banner47

Milletin rızasına talibiz

Başbakan Binali Yıldırım, Elazığ 6. Olağan Merkez İlçe Kongresi'nde konuştu.

Milletin rızasına talibiz

Başbakan Binali Yıldırım, Elazığ 6. Olağan Merkez İlçe Kongresi'nde konuştu.

22 Ekim 2017 Pazar 16:08
Milletin rızasına talibiz

 AK Parti'de 19 Ağustos'ta başlayan ilçe kongrelerinin sürdüğünü, bugün Elazığ 6. Olağan Merkez İlçe Kongresi'nin gerçekleştirildiğini belirten Yıldırım, kongrenin hayırlı olmasını diledi.

AK Parti'nin hizmet aşkıyla çıktığı kutlu yolculukta, 16 yılı geride bıraktığını hatırlatan Yıldırım, "Bu aziz millete hizmet etmeyi bize nasip ettiği için Mevlamıza hamdolsun, şükürolsun. İnşallah daha nice yıllar, Rabbim bize bu aziz millete, bu aziz Elaziz'e hizmet etmeyi nasip eylesin. Elazığ, havası serttir, suyu serttir, insanı merttir, sözünün eridir. Biz Elaziz'e güveniriz, Elaziz de bize güvenir. 16 yıldır birlikte yürüyoruz." diye konuştu.

Elazığ'ın desteğini, gücünü hissederek bugünlere geldiklerini söyleyen Yıldırım, "Elazığ, 2007'deki referandumda yüzde 87 ile zirve destek verdi. Cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 82 destekle yine başa güreşti. Türkiye'nin en önde gelen illeri arasında yer aldı. Kasım 2015 seçimlerinde yüzde 66,5 oy oranıyla Elazığ yine dörtte dört yaptı." ifadesini kullandı.

Elazığlıların her dönemde vekaleti AK Parti'ye teslim ettiğini dile getiren Yıldırım, emanete sahip çıkmayı sürdüreceklerini vurguladı. Başbakan Yıldırım, "Size inanıyoruz, size güveniyoruz. Sizin güveninize layık olmak için elimizden geleni yapacağız. Bizim millete muhabbetimizi, sevgimizi anlayamayanlar varsın anlamasın. Bu muhabbet, bu sevda, bu hizmet aşkı bitmez." dedi.

"Bu kutlu yürüyüşe devam etmeye var mısınız gençler?" sorusunu yönelten Yıldırım, salondan "evet" karşılığını alması üzerine, "Maşallah, tırnağın taşa değmeye Elazığ. Ceddinize rahmet Elazığ." diye konuştu.

Türkiye'nin geleceğini şekillendirecek yeni döneme girildiğine işarete eden Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Türkiye’nin gelecek 5 yılına damgasını vuracak kararı 2019 yılında vereceğiz”

"Türkiye, yeni dönemin adını 16 Nisan'da koydu. 16 Nisan referandumuyla 94 yıllık hükümet sistemimizi değiştirdiniz. Halkımızın oylarıyla artık önümüzdeki seçimlerde cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçiyoruz. 2019'da üç tane seçim yapacağız. Belediye seçimleri, milletvekilli seçimleri ve cumhurbaşkanı seçimi. Türkiye'nin gelecek 5 yılına damgasını vuracak kararı 2019 yılında vereceğiz. Türkiye'yi Cumhuriyetimizin 100. yılına, muasır medeniyetler seviyesine çıkaracak kadrolar bu seçimlerde belli olacak. AK Parti'nin bugüne kadarki başarısının arkasında ak kadınların, ak gençlerin, ana kademenin imzası var."

Binali Yıldırım, "Bir kez daha Elazığ'da destan yazmaya var mısınız?" sorusuna, salondan "evet" karşılığını alması üzerine, "Biliyorsunuz, çıtayı yükselttik. Eskiden iktidar olmak için daha az oy yetiyordu. Şimdi seçmenin en az yarısından fazlasının oyunu, desteğini almamız gerekiyor. Çıtayı biz yükselttik. Artık AK Parti kendisiyle yarışan bir parti haline geldi. O halde geceyi gündüze katacağız, çırayı yıldız yapacağız, daha çok çalışacağız." dedi.

"Darbe girişimlerini, e-muhtırayı unutmadık"

Ak kadroların, 16 yıldır el ele, gönül gönüle bütün zorlukları aşarak geldiğini hatırlatan Yıldırım, şu değerlendirmede bulundu:

"2002'de Ak kadrolarla karanlık aydınlığa dönüştü. O günler ne dedik, 'yakın ışıkları Türkiye aydınlansın. Yakın ışıkları Elazığ aydınlansın.' Uçurum kenarındaki ülkeyi omuzuna alarak, AK Parti yeniden yükselişi, yeniden gelişmeyi sağladı. Bugün Türkiye, dünyanın sayılı ülkeleri arasında yerini aldıysa bu sizlerin alın teridir, bitmek tükenmek bilmeyen memleket sevdanızın eseridir. Bugünlere kolay gelmedik. Kötülüğü, karanlığı yenerek, ihanetleri defederek bugünlere geldik. İnançla imanla milletimizden aldığımız güçle bugünlere geldik. Darbe girişimlerini, e-muhtırayı unutmadık. Cumhurbaşkanlığı seçimini engellemek için ne tür hilelere başvurduklarını hepiniz hatırlıyorsunuz. Bir yargı darbesiyle AK Parti'yi kapatmak istemediler mi?"

Salondan yükselen "Şehitler ölmez, vatan bölünmez." sloganına Başbakan Yıldırım, "O şehitler, o kahraman Fethi Sekin'ler, Ömer Halisdemirler, vatan şehitleri, kahramanlarımız, onlara Allah'tan rahmet diliyorum. Bu ülkenin bağımsızlığı için bu bayrağın inmemesi için bu ezanların dinmemesi için canını seve seve veren şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Elazığ'ın gururu, medarı iftiharı Baskilli şehidimiz Fethi Sekin'e de Allah'tan rahmet diliyorum. Hiç merak etmeyin, sizde bu şuur oldukça, sizde bu vatan sevgisi, millet sevgisi, bayrak sevgisi, devlet sevgisi oldukça bu ülkeyi bölmeye hiç kimsenin gücü yetmez." ifadelerini kullandı.

Yıldırım, 15 Temmuz'da alçak FETÖ'nün aklı sıra demokrasiyi ortadan kaldıracağını, milleti esir alacağını ve ülkeyi karanlığa gömeceğini ifade etti.

Ancak o gece Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısıyla milletin meydanlara indiğini, meydanlarda tanklara, toplara, silahlara göğsünü siper ettiğini belirten Yıldırım, o gece her bir vatandaşın birer kahraman olduğunu vurguladı.

Yıldırım, o gece halkın gücünün tankın gücünü yendiğini, bir daha asla böyle bir karanlık tablonun bu ülkede yaşanmayacağının altını çizdi.

Son 15 yılda birçok engellerle karşılaşıldığını aktaran Yıldırım, bunların arkasına sığınmadıklarını, bahane üretmediklerini dile getirdi.

Başbakan Yıldırım, 2003-2016 yılları arasında Türkiye'nin üç kat büyüdüğüne işaret ederek, bu yılın ilk yarısında da büyümenin yüzde 5'in üzerinde gerçekleştiğini hatırlattı.

"Türkiye'ye hiçbir ülke ayar veremez"

Son 15 yılda milli gelirin üç kat arttığını vurgulayan Yıldırım, konuşmasına şöyle devam etti:

"Bugün Türkiye satın alma gücüne göre, dünyanın 13'üncü büyük ekonomisine sahip. İnşallah önümüzdeki yıllarda da ülkemizi bölgenin parlayan yıldızı yapmaya kararlıyız. Artık ülkemizde vatandaşlarımız geleceğe güvenle bakıyor. Ülkemizin büyümesini, güçlenmesini istemeyenlere karşı mücadelemiz ilk günkü kararlılıkla sürecek. Hedef, terörü Türkiye'nin gündeminden çıkartmak, bütün enerjimizi ve gücümüzü gençlerimizin, milletimizin geleceği için harcamak.  

Bugünlerde Türkiye aleyhinde açıklamalar ardı ardına geliyor. Dün, Avrupa Birliği'nden, Danimarka Başbakanı çıkmış abuk subuk laflar ediyor. 'Türkiye gözümüzün önünde Erdoğan rejimi altında eriyor, böyle Avrupa'ya nasıl girecek?' Sen kimsin? Senin Türkiye'ye, Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanına söyleyecek lafın olabilir mi? Türkiye'nin rejimi demokrasidir, cumhuriyettir. Türkiye geçmişinden aldığı, medeniyetinden aldığı güçle emin adımlarla muasır medeniyet seviyesine yürüyor. Türkiye'ye hiçbir ülke ayar veremez."

"Avrupa Birliği, bize laf edeceğine kendi geleceğine baksın"

Başbakan Yıldırım, Türkiye'nin kendi kararını kendisi verecek güçte olduğuna dikkati çekerek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Avrupa Birliği, bize laf edeceğine kendi geleceğine baksın, gelecek vizyonuna karar versin. Kırk yıldır iki ileri bir geri. Ne yapıyorsunuz kardeşim? Karar verin. Türkiye'nin üyeliği önünde durmadan engel çıkartmaya çalışıyorsunuz. Asıl niyetiniz neyse onu söyleyin, zaman kaybettirmeyin. Şunu söyleyeyim, Türkiye'nin, Avrupa Birliği'ne üyelik yolundaki kararında bir değişiklik yok. Asıl olan Avrupa Birliği hangi yöne gidecek? 

Avrupa Birliği, medeniyetleri buluşturan bir açılım mı yapacak, yoksa kendi dar çevresi içerisinde yoluna devam mı edecek? Türkiye'yi Avrupalı mı, Asyalı mı diye sorgulamak hiç kimsenin hakkı değildir. Türkiye, Avrupa'nın da merkezindedir, Asya'nın da merkezindedir, coğrafi olarak da kültür olarak da gelecek olarak da. Bunların derdi, Türkiye'yi uzun süre dışarıda tutmak. Cumhurbaşkanımızın dik duruşu, bunların taktığı çelmelere karşı Türkiye'nin kendi kararını kendi vermesi, kalkınmasını istikrarlı şekilde devam ettirmesi bunları rahatsız ediyor."

İslam düşmanlığı ve ırkçılığın, Avrupa'da yükselen bir değer olduğunu belirten Yıldırım, bunun gelecekte Avrupa'nın başını ağrıtacak en önemli konu olduğunu söyledi.

Başbakan Yıldırım, bu yüzden Türkiye'nin, "hoşgörünün, kardeşliğin, huzurun, barışın olduğu bir Avrupa istiyorsanız mutlaka ve mutlaka geniş düşünmeniz lazım, vizyonunuzu gözden geçirmeniz lazım." ifadesini kullandığını aktardı.

Elazığ'ın büyüdüğüne değinen de Yıldırım, "Bugün Elazığ'a 10 uçak iniyor, yazın bu sayı daha da artıyor. Şimdi ay başından itibaren Ankara'ya da seferler başlıyor." dedi.

Yıldırım, 15 yılda Elazığ'a 12 milyar liralık yatırım yaptıklarını ancak Elazığ'ın daha fazlasını hak ettiğini bildirdi.

Başbakan Yıldırım, 2003'te sadece 33 kilometre bölünmüş yol bulunan Elazığ'da 314 kilometre daha bölünmüş yol yaparak, bu rakamı 350 kilometreye çıkardıklarını belirterek, bunun "önce millet, önce hizmet" diye yola çıkan AK Parti'nin farkı olduğunu söyledi.

Malatya'ya, Diyarbakır'a, Bingöl'e bölünmüş yollarla bağlanan Elazığ'ı, şimdi de Arapkir üzerinden Erzincan'a bölünmüş yolla bağladıklarını vurgulayan Yıldırım, Elazığ'a yeni yapılacak yatırımlar hakkında da bilgi verdi. Yıldırım, "Gençler, Elazığ'a yeni bir stadyum lazım değil mi? Yakışır değil mi? Peki o halde Elazığ'a yeni stadyum yapılacak. Hayırlı uğurlu olsun." ifadesini kullandı.

Eski stadyumun yıkımına başlandığını anımsatan Yıldırım, Elazığ'da sporcu yetiştirme merkezi kurduklarını, 750 konutun yapımının devam ettiğini aktardı.

Elazığ'ın beklediği Kanatlı ve Hamzabey barajları ile Uluova Sulama Projesi'nin yapımına da süratle devam edildiğini bildiren Yıldırım, geçen ağustos ayında temeli atılan Uluova Sulama Projesi bittiğinde 150 bin dönüm arazinin suyla buluşacağına değindi. Yıldırım, Elazığ ve ilçelerinde 7 tane baraj yapıldığını söyledi.

"Milletin rızasına talibiz"

Palu, Genç, Muş demiryolu ile Elazığ, Diyarbakır hızlı tren etüt proje çalışmalarının ise devam ettiğini anımsatan Yıldırım, proje çalışmaları tamamlandıktan sonra yapımın da gündeme geleceğine işaret etti.

Yıldırım, Harput'un tarihi dokusuna uygun olarak tasarlanan Diyanet Eğitim Külliyesi'nin de bir an önce tamamlanacağını belirterek, "Biz koltuklara, makamlara, mevkilere değil, milletin rızasına talibiz. Milletin gönül rızasından daha büyük bir kazanç biz tanımıyoruz." dedi.

Herkesin geleceğe güvenle bakmasını, ülkesiyle gurur duymasını istediklerini aktaran Yıldırım, bunun bahtiyarlığının kendilerine yeteceğini ifade etti.

Başbakan Yıldırım, AK Parti'nin gelişimi, değişimi esas alan bir parti olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Biliyorsunuz kabinede, MYK'da değişiklik oldu, yerel yönetimlerde değişiklik var. Biz halkımızın beklentisine göre siyaset yapan bir partiyiz. Burada milletin istediği neyse ona göre karar veriyoruz. Sıkıntının, aksamanın, sorunların olduğu yerde mutlaka çözüm üretmek, sorunları torunlara bırakmamak AK Parti'nin temel ilkesidir, temel felsefesidir. AK Parti'nin davası 80 milyon vatandaşın hakkını, hukukunu korumaktır. AK Parti'nin kurucu ilkesi Türkiye'nin birliği, beraberliği, kardeşliğidir. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, birlikte Türkiye olacağız."

AK Part'nin, demokrasinin teminatı olduğunu belirten Yıldırım, partinin kitabında yılmak, yorulmak, durmak olmadığını, yola devam edeceklerini söyledi.

Yıldırım, Merkez İlçe Başkanı Ömer Faruk Çelik'in kongrede güven tazeleyeceğini ve yola devam edeceğini belirterek Çelik'e başarılar diledi.

"Barzani'nin sesi soluğu kesildi"

Yıldırım'ın konuşması zaman zaman kongreye katılanlar tarafından tezahüratlarla kesildi.

"Vur vur inlesin, Barzani dinlesin." tezahüratlarına Yıldırım, "Barzani'nin sesi soluğa kesildi, dinleyecek hali mi kaldı? Yaptığı yanlışın sonucu ortada." karşılığını verdi.

Katılımcıların, "Musul, Kerkük bizimdir, bizim kalacak." sloganları üzerine Yıldırım, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Gençler, şimdi Musul da Kerkük de yerinde kalsın. Herkes orada güzel güzel yaşasın. Biz oradaki huzuru bozanları, oradaki masum insanların hayatını karartan alçak PKK terör örgütünü yok etmek için gayret ediyoruz. Kardeşliğimize, birliğimize, beraberliğimize kasteden bu terör örgütleriyle mücadelemiz amansız bir şekilde devam edecek."

Yıldırım, "İşte ordu, işte komutan" sloganları üzerine de, "Komutan belli, Recep Tayyip Erdoğan." dedi.

Yıldırım, "taşeron işçilerin kadroya alınması" konusunun yıl başına kadar hallolacağını bildirdi.

Başbakan Yıldırım, salona girişte partililerin yoğun sevgi gösterisiyle karşılandı. Yıldırım daha sonra salonu dolaşarak partilileri selamladı, onlarla fotoğraf çektirdi.

Salona dev Türk bayrağı ile Mustafa Kemal Atatürk, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile AK Parti Genel Başkanvekili ve Başbakan Binali Yıldırım'ın posterleri asıldı.

Programa, Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, Genel Başkan Yardımcıları Mehdi Eker ve Öznur Çalık, Siyasi Erdem ve Etik Kurulu Başkanı Ahmet Cemil Tunç, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Orhan Erdem, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Şuay Alpay ile milletvekilleri ve partililer katıldı.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner66

banner64