banner47

16 Nisan İş Dünyasının Kaderini İlgilendiren Bir Seçimdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NTV ve Star TV ortak canlı yayınında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu

16 Nisan İş Dünyasının Kaderini İlgilendiren Bir Seçimdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NTV ve Star TV ortak canlı yayınında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu

05 Nisan 2017 Çarşamba 16:27
16 Nisan İş Dünyasının Kaderini İlgilendiren Bir Seçimdir

 NTV ve Star TV ortak canlı yayınında açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seçim 2019'un Kasımında. Bunu gördüğü zaman yurt dışı sermaye 2019 Kasımına kadar ne yapacak? Gelecek, yatırımı için bütün planlamasını yapacak, adımını da ona göre atacak. 16 Nisan aslında Türkiye'de iş dünyasının kaderini ilgilendiren bir seçimdir. İş dünyası bu konuda çok hassas davranmak zorundadır. Yatırımı yapan sensin. Ben siyasetçi olarak senin önünü açmaya çalışıyorum. Bugüne kadar da takoz olmadık, hep ön açtık” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NTV ve Star TV ortak canlı yayınına konuk oldu. Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen yayında Cumhurbaşkanı Erdoğan, Oğuz Haksever’in sorularını cevaplayarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, anayasa değişikliğinin içeriğine dair tartışmalarda yer alan "tek adamlık" kavramına ilişkin bir soru üzerine, "Tek adamlık kavramı burada bir defa çok çirkin. Bunlar da yaklaşımlarını yaparken çok çirkin yapıyorlar. Bir defa burada tek adamlık diye bir şey söz konusu değil" diye konuştu.

HSYK’NIN YAPISI

Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: "Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun oluşumunda 2010 öncesi üye sayısı 7 asıl idi. 5 asıl cumhurbaşkanı tarafındandı. Adalet Bakanı ve müsteşar 2 idi. Ne yapıyor? 7, 7 toplam 14. Şu andaki durum 21 asıl, 7 yedek var. Cumhurbaşkanı 4 tane atıyor. Adalet Bakanı ve müsteşar 2, Adalet Akademisi 1, sayı toplamda 28. Yeni dönemde durum üye sayısı 13'e çıkıyor ama meclis 7 üye atayacak. Cumhurbaşkanı 4 üye atayacak buna ilave bir de Adalet Bakanıyla müsteşar var. Peki burada en önemli olan nedir? Türkiye Büyük Millet Meclisi bundan önce atama yapamıyordu. İlk defa şimdi Türkiye Büyük Millet Meclisi 7 üye atayacak. Yeni bir süreci, daha kuşatıcı, daha kucaklayıcı bir süreci bu düzenleme getiriyor."

FESİH TARTIŞMALARI

Cumhurbaşkanının sadece Bütçe Kanunu ile ilgili yetkisi olacağına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, reddetmesi hâlinde ise bir önceki yılın bütçesinin TEFE/TÜFE veya başka bir ayarlama ile düzenleneceğini, ülkenin bütçesiz kalmadan yoluna devam edeceğini aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Olay bu. Yasama organı nasıl yok dersin? 'Yasama organını fesih' diyor iki de bir. Bir defa fesih diye bir olay olmaz. Yok böyle bir şey. Ne olabilir? Mesela seçimlerin yenilenmesi gibi bir durum meydana geldi. Eğer cumhurbaşkanı böyle bir yola tevessül edecek olursa ki bu pek de öyle akıl karı bir iş değil. Böyle bir şey olması hâlinde Meclisle Cumhurbaşkanlığı seçimi ne oluyor? Aynı anda yapılıyor. Kendisi de seçime girecek. Aynı şekilde Meclis de seçime girmiş olacak. Herkes bunu kolay kolay istemez. Dünyada bunun pek benzeri yok" ifadelerini kullandı.

“SEÇİMİN OLDUĞU YERDE TEK ADAMLIK OLMAZ”

Bu süreçte denetim mekanizması itibarıyla Meclisin bugünkü durumuna göre çok daha farklı bir konuma geleceğine de dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Örneğin, şu anda biliyorsunuz cumhurbaşkanı ancak ihaneti vataniyeden yargılanabiliyor. Fakat yeni dönemde kişisel suçlar sebebiyle de parlamentodaki belli çoğunluklarla Yüce Divana kadar cumhurbaşkanı götürülebilir. Kim güçlü? Parlamento güçlü. Nerede kaldı tek adamlık. Böyle tek adamlık olur mu? Sen tek adamı nasıl yargılarsın veya Yüce Divana nasıl sevk edersin? Şu anda cumhurbaşkanı sadece vatana ihanetten sevk edilebilirken, kişisel suçlar sebebiyle parlamentodaki belli çoğunluklarla hakkında davaya götüren yollar açılabiliyor. Şu da çok açık ve net ortada, seçimin olduğu yerde tek adamlık olmaz. Şu anda seçim var mı ülkemizde? Bundan sonrada olacak mı? Burada tek adamlık olmaz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki seçimin bir arada yapılmasının nedeninin sorulması üzerine de şunları kaydetti: "Bunun en önemli sebebi şu, bir defa bizim çok seri bir üretim içerisinde olmamız lazım. Öyle anlar olmuştur ki aynı yıl içerisinde belediye seçimi, parlamento seçimi, cumhurbaşkanlığı seçimi olmuştur. Bu uzun aralıklarla da bir arada olsa aynı yıl içerisine bunların tesadüf ettiği yıllar olmuştur. Şimdi bununla birlikte ne olacak? Parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimi aynı gün olacak ve ülke kendine hedefler belirleyecek. Biz 5 sene sonra şu gün, cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimini yapacağız. Bu bir istikrar hedefidir. Çünkü bizim iki sihirli kavramımız var, istikrar ve güven. Şimdi bununla biz bu istikrar ve güveni yakalayacağız."

“SIK ARALIKLARLA SEÇİM OLURSA İŞADAMLARI RAHATLIKLA YATIRIM YAPAMAZ”

Ülkede sık aralıklarla seçimlerin yapıldığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu şekilde iş adamların rahatlıkla yatırım yapamayacağını aktardı. Yurt dışından Türkiye'ye gayrisafi hasılanın girişinin ortalamasının yıllık 1 milyar dolar olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz geldik grafik yükselmeye başladı. Mesela benim başbakanlığım döneminde bir yıl aklımda kaldığı kadarıyla 22 buçuk milyar dolara kadar çıktık. Bu dönemde de yine geçen yıl yanılmıyorsam 12 buçuk milyar dolar gibi bir rakamı yakaladık. Ama ondan bir yıl önce 16,5 milyar dolardı, bunu yakaladık. Bu bir şey gösteriyor. Şimdi güveniyor, yurt dışından gelen sermaye de güveniyor" dedi.

Yurt dışı seyahatlerinde kendisine "Seçim var mı?" sorusunun yöneltildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hayır, seçim falan yok. Bizim seçimin tarihi belli. Şimdi diyelim ki seçim 2019'un kasımında. Bunu gördüğü zaman yurt dışı sermaye 2019 Kasımına kadar ne yapacak? Gelecek, yatırımı için bütün planlamasını yapacak, adımını da ona göre atacak. 16 Nisan aslında Türkiye'de iş dünyasının kaderini ilgilendiren bir seçimdir. İş dünyası bu konuda çok hassas davranmak zorundadır. Yatırımı yapan sensin. Ben siyasetçi olarak senin önünü açmaya çalışıyorum. Bugüne kadar da takoz olmadık, hep ön açtık" şeklinde konuştu.

”KUVVETLER AYRILIĞI ZEDELENMEZ“

"Yeni sistemde cumhurbaşkanının partisiyle meclis çoğunluğunun aynı olması olasılığı var, 'o zaman kuvvetler ayrılığı zedelenir' diye eleştiriler de var. Ne dersiniz?" sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, kuvvetler ayrılığının zedelenmesinin söz konusu olmayacağını, tam aksi bir durumun yaşanacağını anlattı.

Cumhurbaşkanının partili olmasının getirdiği avantajlara ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bir defa cumhurbaşkanı partisiyle içli dışlı olacağı için partisini de disipline etmesi bakımından büyük bir önem arz ediyor. Partisinin disipline olması da müşterek çalışmada hem kendisine ayrı bir güç katacak, partisinin tüm illere yayılmasında, illerdeki çalışmaların kontrol edilmesinde onlar da çok daha aktif, faydalı hâle gelecek" diye konuştu.

CUMHURBAŞKANININ KARARNAME ÇIKARMA YETKİSİ

"Eğer referandumdan 'evet' çıkarsa, 2019'da da seçilirseniz, kararname çıkarma yetkisine sahip olacaksınız. Cumhurbaşkanı bu önerilen sistemde ne gibi kararnameler çıkaracak?" sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu yanıtı verdi: "Anayasa ve anayasada yer almayan yasalar. Bu ikisinin dışında boşlukta olan konular vardır ki bir kararname çıkacaksa anayasaya ve bu yasalara ters olmaksızın cumhurbaşkanı ne çıkarabilir? Kararname. Velev ki çıkarmış olduğu bu kararname konusunda parlamento, eğer buna da itirazi bir durum söz konusu olursa burada denetim yetkisini kullanır. Hatta bu denetim yetkisi sadece orada kalmaz, anayasada da aynı şekilde devam eder. Bu kadar güçlü bir kontrol altında öyle cumhurbaşkanı Ali kıran baş kesen olamıyor. Böyle bir şey yok. Bunlar okumuyorlar. Okumuş olsalar bunların hepsini çok açık ve net göreceklerdi. Ama okumadıkları için bunu göremiyorlar. Dolayısıyla şu anda Anayasa Mahkemesine parlamentonun itiraz yetkisi nasıl var, o dönemde de aynı şekilde parlamentonun oraya itiraz yetkisi olacak. Kararnameler konusunda da parlamento baktı ki işine gelmiyor, onunla ilgili de kalkar bu itirazını yapar. Nereye? Anayasa Mahkemesine. Her şey bu kadar açık ortada. Yani yasama organı, Anayasa Mahkemesi var. Dolayısıyla öyle 'Dediğim dedik öttürdüğüm düdük' böyle bir cumhurbaşkanlığı kurumu yok."

“BU SLOGANİK YAKLAŞIMLARI BIRAKIN”

"Hayır" çadırına yaptığı ziyaret hatırlatılarak, "Yeni sürprizlerin olup olmayacağının" sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, bundan sonraki süreçte de spontane gelişmeler olabileceğini söyledi.

Çadır ziyaretinde "Niye 'hayır' diyorsunuz?" sorusunu yönelttiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Çağdaş bir Türkiye'de yaşamak istiyoruz dedi. 'Şu andaki Türkiye çağ dışı bir Türkiye mi?' dedim. Durdu durdu, 'Biz çağdaş bir Türkiye'de yaşamak istiyoruz.' Çünkü aslında niye 'hayır' dediğini bilmiyor. 'Bak' dedim, 'Kim akıl ederdi böyle bir dört gidiş geliş köprü, ortasından da raylı sistem geçecek. Burası havalimanına bağlanacak falan.' Ne dese beğenirsin? Oradan öbür arkadaş çıktı, dedi ki 'Niye Tayyip Erdoğan adını koymadınız da Yavuz Sultan Selim Köprüsü adını koydunuz?' 'Burada benim ne kadar mütevazı olduğumu anlayacaksın' dedim. Ben kendi adımı koymadım ama yani Osmanlı'nın zirve yaptığı dönemin sultanı Yavuz Sultan Selim, onun ismi buraya yakışmaz mı? Onu koydum. Ama 'Siz ayrımcılık yaptınız' dedi. Alevi Sünni meselesini gündeme getirdi. 'Çok ayıp' dedim, buna üzüldüm. Aklımızın ucundan bizim böyle bir şey geçmedi. Sizin de aklınızın ucundan böyle bir şey geçmesin. Şu köprünün üzerinden benim Alevi vatandaşım geçmeyecek mi? Sünni kardeşim geçmeyecek mi? Türk'ü, Kürt'ü, Laz'ı, Çerkez'i, Gürcü'sü, Abaza'sı şu anda bütün köprülerden geçmiyor mu? Marmaray'dan Avrasya tünelinden geçmiyor mu? 'Bırakın bu işleri, bu sloganik yaklaşımları bırakın' dedim."

“GÜVENOYU YETKİSİ PARLAMENTONUN OLMAYACAK”

"'Hızlı karar diye bir savı var evet kampanyasının, bunu anlatır mısınız?" sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte çok sayıda gensoru verildiğini, bunun parlamentoyu işlevsiz hâle getirmek için yapıldığını belirtti.

Geçmeyeceği bilindiği hâlde gensoruların verildiğini, bu nedenle çok ciddi zaman kaybı yaşandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunları aşmak istediklerine değindi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Güvenoyu yetkisi, parlamentonun olmayacak, kimin güvenoyu yetkisi olacak? Milletin. Millet seni getiriyor, millet götürecek. Aklayan da karalayan da ." dedi.

Milletin beklediği hizmetin seri şekilde verilmesi gerektiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bizim patinaja tahammülümüz yok, onun için de kararda seri olmak çok önemli. Eğer parlamento zaten senin arkandaysa cumhurbaşkanı olarak daha seri bir çalışmaya da girmiş olacaksınız. Muhalefetin elinden bazı şeyler var ki alınmış olacak. Ne gibi? Gensoru gibi.”

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner85