ve biz bunu yaptık. Türk Silahlı Kuvvetleri, Rus savaş uçakları karşısında hava sahamızı korumuşsa, Türkiye'nin cumhuriyetinin onurunu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin de onurunu korumuştur ve 78 milyonun onurunu korumuştur. Durum bu kadar netken HDP Eş Genel Başkanı'nın Rusya'da, 'Türkiye'nin Rus uçağını düşürmesi yanlıştı' demesi tam bir rezalet ve tam bir ihanettir. Böyle bir süreçte Rus uçakları masum Türkmenleri, masum Arapları, masum Kürtleri Azez'de, Halep'te, İdlip'te, Bayırbucak'ta bombalarken koşa koşa Rusya'ya gidip destek bildirmek açık bir şekilde bu millete ihanet etmektir. Bu açık bir aymazlıktır."

Özellikle bu partiye oy vermiş vatandaşların gür seslerini duymak istediklerini belirten Davutoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Nasıl Kobani'de Kürt kardeşlerimiz katledildiğinde bütün bir millet olarak orada Kürt kardeşlerimize sahip çıkmışsak ve bu bizim için asli bir görevse, 197 bin kardeşimizi Kobani'den ülkemize misafir etmişsek oranın kurtarılması için her türlü desteği vermişsek, oraya zulmeden, baskı uygulayan DEAŞ'a karşı her türlü mücadeleyi vermişsek ve bu bizim asli görevimizse Bayırbucak Türkmenleri için de Rusya'nın zulmüne karşı sesimizi yükseltmek de bizim asli görevimizdir. 

Kobani'de bu olaylar yaşandığında bütün Türkiye'ye dayanışma çağrısında bulunduktan sonra şimdi Bayırbucak Türkmenleri'ne, sivillere, bebeklere, çocuklara, İdlip'te okullara hava bombardımanı yapıp, Azez'de, Halep'te mahalleleri yerle bir eden Rus uçakları orada masumları katlederken, Moskova'da onlarla yan yana gelip, Türkiye'yi eleştirmek sadece bu ülkeye ihanet değil, insanlığa da ihanettir."

CHP Milletvekili Eren Erdem'in sözlerini hatırlatan Davutoğlu, muhalefet liderleri ile yapacağı görüşmede, "Ülke içinde her türlü ihtilafı yapalım, kendi aramızda her türlü tartışmayı yapalım. Diyeceğim ki, bu tartışmaları burada seviyeli bir şekilde yaparken yurt dışında hep beraber bu ülkenin itibarını koruyalım" sözlerini aktaracağını söyledi.

"Çok güçlü bir iradeye ve girişimci ruha sahibiz"

Her gün yeni bir icraatla milletin huzurunda olacaklarına dikkati çeken Davutoğlu, Orman ve Su İşleri Bakanlığının 175 tesisini dün aynı anda açtıklarını dile getirdi. 

"Bizim bir anımız dahi yok ki millet hizmetini düşünmekten zihnimiz beri olsun" diyen Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Biz bütün bu eylem planımızı, hiçbir sınır taşımadan uygulamaya koyacağız. Bu ülkenin insanı kendisine bir destek sağlandığında çok değerli işlere imza atabiliyor. KOBİ'lerimize, girişimcilerimize bu destekleri sağlayan Bilim Sanayi Teknoloji Bakanlığımıza, değerli Bakanımıza, KOSGEB'e tekrar tekrar teşekkür ediyorum. Bundan sonra da KOBİ'lerimiz ve girişimcilerimiz için çalışmaya, sizlerle birlikte ülkemizi 2023 hedeflerine taşımaya devam edeceğiz. Hem mevcut KOBİ'lerimizin rekabet güçlerini artıracağız hem de yeni ve başarılı firmaların kurulmasını sağlayacağız. 2023 hedeflerine ulaşmamız için dinamik, yenilikçi, rekabetçi bir özel sektör inşa etmemiz gerektiğini biliyoruz. Millet olarak böyle bir potansiyele ama önemlisi de çok güçlü bir iradeye ve girişimci ruha sahibiz."

Başbakan Davutoğlu, konuşmasının sonunda başarılı işlere imza atan ve bugün ödül alan tüm girişimcileri tebrik etti. 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner66

banner64