banner47

10 Kasım Atatürk'ü anma töreninde konuştu

Erdoğan, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu tarafından düzenlenen 10 Kasım Atatürk’ü Anma Töreni’ne katıldı.

10 Kasım Atatürk'ü anma töreninde konuştu

Erdoğan, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu tarafından düzenlenen 10 Kasım Atatürk’ü Anma Töreni’ne katıldı.

haberiumturk
haberiumturk
10 Kasım 2018 Cumartesi 11:30
10 Kasım Atatürk'ü anma töreninde konuştu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu tarafından düzenlenen 10 Kasım Atatürk’ü Anma Töreni’ne katıldı. Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen anma programında Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk’ün vefatının 80. yıl dönümü nedeniyle düzenlenen anma töreninde yaptığı konuşmada, “Geleceğin dünyasında sadece demokrasinin, özgürlüklerin, güvenlik ve refah arayışlarının bulunduğuna inanıyor, biz de bu istikamette çalışıyoruz. 2023 hedeflerimiz, sadece ekonomide değil, demokraside de dünyanın en ileri ülkelerinden biri hâline gelme kararlılığımızı ifade ediyor” dedi.

Vefatının 80. yıl dönümünde, Atatürk’ü rahmetle yâd eden ve ahirete irtihal etmiş tüm gazi ve şehitlere de minnettarlığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yıl dönümlerinin, anma yanında, geçmişten bugüne kapsamlı muhasebeler yapma fırsatı verdiğini söyledi.

Pazar günü Paris’te katılacağı Birinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinin 100. yılı törenleri ve bugün Atatürk’ün vefatının 80. yıl dönümü anma etkinliklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu süreçte ülkemizin yaşadıklarını şöyle bir gözümüzün önüne getirdiğimizde, Türkiye’nin nereden nereye geldiğini çok daha iyi görebiliriz” diye ekledi.

      

“MÜSTEVLİLERE KARŞI TOPYEKÛN BİR KURTULUŞ MÜCADELESİ BAŞLATTIK”

Çanakkale ve Kut’ül Amare gibi zaferlere rağmen, Birinci Dünya Savaşı’nın ardından ülke topraklarının paylaşılma girişimlerine şahit olunduğunu ve ülkenin böyle bir tehdidin altına girdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Müstevlilere karşı önce şehir şehir, ardından topyekûn bir kurtuluş mücadelesi başlattık. Mücadelemizin zaferle sonuçlanmasını ardından, yeni devletimizle tarih sahnesindeki yerimizi tekrar aldık” diye konuştu.

“600 yıllık bir çınarın devrilip, epeyce küçülmüş olsa da, özü itibariye aynı mümbit coğrafya üzerinde taze bir fidanın boy vermesi sürecinin, elbette sıkıntısız yaşanması mümkün değildi” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu dönemin, doğru ve yanlışlarıyla, eksik ve fazlalarıyla tartışıldığını ve tartışılacağını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Mesela, Gazi Mustafa Kemal’in kendi iradesiyle başlattığı ama provokasyonlar yüzünden vazgeçmek zorunda kaldığı çok partili hayata geçiş denemesini vaktinde başarmış olsaydık, acaba ülkemiz nereye giderdi? Mesela, o dönemde kendi uçağımızı, otomobilimizi üretmiş, sanayimizi geliştirmiş, ihracatımızı büyütmüş olsaydık, bugün nerede olurduk? Mesela, gençlerimizin zihinlerini formatlamaya çalışmak yerine, onları medeniyetiyle barışık özgür fertler hâlinde yetiştirecek bir eğitim sistemi kursaydık, acaba nasıl bir gelişme gösterirdik? Bunun gibi pek çok soru, zihinlerimizi meşgul ediyor olmakla birlikte, önümüzdeki vakıa da ortadadır.”

      

“İNANCIMIZ VE KÜLTÜRÜMÜZÜN NASIL HOYRATÇA SAVRULDUĞUNU GAYET İYİ BİLİYORUZ”

Atatürk’ün vefatına yakın yıllardan başlayıp 1950’ye kadar süren tek parti istibdadı döneminde milletin değerlerinin, inancının ve kültürünün hoyratça savrulduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu dönemde İkinci Dünya Savaşı’na girmediğini; ancak savaşın tüm yükünü, sefaletini ve sıkıntısını yaşadığını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu dönemde ülkemizi yönetenler, milletimizi sadece büyük bir maddi külfetin altında ezmekle kalmamış, değerlerinin üzerinde kurduğu baskıyla da iyice bunaltmıştır” ifadelerini kullandı.

Bu dönemin sonunda yaşanan gelişmelerle ilgili, Türkiye’de bir kesimin, çok partili hayata, dönemin CHP yöneticilerinin iradesiyle geçildiğini iddia ettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Oysaki bu değişim iradi değil, mecburi bir değişimdir. Tek parti ekibi, elinden gelse Türkiye’yi Alman Nazizm’i, İtalyan Faşizmi veya Sovyet sosyalimizden birine sürükleyecek bir zihin yapısına sahiptir” şeklinde konuştu.

Çok partili hayata geçişten hemen sonra yapılan 1946 seçimlerinde uygulanan “açık oy-gizli tasnif” yönteminin, CHP yönetiminin demokrasi anlayışı konusunda fikir vermeye yeterli olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin iradesine sahip çıkma kararlılığı sonunda uygulanan gizli oy-açık tasnif usulünün, 1950 seçimlerinin adil bir şekilde sonuçlanmasını sağladığını söyledi.

Bu seçimin sonucunda, “Yeter söz milletindir” diyen Demokrat Parti’nin, ezici bir çoğunlukla ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlendiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk milleti, darbelere, cuntalara, vesayet güçlerinin türlü oyunlarına rağmen hep iradesine sahip çıkmış, sözün de, kararın da kendisine ait olduğunu ortaya koymuştur” sözlerine yer verdi.

“TÜRKİYE’Yİ TEK PARTİ DÖNEMİNİN KARANLIK GÜNLERİNE DÖNDÜRME ÇABASI ISRARLA DEVAM ETMİŞTİR”

Milletin demokrasiye bağlılığın gücü nispetinde, ülkedeki bir kesimin Türkiye’yi tek parti döneminin karanlık günlerine tekrar döndürme çabasının da ısrarla devam ettiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün hâlâ, tek parti dönemiyle adeta sembolleşmiş zulümlerden biri olan Türkçe ezanın kamuoyu önünde savunulabiliyor olması, işte bu özlemin, milletin değerlerine yönelik bitmek bilmeyen bu husumetin bir işaretidir” dedi.

Ezanın Arapça okunmasının bütün İslam dünyasını kapsayan evrensel bir değer olduğunun, hangi ülkeye gidilse ezan olarak anlaşılacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ezanın Türkçe okunmasını istemenin, bu milleti değerlerinden uzaklaştırmanın adımları olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Âşık Veysel’i kılığı-kıyafeti sebebiyle Ankara’nın merkezine almadılar. Bu örnekteki o kibirli yaklaşım, daha sonra başörtüsü başta olmak üzere pek konuda kendini göstermiştir. Niye? Âşık Veysel saf bir Anadolu insanı, bir âşık, oradaki kıyafetiyle Ankara’ya gelmiş. Beğenmediler, Ankara’ya sokmak istemediler Âşık Veysel’i. Bu ülke bunları da yaşadı. Kendilerini milletten üstün görenler, ‘göbeğini kaşıyan adam’, ‘bidon kafalı’, ‘dağdaki çobanın oyuyla benim oyum bir olamaz’, ‘makarnacı’, ‘kömürcü’ diyerek hâlâ millî iradeyi aşağılamayı sürdürüyorlar. Bu milletin hepsinin de kim olursa olsun oyu birdir, bunları aşağılayamazsın. Zaten demokrasinin güzelliği burada değil mi? Demokrasinin güzelliği burada, ayırt etmek yok, ayrımcılık yok. Demokrasiyi hazmedememiş olan bu kesim her seçimin ardından ortalığı karıştırmaya, halkın sandığa yansıttığı iradeyi önemsiz hâle getirmeye hep gayret etmişlerdir.”

“TEK PARTİ ZİHNİYETİ VE DARBECİ KAFA, AYNI MADALYONUN İKİ YÜZÜ GİBİDİR”

Darbeyi, cuntayı ve vesayeti yücelten yaklaşımları sergileyenlerin ideal örneğinin hep tek parti dönemi olmasının boşuna olmadığını kaydederek, tek parti zihniyeti ve darbeci kafanın, aynı madalyonun iki yüzü olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemiz siyasetinin en önemli sorunu; milletin değerleriyle, tarihiyle, kültürüyle kavgalı anlayışın hâla etkinliğini devam ettirebiliyor olmasıdır” değerlendirmesinde bulundu.

Dünyanın ve Türkiye’nin yürüdüğü istikamette, bu tür faşizan eğilimlere asla yer olmadığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, geleceğin dünyasında sadece demokrasinin, özgürlüklerin, güvenlik ve refah arayışlarının bulunduğuna inandıklarını, kendilerinin de bu istikamette çalıştıklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2023 hedeflerimiz sadece ekonomide değil demokraside de dünyanın en ileri ülkelerinden biri hâline gelme kararlılığımızı ifade ediyor. İnşallah gençlerimize emanet ettiğimiz 2053 ve 2071 vizyonları üzerinde yükselecek geleceğin Türkiye’si bu tür tartışmaları tümüyle geride bırakacaktır” şeklinde konuştu.

“İNSANİ YARDIMLARDA DÜNYADA İLK SIRADA YER ALIYORUZ”

Bu milletin bin yıldır yaşadığı bu coğrafyada kesintisiz bir mücadele içinde olduğunu, yüzünü batıya çevirdiğini ancak her fırsatta doğuya da dönmesi, oraları da güvenliğe ve huzura kavuşturması gerektiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bugün de aynı işi yapıyoruz. Bizim demokraside de, ekonomide de, hak ve özgürlüklerde de, insani değerlerin korunması hususunda da asıl mücadele alanımız batıdır. Bunun için ‘Dünya 5’ten büyüktür’ diyoruz. Bunun için ‘one minute’ diyoruz. Bunun için ‘tüm insanlık güvende değilse kimse güvende olamaz’ diyoruz. Bunun için 3,5 milyon Suriyeliyi ülkemizde barındırıyoruz. Bunun için Myanmar’daki nehirlerin ve Akdeniz’in karanlık sularında boğulan mazlumların sızısını yüreğimizde hissediyoruz. Bunun için insani yardımlarda dünyada ilk sırada yer alıyoruz.”

“KANDİL’DEKİ ELEBAŞLARI İÇİN ÖDÜL KOYANLARIN, AYNI TERÖRİSTLERLE İŞ TUTTUKLARINI İYİ BİLİYORUZ”

Bu çabalarına; ülke sınırları içinde terör örgütleri eliyle bombalar patlatılarak, Türkiye’nin sınırları boyunca da terör koridorları kurularak, bu mücadeleden vazgeçirilmeye çalışılarak cevap verildiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, görünürde Kandil’deki PKK’yı terör örgütü ilan edip elebaşları için ödül koyanların, arka planda aynı teröristlerle nasıl iş tuttuklarını çok iyi bildiklerini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aynı örgütün namlularını ülkemize çevirmiş Suriye’deki mensuplarıyla kol kola girip devreye gezerken Irak’taki elebaşlarını hedef gösterenler, kendilerince bizi kandıracaklarını sanıyorlar. Hepsini gayet iyi biliyoruz. Hâlbuki biz onlara her fırsatta bu oyunun tutmayacağını, terör örgütleriyle yol yürüyenlerin akıbetlerinin hüsran olacağını hep söyledik, söylüyoruz” ifadelerini kullandı.

Bu arada boş da durmadıklarını, bir hafta içinde 15 teröristin etkisiz hâle getirildiğini, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekâtları ardından İdlib’de de güvenlik ve huzuru sağlama yönünde önemli adımlar attıklarını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aynı şekilde Kuzey Irak’taki terör yuvalarını birer birer dağıtarak Kandil’i de Sincar’ı da teröristlerin başına yıkma yolunda ilerliyoruz” diye konuştu.

Konuşmasında Hakkâri’de bir mühimmat deposunda yaşanan patlamaya da değinerek, 4 şehidin ve 20 civarında yaralının olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, yaralılara da acil şifa temennisinde bulundu.

Fırat’ın doğusundaki Suriyelilerin bölücü terör örgütünün pençesi altında inlediğinin farkında olduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, çok yakında bu bölgedeki mazlumları da güvene ve huzura kavuşturacaklarını açıkladı.

“FETÖ İHANET ÇETESİNİN ÇIRPINIŞLARI DA ARTIK FAYDA VERMEYECEK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu adımlarını, DEAŞ kuklasını ortaya sürerek kesebileceklerini sananların, yanıldıklarını görmeye başladığını söyledi ve sözlerinin devamında şu ifadelere yer verdi: “Ülkemize karşı yürütülen küresel yalan ve iftira kampanyalarının en büyük kaynağı haline gelen FETÖ ihanet çetesinin çırpınışları da artık fayda vermeyecek. Deşifre olmuş oyun başarısızlığa mahkûmdur. Biz bu oyunu çözdük. İnşallah en kısa sürede bize kurulan tuzakları sahipleri ve piyonlarının başlarına geçirip yolumuza devam edeceğiz. Değerli kardeşlerim; bize göre Atatürk’ü anmak da, anlamak da ancak böyle olur, lafla değil.”

Muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkmanın lafla olamayacağını; bunun İstanbul Havalimanı gibi eserleri dikmekle, köprüler, metrolar yapmakla, insansız hava aracı üretmekle olacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Batının kapısında, şurada-burada sıraya girmek suretiyle muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkamayız. Biz, kendi eserimizi kendimiz üreteceğiz. Hem inşa edeceğiz, hem ihya edeceğiz” dedi.

Vefatının 80. yıl dönümünde Gazi Mustafa Kemal’i tazimle yâd eden, tüm şehit ve gazilere Allah’tan rahmet temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu’nu düzenledikleri anma programı sebebiyle tebrik etti.

Son Güncelleme: 11.11.2018 02:57
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner66

banner64