Cumhurbaşkanı Erdoğan, Lafla Türkiye partisi olunmaz, icraatla olunur.

“Türkiye’yi Terörle Aynı Çizgide Göstermek Kimsenin Hakkı ve Haddi Değildir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Lafla Türkiye partisi olunmaz, icraatla olunur.

“Türkiye’yi Terörle Aynı Çizgide Göstermek Kimsenin Hakkı ve Haddi Değildir”

26 Haziran 2015 Cuma 21:44
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Lafla Türkiye partisi olunmaz, icraatla olunur.
 İstanbul’da ASKON’un iftar programına katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEAŞ’ın Kobani saldırısından sonraki gelişmeleri hatırlatarak, “Masum sivilleri hedef alan bu saldırıyı en güçlü şekilde lanetliyoruz. Bugüne kadar ülkemize sığınan, Türkiye’yi güvenli bir liman olarak gören hiç kimseye kapımızı kapatmadık. Ancak, bu menfur saldırı sonrasında bilhassa bölücü örgüte müzahir çevrelerin, hiçbir ilke ve ahlak tanımadan ülkemizi hedef alan bir iftira ve karalama kampanyası yürüttüğünü görüyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da Anadolu Aslanları İşadamları Derneği’nin (ASKON) iftar programına katıldı.

      

Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşen programda davetlilere hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan ayının tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyerek ve iftar programını düzenleyen ASKON Yönetim Kurulu üyelerine teşekkür ederek başladığı konuşmasında, “Şükürler olsun ki, muazzam bir ruh ve gönül zenginliğine sahip olan bir milletin mensuplarıyız” dedi.


            

“RABBİM UHUVVETİMİZİ, MUHABBETİMİZİ, BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZİ DAİM EYLESİN”

Türkiye’nin bütün şehir, ilçe, belde, mahalle ve köylerinin, dayanışma, yardımlaşma ve kucaklaşma iklimini teneffüs ettiğini; Urfa’dan İstanbul’a, Çorum’dan Artvin’e kadar Türkiye’nin her köşesinde kurulan sofraların, Ramazan’ın bereketini temsil ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Bu sofraların çevresinde yüreklerimiz bütünleşiyor, paylaşılan her lokma ile vicdanlarımız arınıyor. Bu birlik ve beraberlik ruhu, bu dayanışma şuuru bizi yeniden kardeş, yeniden millet kılıyor. Rabbim uhuvvetimizi, muhabbetimizi, birlik ve beraberliğimizi daim eylesin.”

                    

“DÜNYANIN KALBİ ANADOLU’DA ATIYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anadolu’nun sadece bir toprak parçasının ismi olmayıp aynı zamanda ‘bir tarih ve medeniyet kitabı’ olduğunu; medeniyetlerin, fetihlerin ve önemli kırılma noktalarının kavşağında yer aldığını belirterek, şöyle dedi: “Çağ açıp çağ kapatan, dünya siyasetinin seyrini değiştiren hadiselerin birçoğu, ya Anadolu’nun içinde ya da yakın çevresinde yaşanmıştır. Anadolu doğru şekilde okunmadan, bu toprakların hafızası kavranmadan, ne dünya tarihini, ne de dünya siyasetini anlayabiliriz. Hiç mübalağa etmeden söylüyorum: Dünyanın kalbi işte burada atıyor. Bu, nasıl tarih boyunca böyleyse, bugün de aynı şekilde gerçektir.”

Sakinleri olarak Anadolu’yu iyi anlamamız, onun şahitliklerine iyi bakmamız, gördüklerimizden gerekli dersleri çıkarmamız gerektiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkemizin içinde bulunduğu bu geniş coğrafyanın tarihî bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirtti.

“100 YIL ÖNCE KURULAN SYKES-PICOT DÜZENİ, BUNCA ACININ, ŞİDDETİN VE KARDEŞ KANININ EN BÜYÜK MÜSEBBİBİDİR”

Uluslararası medyadaki haberlerin büyük bir kısmını, komşularımızda yaşanan olayların oluşturduğunu hatırlatan ve bugün en sıcak gelişmelerin yaşandığı coğrafyalara örnek olarak Suriye, Irak, Mısır, Ukrayna, Yunanistan, Yemen, Körfez Bölgesi ve Balkan ülkelerini sıralayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bilindiği gibi, dünyanın ve bölgemizin son yüzyılını, Birinci Dünya Savaşı sırasında masa başında kurgulanan Sykes-Picot Anlaşması belirledi. Yaklaşık 100 yıl önce kurulan bu düzen, bunca zamandır yaşadığımız acıların, savaşların, şiddetin, akan kardeş kanının en büyük müsebbibi oldu. Kardeşi kardeşten, gönülleri gönüllerden ayıran yapay sınırlar, petrol hatlarının güvenliğini temine yönelik politikalar, sürekli beslenen iç gerilimler, son yüzyıllık tarihimize damgasını vurdu.”

“SURİYE VE IRAK’TA YAŞANANLAR, SADECE BU ÜLKELERİN KENDİ İÇ DİNAMİKLERİYLE DEĞERLENDİRİLEMEZ”

Bugün de, bilhassa güney bölgemizde yeni bir Sykes-Picot düzeninin adım adım inşa edilmeye çalışıldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Suriye ve Irak’ta yaşanan olaylar, sadece bu ülkelerin kendi iç dinamikleriyle değerlendirilemez. Burada hem ülkemizin hem tüm bölgenin geleceğini şekillendirecek mühendisliklerin uygulamaya çalışıldığını görüyoruz. Bölgenin sosyolojisine, tarihine ve yapısına yabancı projeler hayata geçirilmeye çalışılıyor. Bölgede adeta, ölümü gösterip sıtmaya razı etme stratejisi izleniyor. Hangi adla ortaya çıkarsa çıksın, kendini neye izafe ederse etsin, terör örgütlerinin bu süreçte bir manivela gibi kullanılmasına fırsat veremeyiz. Bizim bu kurguyu görmezden gelmemiz, yokmuş gibi davranmamız asla mümkün değildir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu coğrafyada yaşanan her olayın doğrudan ya da dolaylı olarak bizi de etkilediğini söyleyerek, “Millet olarak geleceğimizi etkileyecek tüm bu olayları seyirci tribününden izlememizi kimse beklememelidir” dedi ve ekledi: “Bu çerçevede ilgili tüm taraflarla kaygılarımızı paylaşıyor, süreci an be an takip ediyoruz.”

“DEAŞ’IN KOBANİ’DEKİ MASUM SİVİLLERİ HEDEF ALAN SALDIRISINI EN GÜÇLÜ ŞEKİLDE LANETLİYORUZ”

Bu sabah DEAŞ terör örgütünün Kobani bölgesinde menfur bir saldırı gerçekleştirdiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Masum sivilleri hedef alan bu saldırıyı en güçlü bir şekilde lanetliyor, telin ediyoruz. Biz bugüne kadar ülkemize sığınan, yardıma ihtiyacı olan, Türkiye’yi güvenli bir liman olarak gören hiç kimseye kapımızı kapatmadık, sırt çevirmedik, nitekim olayın hemen ardından bu saldırıda yaralanan tüm Suriye vatandaşları ülkemize getirildi, yaklaşık 130 civarında yaralı hastanelerimizde tedavi altına alındı” dedi.

“Ancak, bu menfur saldırı sonrasında bilhassa bölücü örgüte müzahir çevrelerin, yani siyasi bir partinin ileri gelenlerinin hiçbir ilke, ahlak ve sınır tanımadan ülkemizi hedef alan bir iftira ve karalama kampanyası yürüttüğünü görüyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hiçbir temeli olmayan, tamamen safsatadan ibaret olan bu ithamlarla, 6-7-8 Ekim olaylarından hiç ders çıkartılmamışçasına ülkemizin provoke edildiğini söyledi. “Bakın buradan bir kez daha açık ve net ifade etmek istiyorum: Türkiye’yi terörle aynı çizgide göstermek kimsenin hakkı da, haddi de değildir” şeklinde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin hasmı bazı uluslararası lobilerin ve Esad rejiminin manipülasyonlarına alet olanların öncelikle kendilerini sorgulamaları gerektiğini kaydetti.

“VATANDAŞLARIMIZ; YALAN, İFTİRA VE KARA PROPAGANDA İLE SİYASET YAPMAK İSTEYENLERE PRİM VERMEYECEKTİR”

‘Türkiye partisi’ olmanın yolunun, bu çevrelerin taşeronluğunu yapmaktan değil, bu ülkeye gönül bağıyla bağlı olmaktan ve ülkesine değer vermekten geçtiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Lafla Türkiye partisi olunmaz, icraatla olunur. Türkiye partisi olduklarını iddia edenlere karşı iltifat gösterenler de işte şimdi bu son olaylarda da Türkiye’yi uluslararası bir terör örgütüyle aynı kefede gösterme cehaletinin içerisinde olanlarla aynı safta olduklarını bir kez daha görsünler. Vatandaşlarımızın, yalan, iftira ve kara propaganda ile siyaset yapmak isteyenlerin çağrılarına prim vermeyeceklerine inanıyorum. Bu çağrıyı yapanlardan da üzerlerindeki sorumluluğun bilinciyle hareket etmelerini, artık terörle aralarına mesafe koymalarını bekliyorum.”

“KADİM DEĞERLERİ İLE BAĞINI KOPARAN MİLLETLER VİCDANINI, FİKRİYATI OLMAYAN MİLLETLER İSE İDDİASINI KAYBEDER”

Kadim değerleri ile bağını koparan milletlerin vicdanını, fikriyatı olmayan milletlerin ise iddiasını kaybedeceğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bakınız bizim medeniyet dilimizde şu sofranın adı ‘Halil İbrahim sofrası’dır. Bizim irfanla, hikmetle yoğrulmuş kültürümüzde misafirin adı ‘Tanrı misafiri’dir. Bizim lisanımızda ekmeğin adı ‘nimet’tir. Komşusu açken tok yatmak bize yasaklanmış, haram kılınmıştır. İşte biz böyle bir bilinçle, bu şuurla hareket etmek mecburiyetindeyiz. Bu evrensel değerleri birey olarak, aile olarak, millet olarak yaşatmak, bizi biz kılan en değerli hasletlerimizdir. Ben inanıyorum ki, bu akşam ASKON’un bu davetinde bir araya gelen tüm kardeşlerim zekâtlarıyla, fitreleriyle nice kapısı çalınmamış fakir fukarayı, garip gurabayı arayıp bulmak suretiyle Ramazan’ın bu ulvi yapısını çok daha içini doldurarak zengin kılmaktadırlar. Bu değerlere sımsıkı sahip çıkmak, onları hayatımızın her alanına teşmil etmek zorundayız. Sadece kazanmak, ne pahasına olursa olsun kazanmak yerine; helalinden kazanan; kazandıklarını işçisinden komşusuna ve akrabasına kadar herkesle paylaşan olmalıyız.”

Yaşanan haksızlıkların üstesinden gelmek için gücü değil hakkaniyeti merkeze alan, merhametsiz bir rekabeti değil adaleti, paylaşmayı ve dayanışmayı esas alan bir anlayışa ihtiyacımızın olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsanlık, başkalarının acısına göz yumdukça, ötekinin yarasına merhem olmadıkça, aradığı iç huzuru ve mutluluğu hiçbir yerde bulamaz” dedi.

“MİSYONU, ‘TİCARİ VE İKTİSADİ HAYATIN AHLAKİ TEMELE KAVUŞTURULMASI’ OLAN ASKON’A GÜVENİYORUM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, bu anlayışı temsil eden kurumların kıymetinin her geçen gün artıp rollerinin daha fazla önem kazandığına dikkat çekerek şunları kaydetti: “Ben bu bakımdan 1998 yılından beri kendine misyon olarak ‘ticari ve iktisadi hayattaki haksızlıkların giderilip ahlaki temele kavuşturulmasını’ belirleyen ASKON’a güveniyorum. ‘Haklı zenginlik’ ifadesiyle bayraklaştırdığınız ideallerin, sizlere bu kutlu yolda azık olacağına inanıyorum.” ASKON üyelerine hitaben “Sizler ülkemizin ve demokrasimizin en zor dönemlerinde ortaya koyduğunuz asil duruşla, gerçekten tarih yazdınız, örnek oldunuz. Cesaretinizden, dirayetinizden, sabrınızdan dolayı her birinizi tebrik ediyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şu cümlelerle tamamladı: “Türkiye’yi büyüttüğünüz, Türkiye’nin kazanımlarına yenilerini eklediğiniz için sizlere teşekkür ediyorum. Ve Rabbime niyazım şudur: Ya Rab, bizleri mübarek Ramazan’a kavuşturduğun gibi aynı şekilde Ramazan Bayramı’na da kavuştur. Yeniden görüşmek, yeniden sohbet etmek arzusuyla, her birinizi Allah’a emanet ediyor, hayırlı Ramazanlar dileklerimle, sizlere sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Sağlıcakla kalın.”

TARABYA TAKSİ DURAĞINI ZİYARET

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ASKON iftarının ardından Huber Köşkü’ne dönerken Tarabya taksi durağını ziyaret etti. Durakta bir süre taksicilerle sohbet edip çay içen Cumhurbaşkanı Erdoğan, duraktan ayrılırken kendisine sevgi gösterisinde bulunan semt sakinleri ile de sohbet etti.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.