banner47

Davutoğlu, "Kurdukları bütün tuzakları tek tek bozacağız"

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, terörle mücadeleye ilişkin "O hendekler kapatılacak. Günlük hayatı durdurmaya yönelik her türlü terörist oyun ne olursa olsun behemehal çözülecek, bozulacak'' dedi.

Davutoğlu, "Kurdukları bütün tuzakları tek tek bozacağız"

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, terörle mücadeleye ilişkin "O hendekler kapatılacak. Günlük hayatı durdurmaya yönelik her türlü terörist oyun ne olursa olsun behemehal çözülecek, bozulacak'' dedi.

28 Kasım 2015 Cumartesi 18:18
Davutoğlu,

 AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, terörle mücadele kararlılıklarının 1 Kasım sonrasında da aynı şekilde devam edeceğini vurgulayarak, "1 Kasım seçimlerine giderken terörle mücadele konusunda verdiğimiz kararlı tutuma gölge düşürmek isteyenler, bunu bir seçim yatırımı olarak yaptığımızı iddia edenler oldu. Onun için 1 Kasım seçimlerinin hemen ertesi günü güvenlik toplantısı yapıp aynı talimatları, 23 Temmuz'da güvenlik birimlerimize verdiğimiz talimatları yeniledim" ifadesini kullandı.

Güvenlik birimlerinin "bütün dağlar temizleninceye, bütün ovalar, yaylalar barış ve huzura kavuşana kadar, ilçelerde, mezralarda bütün hendekler kapatılana, bütün sokaklar temizlenene kadar" mücadeleye devam edeceğine işaret eden Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Biz, bu kararı alırken çok düşündük ama kararı bir kez aldık mı uygulamada da tereddüt göstermeyiz. Bu terör belasına karşı en güçlü mücadeleyi verme konusunda her zamankinden daha kararlıyız. Milletimizin bizden talebi de demokrasi ve hukuk düzeninin gereği de teröre, şiddete taviz vermemektir. Her türlü terör örgütüne karşı kararlı ve çok yönlü bir mücadele yürütüyoruz. 23 Temmuz'da ülkemize kasteden bütün terör örgütlerine karşı başlattığımız huzur ve demokrasi operasyonunu büyük bir başarıyla sürdürüyoruz. Şehitler veriyoruz, bugün Ankara'da da şehidimiz var ama bütün o şehitlerimizi rahmetle anarken şunu ifade etmek isterim. Bütün güvenlik birimlerimiz, bütün milletimizin huzuru ve demokrasimizin geleceği için canla başla mücadele ediyor. Hepsinin, sizler adına alınlarından öpüyorum, bağırlarımıza basıyoruz. Hiç şüpheniz olmasın, bu ülkede terörün kökü kazınıncaya, bu ülkenin dağları, ovaları, vadileri, şehirleri, köyleri terörden temizleninceye kadar mücadelemiz hız kesmeden devam edecek."

Terör örgütünün bir süredir her yere hendek kazdığını, barikatlar kurup içlerine patlayıcı yerleştirdiğini, bölge halkını esir aldığını ve hayatı yaşanmaz hale getirdiğini aktaran Davutoğlu, "Biz, bölge halkı nefes alsın, şehrin refahı artsın diye uğraşırken onlar, hendek kazıp insanları tehdit etmeyi marifet sayıyorlar. Allah aşkına, buradaki esnafa kepek kapattırarak, yolları kazarak, insanları tehdit ederek ne elde etmeyi düşünüyorlar?" diye sordu.

"Kurdukları bütün tuzakları tek tek bozacağız"

Evlerinin önüne, sokağına barikat kurulan Kürt vatandaşların kirli savaşın içine çekilmeye çalışıldığını ifade eden Davutoğlu, "Allah korusun, kadın, çocuk, yaşlı demeden herkes bir kurşuna, kör bir kurşuna kurban olsun istiyorlar. 6-7 Ekim olaylarından sonra başladıkları bu hendek kazma işiyle bölgeyi felç etmeye çalışıyorlar. Bilmiyorlar ki aslında kendi hendeklerini kazıyorlar. Bu millete hendek kazanları, o hendeklere gömeriz" değerlendirmesini yaptı. 

"Bunlar, istiyorlar ki insanlar bütün bu bölgelerden göç etsin, burada kendileri gibi düşünmeyen kimse kalmasın ve bölgenin bütün demografisi değişsin, sadece kendi siyasi düşüncelerinin hakim olacağı bir alan ortaya çıksın istiyorlar" diyen Davutoğlu, buna asla izin vermeyeceklerini vurguladı.

AK Parti kadrolarının mücadele etmeye devam edeceğini ifade eden Davutoğlu, "Bunların oyununa gelmedik ve gelmeyeceğiz. Kurdukları bütün tuzakları da tek tek bozacağız" dedi. 

"HDP'nin de şapkasını önüne koyup düşünme vakti çoktan geldi, hatta geçiyor"

Bütün bu yapılanları görmezden gelen HDP'lilerin kendilerini suçladığını dile getiren Davutoğlu, şunları söyledi:

"Oradaki insanların oylarıyla Meclis'te meşru siyaset yürütmek yerine, hendek kazanlara destek oluyorlar. PKK, alçakça güvenlik güçlerimizi şehit etmeye başladığında HDP, kararlı bir biçimde teröre karşı çıkamadı ve siyaseti savunamadı. Bugünün Türkiyesinde konuşarak, diyalogla, siyasetle halledilmeyecek hangi mesele var ki bu kirli oyunlar oynanıyor? Kürt vatandaşlarımızın sorunları varsa bunların ancak siyasetle çözüleceğini en iyi onlar biliyorlar. Bu Meclis tablosu da ortaya çıkarmıştır ki Türkiye'de, Türk'ü de Kürt'ü de, Sünniyi de Aleviyi de aynı anda temsil eden yegane adres AK Parti'dir. Bu halk, hendek kazarak gidilebilecek bir yolun olmadığını biliyor. Bu halk, geleceğini hendekte değil, siyasette arıyor. Oysa bunlar, siyasetin güçlenmesini istemiyorlar, 'Sırtımızı dağa verdik' diyorlar. Buradan terör örgütünün tacizlerine maruz kalan bölgedeki bütün vatandaşlarıma sesleniyorum. Bu ülkenin her köşesinde barışı, huzuru, kardeşliği egemen kılacağız ve bundan da hiç şüpheniz olmasın ki bu topraklarda mutlaka asırlarca süren kardeşlik, kıyamete kadar devam edecek. Herkesin, 1 Kasım'da milletimizin verdiği mesajı iyi değerlendirmesi gerekiyor. HDP'nin de şapkasını önüne koyup düşünme vakti çoktan geldi, hatta geçiyor. Kürk vatandaşlarımız demokratik siyaseti tercih ediyor ve siyasi meşru kanalları tıkayanlara da sandıkta tepki gösteriyor. HDP, siyasetin üzerine çöken, siyasete doğrultulan silahın gölgesinde kaldığı sürece anlamlı bir muhatap olma niteliğini kaybedecektir."

"O hendekler kapatılacak"

Davutoğlu, HDP 80 milletvekiliyle Meclisteyken hain odakların terörü yeniden başlattığına dikkati çekerek "İnsanlar onlara oylarıyla 'Demokratik mekanizmaları işletin' derken, onlar verilen bu oyların teröre destek olduğunu düşündüler. 1 Kasım'da da gereken cevabı aldılar ama hala terörün karşısında bir tavır ortaya koyamıyor, aksine terör destekçisi görünümlerini sürdürüyorlar" dedi.

HDP'nin siyasetin tek çözüm olduğuna inanarak silahın tamamen devreden çıkması için çalıştıklarını millete göstermesi gerektiğini vurgulayan Davutoğlu, "Bu ülkenin şehirlerinde normal hayatın sürdürülebilmesi için yapılan operasyonları yalanlarla, iftiralarla gölgelemeye çalışmayacaklar. Yemin töreninde dahi o yalanları hep beraber o yemin töreni esnasında gördük. Türkiye'nin gündemini bir şekilde başka bir yöne çevirmeye çalışıyorlar. Olan olayları gerçekten sapıtarak aktarmaya gayret ediyorlar" diye konuştu.

Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"O hendekler kapatılacak. Günlük hayatı durdurmaya yönelik her türlü terörist oyun ne olursa olsun behemehal çözülecek, bozulacak. Bomba düzeneği yerleştirmek için hendek kazanlar, herkesin huzur ve mutluluğu için kamu düzenini korumaya çalışan devletimize diz çöktüremeyecekler. Demokrasiye, hukuk devletine inanan, akıl ve vicdan sahibi bütün vatandaşlarımız, emin olsunlar ki şiddet ve terörle milletimizin sevincini gölgelemek isteyen hainler mutlaka kaybedecektir. Herkes bilsin ki bu ülkenin hiçbir vatandaşını hiç kimseye ezdirmeyiz ve kimsenin insanlarımıza zulmetmesine asla izin vermeyiz."

"Aynı hassasiyeti siyasi rakiplerimizden ve bazı medya kuruluşlarından göremedik"

Başbakan Davutoğlu, 7 Haziran sonrasındaki terörist saldırılar karşısında milletin daima birlik ve beraberlik içinde hareket ettiğini vurgulayarak "Ama aynı hassasiyeti maalesef siyasi rakiplerimizden ve bazı medya kuruluşlarından göremedik. Adeta terörist odaklarının diliyle bir yandan ülkeyi seçime götürmeye çalışan, bir yandan terörle mücadele eden hükümetimizi yıpratmaya çalıştılar" değerlendirmesinde bulundu.

Terörün, herkesin net bir tavır ortaya koyması gereken bir mesele olduğunu belirten Davutoğlu, maalesef Türkiye'de bu şuura sahip olamayanlar bulunduğunu söyledi. Fransa'da terör saldırıları gerçekleştirildiğinde aradaki farkın çok iyi anlaşıldığını ifade eden Davutoğlu, şunları söyledi:

"Ankara saldırısı sonrasında ilk dakikadan itibaren patlamaya ilişkin görüntüler, sansürsüz olarak Türk medyasında yer aldı. Buna karşılık, Fransa saldırısından sonra Fransız medyası, saldırıları siyah bir zemin üzerinde kınamayı tercih etti ve saldırılarla ilgili, terörü provoke edecek, provokasyonlara sebebiyet verecek ya da terörün propagandası olacak tek bir görüntü yayınlamadı. Ankara saldırısından sonra muhalefet partileri hiçbir somut veriye dayanmadan patlamanın sorumluluğunu devlete ve AK Parti Hükümeti'ne yüklediler. Fransa'daki saldırıdan sonra anamuhalefetteki Cumhuriyetçiler Partisi lideri Nicolas Sarkozy, Fransız Hükümeti'nin yanında yer aldığını ifade etti. Biz, bunu duyamadık. 'Gelin birlikte deklerasyon yayınlayalım' dediğimizde deklerasyon yayınlamaktan bile kaçındılar. Birisi 'Katil devlet' dedi, birisi güvenlik birimlerini suçladı, diğeri hükümeti itham ederek, 1 Kasım'a giden yolda siyasi rant devşirmeye çalıştı. Ama Fransa'da böyle olmadı. Sarkozy, olağanüstü hal ve sınırların kapatılması uygulaması dahil tüm tedbir ve önlemleri doğrudan desteklediğini ifade etti, muhalefet lideri olarak. Ankara saldırısından sonra daha soruşturma devam ederken, özellikle hükümete muhalif kesimler tarafından halkı galeyana getirecek protestolar ve gösteriler yapıldı."

"Türkiye'de bunların hiçbiri yaşanmadı"

Paris saldırısından sonra Fransa hükümetinin, tüm protesto ve gösterileri yasakladığını anımsatan Davutoğlu, kendilerinin böyle bir şey yapmaları halinde, "Türkiye'de demokrasi bitti, diktatörlük var" denileceğini aktardı.

Davutoğlu, ülkenin birliği ve beraberliği söz konusu olduğunda, bütün milletin aynı önlemler konusunda uzlaşma gösterememesi halinde geleceklerinin kararacağını söyledi.

Paris'teki saldırıların ardından İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra bir ilk yaşandığına işaret eden Davutoğlu, Fransa'da olağanüstü hal ilan edildiğini, bütün sınırların kapatıldığını, ordunun güvenlik için Paris merkezine indiğini, OHAL kapsamında Fransa hükümetinin gerekli gördüğü internet siteleri ve sosyal medya hesaplarını kapatacağını açıkladığını, İçişleri Bakanı'nın radikal gördüğü vatandaşları tutuklayacağını, şüphelendikleri sığınmacıları sınır edeceğini duyurduğunu anımsattı.

Başbakan Davutoğlu, Ankara saldırısından sonra Türkiye'de bunların hiçbirinin yaşanmadığını, böyle kapsamlı önlemler alınmadığını, olağanüstü hal ilan edilmediğini, internet yasakları getirilmediğini, radikal örgüt suçlamasıyla vatandaşların haklarının kısıtlanmadığını, ordunun Ankara sokaklarında gözükmediğini anlattı. Buna rağmen "Katil devlet" denildiğini, hükümetin aldığı önlemlerin diktatörlük gibi yorumlanmaya kalkışıldığını belirten Davutoğlu, "İşte iki olay karşısında iki muhalefetin aldığı tutum..." dedi.

"Medyada bu sorumluluğu göremedik"

Ankara saldırısından sonra 3 günlük yas ilan ettiklerini hatırlatan Davutoğlu, ancak hayatın normal seyrinde devam ettiğini, aynı bölgede bazı gösterilerin, anmaların olduğunu anımsattı.

Paris saldırısından sonra vatandaşlara ihtiyaç olmaması halinde evlerinden çıkmamalarının tavsiye edildiğini, müzelerin, eğlence ve alışveriş merkezlerinin hafta sonu için halka kapatıldığı, olay bölgesindeki ulaşım hizmetinin durdurulduğunu söyleyen Davutoğlu, olay sonrasında televizyon yayınlarında, sıklıkla bazı bilgilerin aktarılamayacağının vurgulandığını,  sosyal medyada yayılan bazı görüntülerin montajlanarak verildiğini ifade etti.

Medyayı özeleştiri yapmaya davet eden Başbakan Ahmet Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Maalesef Ankara saldırısından sonra medya ve sosyal medyada bu sorumluluğu göremedik. Patlama sonrasında ilk dakikadan itibaren patlamaya ilişkin görüntüler sansürsüz olarak medya organlarında yer aldı. Getirdiğimiz bazı kısıtlamalar da antidemokratik olarak yorumlandı. Patlamanın hemen sonrasında televizyonlardaki yorumcular, hiçbir somut veriye dayanmadan, sorumluluğu devlet ve hükümete yıkan söylemlerde bulundular. Neredeyse halkı devlete karşı harekete geçmeye teşvik ettiler. Soruşturmayla ilgili gizli tutulması gereken bazı bilgilerin medyada yer almasıyla teröristlerin bağlantıları deşifre edildi, kaçmalarına zemin hazırlandı. Bunlara kısıtlama getirdiğimizde de basın özgürlüğüne aykırı görüldü. Halbuki Fransa'da bu tür haberlerin tümü yasaklandı. Yasaklamaya gerek olmadan da o medya kendi kendine iç otosansür uygulayarak, zararlı olabilecek, toplumun huzurunu bozabilecek bir takım haberlerden kaçınmaya çalıştı. Biz, bunları görmek istiyoruz, Türkiye'de. Çağdaş bir toplum olarak, birbirine müsamaha içinde davranırken, birbirini karşılıklı olarak anlarken olağanüstü durumlarda geçici bir süre için aynı ahlaki kriterler etrafında davranma kültürünü geliştirmemiz lazım. Bu ibretlik tabloyu, daha da uzatmak mümkün."

"Mücadele etmeye devam edeceğiz"

"Bu ülkede insanlarımızın canına kasteden, vahşice saldırılar yapan, kan döken, pusu kuran terörist gruplar var. Biz, hukuk içinde bu terörist grupların tümüyle mücadele etmeye de devam edeceğiz" diyen Davutoğlu, canlarını tehlikeye atarak terörle mücadele eden güvenlik güçlerinin, akıl almaz ithamlarla karalanmaya çalışıldığına dikkati çekti. 

Davutoğlu, "İşte Fransa'da yapılanlar işte Türkiye'de yaşananlar. Milli iradenin tecelligahı olan bu çatı altında, bu tabloyu açıkça ortaya koyuyor ve bütün bu karalama kampanyalarını yürütenleri önce Allah'a, sonra tarihe ve  millete havale ediyorum" dedi.

Davutoğlu, milletin gelecek 4 yılı kendilerine emanet ettiğini dile getirerek AK Parti'nin hakkaniyetin, aklıselimin, milletin gönlünün sesi olmaya devam edeceğini kaydetti.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner66

banner64