banner47

TERÖR ÖRGÜTÜNÜN BİR KUTSALI VE DAVASI OLAMAZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birlik Vakfı’nın iftar programına katıldı.

TERÖR ÖRGÜTÜNÜN BİR KUTSALI VE DAVASI OLAMAZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birlik Vakfı’nın iftar programına katıldı.

14 Haziran 2016 Salı 19:22
TERÖR ÖRGÜTÜNÜN BİR KUTSALI VE DAVASI OLAMAZ

 Birlik Vakfı’nın iftar programında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terör, bu mübarek günlerde dahi kan dökmekten, can almaktan, yeni acılara yol açmaktan geri durmuyor. Terörün dini, milliyeti, ırkı, ülkesi ve bölgesi yoktur” dedi.

Vakfın Sultanahmet’teki genel merkezinde düzenlenen iftarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı İsmail Kahraman, bazı bakanlar, milletvekilleri ile Birlik Vakfı yönetici ve mensuplarının yanı sıra iş, siyaset ve akademi çevrelerinden çok sayıda davetli de hazır bulundu.

İftar yemeğinden sonra bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan ayının millet ve tüm İslam alemi için hayırlara vesile olmasını diledi ve “Rabbim hepimize bu kutlu zamanların feyzinden, bereketinden, rahmetinden istifade etmeyi nasip eylesin” dedi.

Kurucuları arasında yer aldığı Birlik Vakfı’nın 1985 yılından bugüne kadar yaptığı hizmetleri yakından takip ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, vakfın yeni Türkiye’nin inşasında öncü ve önemli bir rol oynadığını söyledi ve vakıf bünyesinde gerçekleştirilen hizmetlerde emeği geçenlere teşekkür etti.


“RAMAZAN, HER ŞEYDEN ÖNCE İNFAK AYIDIR”

Ramazan’da ifa edilen bireysel ibadetler ile STK ve kurumlar aracılığıyla dünyanın dört bir yanında yapılan yardım faaliyetlerine işaret ederek ülkenin ve milletin Ramazan’ı değerlendirmek için, adeta seferber olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi: “Azı olan ‘az’dan, çoğu olan ‘çok’tan vererek bu iyilik kervanında yerini alıyor. Zira Ramazan, her şeyden önce infak ayıdır. Allah yolunda tasadduk etmeyen, imkânlarını paylaşmayan, yoksulların sofralarını şenlendirmeyen bir kimse, maddi olarak ne kadar zengin olursa olsun fakirdir. Peygamberimiz, “Yarım hurma ile de olsa, cehennem ateşinden korunun. bunu da bulamayan güzel bir sözle ateşten korunsun” diyerek bizlere çok temel bir ilke vaz etmiştir. Bu sebeple bir Müslüman “durumum iyi olduğu zaman veya şu seviyeye geldiğimde hayır yapacağım” gibi bir düşünceyle meselelere yaklaşmaz. Bilakis yarım hurma da olsa infak ederek, paylaşarak kendini ateşten korumanın yollarını arar. Bizim kültürümüzde zengin; altınları, arabaları, maddi imkânları çok olandan ziyade, gönlü geniş olandır.”

         

“KAPIMIZA GELEN HERKESE SAHİP ÇIKTIK”

Gönül zenginliğinin ne kadar önemli olduğunu, son 6 yıldır Suriye ve Irak’taki çatışmalardan kaçan mültecilerle ilgili sergilenen tavırda bir kez daha görülüp yaşandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bize bir yerlerden yardımlar gelecek de ondan sonra yapacağız diye düşünmedik. Tam aksine, bizde ne var, biz verelim dedik. Biz devletin bütçesinden 10 milyar doları aşkın verdik, sağ olsunlar sivil toplum örgütlerimiz ve belediyelerimiz de en az bir a kadar da onlar verdiler. Niye? Çünkü bu milletin mayasında İslam var. Çünkü bizim inancımızda ‘veren el alan elden hayırlıdır’ anlayışı ve inancı var. Tüm dünyanın sırtını çevirdiği, görmezden geldiği bir meselede, 7’den 70’e tüm Türkiye seferber oldu. Kapımıza gelen herkese, kökenine, meşrebine bakmadan sahip çıktık, soframıza bir kaşık da onlar için koyduk. Çünkü biz biliyorduk ki ‘Muhabbetten Muhammed oldu hasıl / Muhammed’siz muhabbetten ne hasıl’; bu anlayışla yola çıktık” diye konuştu.

Buna karşılık geliri Türkiye’den katbekat fazla olan ülkelerin, güvenlik tedbirlerini artırarak, kapılarını kapatarak bu insanların acılarına duyarsız kaldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hatta mültecilerin yanlarında getirebildikleri ziynet eşyalarına, paralarına dahi göz dikildiği, el konulduğu utanç verici durumlara şahit olduk” dedi.

         

“BİZLER MERHAMET VE ŞEFKAT MEDENİYETİNİN MENSUPLARIYIZ”

Bugüne kadar hiçbir Avrupa ülkesinin, Türkiye’nin 10 farklı ilinde kurduğu 26 barınma merkezlerinin bir benzerini tesis edemediğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun sebebinin maddi imkansızlık ve kaynak sıkıntısı olmadığını söyledi ve şunları ekledi: “Buradaki sıkıntı, vicdan terazisinin bozulmasıydı, merhamet eksikliği, şefkat eksikliğiydi. Çünkü bizler bir merhamet medeniyetinin, bir şefkat medeniyetinin mensuplarıyız, farkımız buydu. Bugün insanlığın ihtiyacı olan, Peygamberimizin ‘komşusu açken tok yatan bizden değildir’ hadisi şerifinde işaret ettiği tavırdır, yani empatidir, diğergamlıktır. Aynı havayı soluduğu, aynı gök kubbeyi paylaştığı insanların acılarını yüreğinde hissetmeyen kişinin vicdanı körelmiş demektir. İşte bu empatiyi kaybettiğinizde, maddi imkânın, paranın, gücün, şatafatlı binaların da hiçbir anlamı kalmaz. Çünkü bunların tamamı insan içindir, insanlığın ortak faydasına kullanılmak üzere bizlere verilmiştir. Evet, paylaşabildiğimiz, infak edebildiğimiz kadar insanız. Milletimiz, küresel düzeyde adeta bir ‘kâhtı rical’ yaşandığı bir dönemde, tavrıyla, hayır-hasenatıyla, mazlumların yanında hesapsız duruşuyla tarihe bir kez daha geçmiştir, kim ne derse desin geçmiştir. Biz şimdi nasıl ecdadımızın yaptıklarını hayırla yâd ediyorsak, inşallah ileride bizim evlatlarımız da, bugün yapılanlarla iftihar edeceklerdir.”

Terörün, mübarek Ramazan günlerinde dahi kan dökmekten, can almaktan, yeni acılara yol açmaktan geri durmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörün dini, milliyeti, ırkı, ülkesi ve bölgesi olmayacağını ve tüm insanlığın ortak düşmanı olduğunu söyledi.

         

“TERÖR ÖRGÜTÜNÜN BİR KUTSALI VE DAVASI OLAMAZ”

“Ramazan ayında, oruçlu insanları bombayla katledecek kadar gözü dönmüş bir terör örgütünün, herhangi bir kutsalı, herhangi bir davası olamaz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Daha da öteye giderek, bu terör örgütüne karşı açık ve net bir şekilde tavır koymayanları da ben aynı kategoride değerlendiriyorum. Bizim inancımızda ‘zulme rıza zulümdür.’ İster kabul etsinler, ister kabul etmesinler, tarih bunları aynen bu şekilde yargılayacak. Eylem yaptıkları mahallelerde vatandaşlarımızın ev ve işyerleriyle birlikte camileri, kiliseleri, ibadethaneleri, Kur’an Mushaflarını hedef alan terör örgütü bu topraklara ait değildir. Tıpkı, Suriye’de ve Irak’ta İslam’ın 1.400 yıllık kültürel mirasını yerle bir eden DAEŞ denilen terör örgütünün İslam’la bir ilgisinin olmadığı gibi, PKK , PYD YPG’nin de coğrafyamızla bir irtibatı yoktur. Bunların hepsi de, bölgemiz üzerinde hesabı olan çevreler tarafından organize edilmiş, proje ürünü yapılardır.”

“TÜRKİYE PKK’DAN, BÖLGEMİZ DAEŞ’TEN KURTULMADIKÇA YAŞANAN ACILAR BİTMEYECEKTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de ve bölgede var olan sorun ve sıkıntıları istismar ederek kendine zemin bulan terör örgütlerinin gerçek yüzlerinin, her geçen gün daha iyi anlaşılmaya başlandığına dikkat çekti ve şunları söyledi: “Şu anda güneyimizde, Suriye’nin kuzeyinde çok ciddi bir proje, çok ciddi bir plan uygulanmaktadır. Bu projede, bu plan üzerinde de ne yazık ki dost görünenlerin de sinsilikleri yatmaktadır. Bunu da çok açık ve net ifade etmek durumundayım. Bunu kendileri ile paylaşıyoruz, onu da ayrıca söyleyeyim. Burada söylenenler, şu anda onlar tarafında da takip ediliyor zaten. Bölücü terör örgütünün 20 Temmuz’dan bu yana bazı ilçelerimizde gerçekleştirdiği eylemlerin, ne bölgeye, ne de bölge halkına en küçük bir faydasının olmadığını hep birlikte gördük. DAEŞ terör örgütünün de, İslam coğrafyasının son yıllarda yaşadığı en büyük acılara sebep olmak dışında hiçbir fonksiyonu olmamıştır, olmayacaktır. Türkiye PKK’dan, bölgemiz DAEŞ’ten kurtulmadıkça, yaşanan acılar bitmeyecektir. Öyleyse biz de bu operasyonlarımızı sonuna kadar devam ettireceğiz, bundan yılmak yok. Suriye’de birbirleriyle savaşıyormuş gibi gözüküp, aslında aynı amaca hizmet eden bu örgütler, bölge halkına zulmetme, bölgenin İslami kimliğini tahrip etme konusunda adeta bir birleriyle yarışıyorlar.”

Kimi dost ülkelerin ‘PYD, YPG DAEŞ’e karşı savaştıkları için biz onlara destek veriyoruz’ dediklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunu böyle kabul ediyorsun ve El Nusra’yı terör örgütü olarak kabul ediyorsun. El Nusra da DAEŞ’e karşı savaşıyor, onu niye dost olarak kabul etmiyorsun? Bize göre ‘iyi terörist, kötü terörist’ olmaz, teröristlerin hepsi kötüdür, biz olaya böyle bakıyoruz. Milletimizin ve bölge halkının artık gerçekleri görmeye başladığına inanıyorum” değerlendirmesinde bulundu.

“Ramazan ayının, ülkemiz ve bölgemiz için hayırlı bir başlangıcın müjdecisi olması” temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birlik Vakfı’nın her yıl geleneksel olarak düzenlediği bu iftar sofralarının birlik ve beraberliği daha da güçlendirmesine vesile olmasını; terörle mücadele operasyonlarında şehit düşen askerlere, polislere, köy korucularına ve vatandaşlara Allah’tan rahmet, yaralılara şifa diledi.

“MUHAMMED ALİ, SIRADAN BİR SPORCU VE BOKSÖR DEĞİLDİR”

Konuşmasının sonunda, ABD’ye giderek cenaze namazına katıldığı merhum Muhammed Ali’ye Allah’tan rahmet dileğinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muhammet Ali’yi sıradan bir sporcu ve boksör olarak görmediğini attığı her yumruğun mazlumlar ve mağdurlar için atıldığına inandığını söyledi. Muhammet Ali’nin pek çok cezayı göze alarak Vietnam Savaşı’na gitmediğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu dik durmak var ya, dikleşmeden dik durmak, işte bu çok önemli. Omurgalı olmak çok önemlİ. Böyle rüzgar önünde kalmış yaprak gibi sallanmanın hiçbir anlamı yok. Dik duracağız, dik. Çünkü Müslümana bu yakışır. Allah’tan başka kimsenin önünde bir Müslümana eğilmek yakışmaz. Biz ancak rükuda eğiliriz, o kadar” şeklinde konuştu.

Şehit ve gazileri, Mehmet Akif’in ‘Çanakkale Şehitleri’ şiirindeki dizelerle anmak istediğini ifade eden ve bu şiirden dizeler okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rükû dışında eğilmeyen başlara sahip bu millet için, bu milletin kahraman evlatları için ne desek az olur, ne söylesek kifayetsiz kalır. Birlik Vakfımız ve aynı dava için çalışan kuruluşlarımız Asım’ın Nesli’ni yetiştirmeye devam ettiği müddetçe, Allah’ın izni ve yardımıyla, bu hilal hep özgürlüğümüzün sembolü olarak kalmaya devam edecektir” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını Ramazan ayında yapılan ibadetlerin ve edilen duaların kabul olmasını dileyerek ve davetlilerin Ramazan ayını tebrik ederek tamamladı.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner66

banner64