banner47

Böyle bir vahşetin örtbas edilmesi tüm insanlığın vicdanını yaralayacaktır.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM AK Parti Grup Toplantısı’nda milletvekillerine ve partililere hitaben bir konuşma yaptı.

Böyle bir vahşetin örtbas edilmesi tüm insanlığın vicdanını yaralayacaktır.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM AK Parti Grup Toplantısı’nda milletvekillerine ve partililere hitaben bir konuşma yaptı.

haberiumturk
haberiumturk
23 Ekim 2018 Salı 12:21
Böyle bir vahşetin örtbas edilmesi tüm insanlığın vicdanını yaralayacaktır.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı’na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda milletvekillerine ve partililere hitaben bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesi hakkında, “Güvenlik ve istihbarat birimlerimizin elinde henüz değerlendirme safhasında olan kimi bilgiler, hadisenin kesinlikle planlı olduğuna işaret ediyor. Bu bilgilerin değerlendirmesi tamamlandıkça, savcılıktaki soruşturma dosyasında yerlerini alacaktır. İnsanlığın vicdanı ancak, emri verenden uygulayana kadar herkesten hesap sorulması hâlinde mutmain olacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında Suudi Arabistan’ın İstanbul’daki Başkonsolosluğu’nda öldürüldüğü kesinleşen gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

GAZETECİ KAŞIKÇI CİNAYETİ SORUŞTURMASI

Cemal Kaşıkçı’ya Allah’tan rahmet, ailesine ve vatandaşı olduğu Suudi Arabistan halkına baş sağlığı temennisiyle konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, cinayet olayının seyriyle ilgili kesinleşen bilgileri açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kaşıkçı’nın konsolosluk ziyaretinin, cinayeti planlayıp icra eden ekibe haber verildiğinin anlaşıldığını belirterek, “Yani bir planlama, bir yol haritası burada çalışmaya başlıyor. Konsolosluk görevlilerinden bazılarının aceleyle ülkelerine gitmeleri, hazırlık çalışmalarının orada yapıldığına işaret ediyor” ifadelerini kullandı.

Kaşıkçı’nın Başkonsolosluk binasından çıkmaması üzerine nişanlısının yetkililere başvuru yapmasından sonra İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün ilgili birimlerinin hemen tahkikat başladığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgeyi gören güvenlik kameralarının incelenmesi sonucunda, Kaşıkçı’nın Başkonsolosluk binasından çıkmadığının kesinlik kazandığını belirtti. Viyana Sözleşmesi gereği diplomatik dokunulmazlığa sahip oldukları için Başkonsolosluk binası ve görevlileri hakkında ilk etapta fiili bir işlem yapılmadığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Viyana Sözleşmesi’nin de bu vesileyle tartışma konusu olduğunu, büyük ihtimalle söz konusu sözleşmenin de masaya yatırılacağını ifade etti.

Emniyet ve istihbarat birimlerinin hadiseyi derinlemesine araştırmaya başladığını, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın da görevlendirdiği başsavcı vekili ve savcılar eliyle soruşturma açtığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, soruşturma derinleştikçe çok ilginç bilgilere ulaşıldığını kaydetti.

        

“BU CİNAYET KARŞISINDA SESSİZ KALMAYACAĞIMIZI VE HER TÜRLÜ ADIMI ATACAĞIMIZI İFADE ETTİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan yönetiminin 4 Ekim’de yaptığı bir açıklamayla Kaşıkçı’nın öldürüldüğüne dair iddiaları tümüyle reddettiğini, 6 Ekim’de Reuters muhabirine konsolosluğu gezdirdiğini hatırlatarak sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu arada gerek Emniyet ve İstihbarat birimlerimiz, gerek Savcılığımız araştırmalarını-soruşturmalarını derinleştirerek sürekli yeni bilgiler, belgeler ortaya çıkarmaya gayret ediyor. Dışişleri Bakanlığımız da kendi muhataplarıyla meseleyi sürekli görüştü, bilgi paylaşımında bulundu. Suudi Arabistan’dan ülkemize 11 Ekim’de gelen özel temsilcilerden oluşan bir heyet çeşitli temaslar gerçekleştirdi. Konunun dünya ve ülkemiz medyası tarafından sürekli gündemde tutulması karşısında Suudi yetkililer Konsolosluk binasının aranmasına izin vereceklerini açıkladılar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, olayın İstanbul’da cereyan ettiğinin altını çizerek “Sorumluluk makamındayız, öyleyse sorumluluk makamında olanlar olarak bunu sorgulamak hakkımızdır. Meselenin üzerindeki sis bulutu yavaş yavaş ortadan kalkmaya başladıkça tabii diğer ülkeler de harekete geçtiler, biz de her fırsatta bu cinayet karşısında sessiz kalmayacağımızı, vicdanın ve hukukun gerektirdiği her türlü adımı atacağımızı ifade ettik. Bununla birlikte hiç kimseyi haksız yere zan altında bırakmamak için araştırma ve soruşturmaların sonucunu bekledik” diye konuştu.

      

“SUUDİ ARABİSTAN YÖNETİMİ, 17 GÜN SONRA CEMAL KAŞIKÇI’NIN ÖLDÜRÜLDÜĞÜNÜ RESMEN KABUL ETTİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz’le 14 Ekim’de yaptıkları görüşmeden bahsederek şunları kaydetti: “Bu görüşmede olayı araştırmak üzere kendisinin daha önce göndermiş olduğu bir heyetle yaptığım görüşmeyi ve bu görüşmede bir ortak çalışma grubu oluşturma noktasındaki kararımızı da ifade ederek bu ortak çalışma grubumuz da çalışmaya başladı dedik ve bu konuda mutabık kaldık. Kralın talimatı üzerine Başkonsolosluk binasına giren Savcılık makamı ve Emniyet Müdürlüğümüze bağlı ekipler burada çeşitli incelemeler yaptı. Daha önce Başkonsolos tabii böyle bir şeye müsaade etmediği gibi, gelen ilk heyete ben bu Başkonsolosun yetersizliğiyle alakalı, kifayetsizliğiyle alakalı bazı şeyler söyledim, aynı şeyi Sayın Kral Hazretlerine de söyledim ve bunun neticesinde konuşmamızdan bir gün sonra Başkonsolos görevinden alındı.”

18 Ekim’de bir kez daha Başkonsolosluk binasında inceleme yapıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 19 Ekim tarihinde, cinayetten 17 gün sonra Suudi Arabistan yönetiminin, Cemal Kaşıkçı’nın Başkonsolosluk binasında öldürüldüğünü resmen kabul ettiğini hatırlatarak, “Yönetim adına yapılan açıklamada, Kaşıkçı’nın Başkonsoloslukta çıkan bir arbede sırasında öldüğü söylendi. Aynı gün geç saatlerde Kral Selman bin Abdülaziz ile bir telefon görüşmesi daha gerçekleştirdik. Cinayetin kabulünün ardından olaya karıştığı belirtilen 18 kişinin şu anda tutuklandığını bana ifade etti. Ülkemize de verilen listedeki kişilerin Emniyet ve İstihbarat birimlerimizce olaya karıştıkları tespit edilen isimlerle aynı oldukları görüldü. Yani bu gelen 15 kişi, artı 3 kişi. Bu artı 3, zaten konsoloslukta görevli olan kişiler. Bu gelişmeler cinayetin resmen kabul edilmesi bakımından elbette önemlidir” açıklamalarında bulundu.

“CİNAYETİN SORUŞTURULMASI DİPLOMATİK DOKUNULMAZLIK ZIRHININ ALTINA GİZLENEMEZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 21 Ekim tarihinde de Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile kapsamlı bir telefon görüşmesi gerçekleştirerek olayın tüm yönleriyle aydınlatılması hususunda mutabık kaldıklarını sözlerine ekledi.

Konuşmasında, “Türkiye olarak biz tüm bu süreci devlet ciddiyetine, uluslararası hukuka ve ülkemiz mevzuatına uygun şekilde yürüttük, yönettik” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buna rağmen ülkemizi karalamak, töhmet altında bırakmak, hedef saptırmak için çeşitli medya mecralarında yoğun bir kampanya yürütüldü. Biz bu kampanyaların kimler tarafından ve ne amaçla yapıldığını gayet iyi biliyoruz. Ülkemizin itibarına yönelik bu suikast girişimleri bizi gerçekleri arama çabamızdan kesinlikle alıkoyamadı, alıkoyamaz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu cinayetin Suudi Arabistan toprağı sayılan Konsolosluk binasında işlenmiş olabileceğini, fakat burasının Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırları içinde olduğunun unutulmaması gerektiğini belirterek şunları kaydetti: “Viyana Sözleşmesi de, diğer uluslararası hukuk kuralları da böyle vahşi bir cinayetin soruşturulmasının diplomatik dokunulmazlık zırhının altına gizlenmesine izin vermez.”

“BÖYLE BİR VAHŞETİN ÖRTBAS EDİLMESİ TÜM İNSANLIĞIN VİCDANINI YARALAYACAKTIR”

Bu cinayetin tüm boyutları ile araştırılıp, soruşturulacağını ve gereğini yapacaklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Diğer taraftan Cemal Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan vatandaşı sıfatı yanında dünya çapında tanınan bir gazeteci olması, bu konuda bize uluslararası bir sorumluluk da yüklüyor. Türkiye kendi egemenlik hakları yanında uluslararası toplum adına insanlığın ortak vicdanının temsilcisi olarak da bu meselenin takipçisidir” dedi.

Şu ana kadar ortaya çıkan bilgi ve delillerin Cemal Kaşıkçı’nın vahşi bir cinayete kurban gittiğini gösterdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böyle bir vahşetin örtbas edilmesi tüm insanlığın vicdanını yaralayacaktır. Aynı hassasiyeti Suudi Arabistan yönetimi başta olmak üzere konunun tüm taraflarından da bekliyoruz” dedi.

Suudi Arabistan yönetiminin cinayeti kabul ederek aslında önemli bir adım attığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bundan sonrası için de kendilerinden meselenin en altından en üstüne kadar tüm sorumlularını açık yüreklilikle ortaya çıkarmalarını ve hukuk önünde gereken cezaya çarptırmalarını beklediklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, cinayetin anlık bir hadiseden kaynaklanmadığı, planlı bir operasyonunun ürünü olduğu yönünde ellerinde güçlü emareler bulunduğunu belirterek şöyle konuştu: “Mevcut bilgiler ışığında şu sorular herkesin kafasını kurcalamaya devam ediyor: Tamamı da olayla ilişkili vasıflara sahip bu 15 kişi cinayet günü niçin İstanbul’da toplanmıştır; biz bu soruya cevap arıyoruz. Bu kişiler kimden emir alarak oraya gelmişlerdir; cevap arıyoruz. Başkonsolosluk binası niçin hemen değil de günler sonra incelemeye açılmıştır; cevap arıyoruz.”

“SORUŞTURMANIN, TARAFSIZ VE ADİL BİR HEYET TARAFINDAN YAPILMASI ÇOK ÖNEMLİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, cinayetin açıkça ortada olduğu belliyken onca tutarsız açıklamanın niçin yapıldığını sorarak, “Öldürüldüğü resmen kabul edilen bir kişinin cesedi niçin hâlâ ortada yok? Cesedin yerli iş birlikçiye verildiği ifadesi şayet doğruysa, çünkü yetkili bir ağız yapıyor bu açıklamayı, şimdi soruyorum, bu yerli iş birlikçi kimdir? Çünkü sıradan birisi bu yerli iş birlikçiden bahsetmiyor, Suudi Arabistan’ın yetkili bir ağızı bunu söylüyor. Öyleyse bu yerli iş birlikçiyi açıklamaya mecbursun, bunu açıklayacaksın” dedi.

Sözlerinin devamında, “Hiç kimse tüm bu sorular cevaplanmadan meselenin üzerinin kapatılacağını aklından dahi geçirmesin” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Güvenlik ve istihbarat birimlerimizin elinde henüz değerlendirme safhasında olan kimi bilgiler, hadisenin kesinlikle planlı olduğuna zaten işaret ediyor. Bu bilgilerin değerlendirmesi tamamlandıkça savcılıktaki soruşturma dosyasında yerlerini alacaktır. Böyle bir meseleyi birkaç güvenlik ve istihbarat mensubunun üzerine yıkmak, ne bizi, ne de uluslararası toplumu tatmin eder. İnsanlığın vicdanı ancak emri verenden uygulayana kadar herkesten hesap sorulması hâlinde mutmain olacaktır” açıklamalarında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şahsen Kral Selman bin Abdülaziz’in samimiyetinden şüphe duymadığını ifade ederek, “Bununla birlikte, böylesine kritik bir soruşturmanın cinayet olayıyla en küçük bir irtibat şüphesi olmayan gerçek manada tarafsız ve adil bir heyet tarafından yapılması çok önemlidir. Bu bir siyasi cinayet olduğuna göre, şayet varsa diğer ülkelerdeki suç ortaklarının da soruşturmaya dahil edilmesi gerekiyor. Uluslararası hukukun da, İslam hukukunun da, inanıyorum ki Suudi Arabistan Devleti’nin de hukukun gereği budur” şeklinde konuştu.

“18 TUTUKLUNUN YARGILANMASININ İSTANBUL’DA YAPILMASINI TEKLİF EDİYORUM”

Konuşmasında, “Türkiye olarak bu meselenin sonuna kadar takipçisi olacak, kendi hukukumuz ve uluslararası hukukun gereği neyse onun yerine getirilmesini sağlayacağız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan yönetimine yönelik olarak da şu ifadeleri kullandı: “Ben bugün buradan bir çağrı yapıyorum, o çağrı şudur: Bu çağrım Suudi Arabistan Kralı Hâdim'ul Haremeyn-i Şerîfeyn başta olmak üzere üst yönetimedir. Olayın cereyan ettiği yer İstanbul’dur. Dolayısıyla bunun, bu 15+3 kişi, 18 tutuklunun yargılanmasının İstanbul’da yapılması teklifimdir. Takdir kendilerinindir, ama bu benim teklifimdir, talebimdir. Çünkü olayın cereyan ettiği yer burası, o bakımdan önemli.”

Son Güncelleme: 24.10.2018 16:32
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner66

banner64