banner47
banner119

Adaletin olmadığı yerde zulüm vardır

Başkan Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla işçilerle, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen yemekte bir araya geldi.

Adaletin olmadığı yerde zulüm vardır

Başkan Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla işçilerle, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen yemekte bir araya geldi.

haberiumturk
haberiumturk
01 Mayıs 2019 Çarşamba 20:37
Adaletin olmadığı yerde zulüm vardır

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla çeşitli meslek dallarına mensup işçilerle, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen yemekte bir araya geldi.

“BİZ ÜRETİM İLE ALIN TERİNİ, SERMAYE İLE EMEĞİ, KAZANÇ İLE HAKKANİYETİ BİRBİRİNDEN AYIRMIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü Yemeği’nde yaptığı konuşmada, işçi ve işveren arasındaki ilişkiyi dikkate almayan yaklaşımlardan hayırlı bir netice çıkmayacağını belirterek, “Biz üretim ile alın terini, sermaye ile emeği, kazanç ile hakkaniyeti birbirinden ayırmıyoruz. Kalkınmayı, toplumun tüm kesimlerinin refahının orantılı şekilde yükselişi olarak görüyoruz” dedi.

Yemek öncesinde işçilere hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm işçilerin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik etti. Şanlıurfa’daki kutlamalara katılmak üzere Elbistan’dan yola çıkan ve trafik kazasında şehit olan işçilere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayatını kaybeden işçiler için Fatiha okudu.

“BİZİM İŞÇİLERİMİZ; VATANINA, DEĞERLERİNE SAYGILI, BU UĞURDA CANINI VERMEKTEN KAÇINMAYAN İNSANLARDIR”

1 Mayıs’ın 2008 yılında resmen Emek ve Dayanışma Günü olarak kabul edildiğini ve 2009 yılından itibaren de resmî tatiller arasına alındığını anımsatarak, “1923 İzmir İktisat Kongresinde kararı alınan, rahmetli Menderes’in ilk adımını attığı bu düzenlemeyi 86 yıl sonra tam manasıyla hayata geçirmek bize nasip olmuştur. Böylece ülkemizde yıllarca tartışmaların, gerginliğin, itiş kakışın sembolü hâline getirilmeye çalışılan bir tarihi gerçek anlamda Emek ve Dayanışma Gününe dönüştürdük” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, böylelikle Türkiye’deki işçilerin yüzde birini bile temsil etmeyen marjinal yapıların işçiler adına ahkam kesmesinin, huzuru bozmasının önüne geçtiklerini belirterek, şöyle devam etti: “Hayatları boyunca hep darbecilerin, cuntacıların, demokrasi ve halk düşmanlarının safında yer alanlar artık işçilerimizin arkasına sığınamıyor. Bizim işçilerimiz vatanına, milletine, değerlerine saygılı, bu uğurda tıpkı 15 Temmuz gecesi olduğu gibi canını vermekten kaçınmayan insanlardır. Buna karşılık işçi ve emekçi kavramlarını kendilerine siper ederek milletimize karşı ideolojik savaş açanların hiçbirinin de ne alın teriyle ne emekle ne de hak ve hukuk müdafaasıyla ilgileri var. İşçimizin alın terini yıllarca kendi ideolojik kavgalarının istismar aracı olarak kullanmaya çalışan marjinal kesimlerin oyunlarını işçilerimizin yanında dimdik durarak bozduk.”

“İNANCIMIZDA VE KÜLTÜRÜMÜZDE EMEĞİN ÇOK AYRI BİR YERİ VARDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Mayıs’ın son 10 yıldır tüm işçi konfederasyonları, sendikalar ve işçilerle birlikte anlamına uygun kutlandığını vurgulayarak eylemciliği profesyonel mesleği hâline getirmiş bir kesimin ortalığı karıştırmak isteyeceğini ancak milletin artık bunlara itibarının kalmadığını söyledi.

Kendisinin İETT’de işçi olarak hayata başlayıp, Cumhurbaşkanlığı makamına kadar gelen bir kişi olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu bakımdan 1 Mayıs’ı kendi özel günüm olarak da görüyorum. Esasen bizim inancımızda ve kültürümüzde emeğin çok ayrı bir yeri var. Dünyanın en gelişmiş esnaf örgütlenmesi Ahilik Teşkilatı’dır. Batıda emekçi konusu ancak sanayi devrimi sonrası yaşanan çok acı tecrübelerle gündeme gelmiştir. Bir başka ifadeyle dünyada Emek ve Dayanışma Günü’nün geçmişi 1,5 asrı ancak bulurken, bizde neredeyse bin yıllık bir birikim söz konusudur” diye konuştu.

“ADALETİN OLMADIĞI YERDE ZULÜM VARDIR”

İşçi ve işveren arasındaki ilişkiyi dikkate almayan yaklaşımlardan hayırlı bir netice çıkmayacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz üretim ile alın terini, sermaye ile emeği, kazanç ile hakkaniyeti birbirinden ayırmıyoruz. Kalkınmayı, toplumun tüm kesimlerinin refahının orantılı şekilde yükselişi olarak görüyoruz. Şayet ülkede bir kesim çok zenginleşirken diğer kesimler yerinde sayıyor veya fakirleşiyorsa, orada adalet yok demektir. Adaletin olmadığı bir yerde de zulüm vardır. Zulüm ise, bizim inancımızda küfre eşdeğerdir. Çünkü Rabbimiz insanların eşyalarını, yani mal ve ücretlerini eksik vermeyin buyuruyor. Peygamber Efendimiz de Aleyhissalatu Vesselam, işçiyi çalıştırıp hakkını ödemeyenlerin kıyamet günü hasmıyım buyurarak bu konunun önemini ifade ediyor” şeklinde konuştu.

Kul hakkı ve hak arayışının öneminin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hak arayışını uzlaşma zemininde gören bir medeniyete mensup olduklarını, tüm hayatı boyunca da emek konusunda adaletin tesisi için mücadele yürüttüğünü sözlerine ekledi.

“KİMSENİN SENDİKALARI ARKA BAHÇESİ HÂLİNE GETİRMEYE ÇALIŞMASINA RIZA GÖSTERMEYİZ”

İşçilerin hak arama mücadeleleri hiçbir zaman üyesi oldukları sendikalara ve işe başladıkları dönemlere göre değerlendirmediklerine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Alın teriyle kendisinin ve ailesinin nafakasını kazanmaya çalışan bir insanı bu tür yaklaşımla kategorize etmek en başta emeğe saygısızlıktır. 31 Mart seçimlerinin ardından kimi belediyelerde sendika üyelerine veya işe giriş tarihine bakılarak ayrımcılık yapıldığına, hatta insanlarımızın aşıyla, işiyle oynandığına dair üzücü haberler alıyoruz. Üstelik bu tür ayrımcılıkları meşrulaştırmak için birçok yalana ve çarpıtmaya başvuruluyor. Kimi sendikaları makbul, kimi sendikaları öteki olarak gören kafa 28 Şubat dönemi kafasıdır. Birileri bu kafayı yeniden hortlatmaya çalışıyor. Biz hiçbir sendikaya kendi arka bahçemiz olarak bakmadığımız gibi, kimsenin de sendikaları arka bahçesi hâline getirmeye çalışmasına da rıza göstermeyiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, evine ekmek götürmek dışında bir çabası olmayan insanları sırf siyasi veya ideolojik sebeplerle mağdur etmenin, ekmeğiyle oynamanın vebalinin altından kimsenin kalkamayacağını ifade ederek, bu tür yanlışlardan en kısa sürede dönülmesi temennisinde bulundu.

“ÜLKEMİZİN POTANSİYELİ ÖYLESİNE BÜYÜK Kİ DEĞİL 82 MİLYON 182 MİLYON DA OLSAK HEPİMİZE YETER”

Hükûmet olarak göreve geldiklerinde çalışma hayatına dair ciddi sorunları kucaklarında bulduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bu sorunları teker teker çözecek adımları attıklarını, asgari ücreti nominal olarak yaklaşık yüzde 1000, reel olarak da yüzde 145’e yakın oranda artırdıklarını, sosyal güvenlik hizmetlerinin tamamını insan odaklı bir anlayışla geliştirdiklerini, zorunlu tasarruf ödemeleri olarak 4,5 milyon kişiye 15,5 milyar lira, Konut Edindirme Yardımları için de 8 milyon kişiye 4,5 milyar lira olmak üzere toplam 20 milyar liralık bir ödeme yaptıklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kamuda kadrolu personel alımına devam ettiklerini, taşeron işçilere kadro vererek sorunu kökten çözdüklerini dile getirerek, kayıt dışı çalışma sorununda da iki kata yakın iyileşme sağlandığını, memurlara toplu sözleşme hakkının yine hükûmetleri döneminde getirildiğini, sosyal güvenlik kurumlarını tek çatı altında toplayarak, özellikle sağlık alanında herkesin kaliteli hizmet almasını temin ettiklerini ifade etti.

Türkiye’nin potansiyeline dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin potansiyeli öylesine büyük ki değil 82 milyon 182 milyon da olsak hepimize yeter. Milletimizin gönlü öylesine geniş ki kendimizle birlikte milyonlarca kardeşimizi de kuşatabiliyor. Türkiye’yi ülkelerden bir ülke, Türk milletini toplumlardan bir toplum sananlar yanılıyor. Biz, Rabbimizin ihsanı olan cesaretiyle, kabiliyetiyle, dirayetiyle, gayretiyle, şefkatiyle, geçmişi ve geleceğiyle bambaşka bir ülkeyiz, değerli kardeşlerim bambaşka bir milletiz, biz farklıyız. Şayet kim olduğumuzu, ne olduğumuzu, nereden geldiğimizi, nereye gittiğimizi unutmazsak kimse bize diz çöktüremez, kimse bizi teslim alamaz” dedi.

“NE YAPARLARSA YAPSINLAR HEDEFLERİMİZDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

Hiçbir siyasi, ideolojik, ekonomik, sosyal çıkarın Türkiye’den, büyük ve güçlü Türkiye davasından daha önemli olmadığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her birimiz kendi kulvarımızda hangi mücadeleyi verirsek verelim, mesele vatanımızın bekası, milletimizin istiklal ve istikbali olduğunda aynı safta, aynı ortak paydada buluşabilmeliyiz. Gerektiğinde hep birlikte kol kola girip 82 milyon olarak hedeflerimize yürüme iradesini ortaya koyabilmeliyiz” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023 hedeflerini ilan ettikten ve ulaşma kararlığını ortaya koyduktan sonra Türkiye’nin başının beladan kurtulmadığına dikkati çekerek, “Ne yaparlarsa yapsınlar hedeflerimizden vazgeçmeyeceğiz. Ülkemizi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri hâline getirmeden, her bir vatandaşımızın refah seviyesini buna uygun şekilde artırmadan bize durmak, dinlenmek, bir anı bile boşa geçirmek haramdır” diye konuştu.

İşçilerin bugüne kadar her zaman kendisine destek verdiklerini, önümüzdeki dönem de işçilerin büyük ve güçlü desteğini beklediğini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’deki ve dünyadaki tüm içişlerin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik ettiğini yineleyerek tüm çalışanlara başarılar ve aileleriyle mutluluklar diledi

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner66