banner47
banner128

Beşer: Kötü olan emzirmek değil, hukuka riayet etmemektir

"Anne Sütü Bankası" projesi ve devamındaki helal mi, haram mı? tartışmaları sürerken, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Faruk Beşer, Yenişafak Gazetesi'ndeki köşesinde Sütannelikle ilgili yazı kaleme aldı

banner116

Beşer: Kötü olan emzirmek değil, hukuka riayet etmemektir

"Anne Sütü Bankası" projesi ve devamındaki helal mi, haram mı? tartışmaları sürerken, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Faruk Beşer, Yenişafak Gazetesi'ndeki köşesinde Sütannelikle ilgili yazı kaleme aldı

08 Mart 2013 Cuma 18:47
Beşer: Kötü olan emzirmek değil, hukuka riayet etmemektir
Haberiumturk haber sitesi/08.03.2013

Kötü olanın emzirmek değil, bunun oluşturacağı hukuka riayet etmemek olduğunu söyleyen Beşer, "Süt emmeye ilişkin pek çok hükmün bulunması bize bunun kötü bir şey olduğunu zannettirmesin. Kötü olan emzirmek değil, bunun oluşturacağı hukuka riayet etmemektir. Süt emzirmenin pek çok hikmet ve faydasından söz edilebilir. Olayın sosyal boyutu da vardır. Bunlar hesaba  katılarak  bir kadının bir başkasının çocuğunu emzirmesi haram değildir, hatta bazen teşvik bile edilebilir" dedi. 

İşte Beşer'in kaleme aldığı yazı...

Bir defa kadının emzirdiği çocukla aralarında mahremiyet oluşacağı için bu yolla evlat edinmenin olumsuzluklarının bir kısmı ortadan kaldırılmış olur. Mesela evlatlık olarak almayı düşündüğü çocuğu, mümkünse emzirir ve artık mahremiyet problemi kalmaz.

Çalışan  kadın çocuğunu  kreşlerin  merhametsiz ortamına teslim etmektense bir sütanneye verir böylece emziren kadın da o çocuğun bir  bakıma   annesi  olacağı için ona kendi evladı gibi bakar, sevgi ve merhamet hisleri duyar. Öz  annesi  de çocuğundan emin olur, çocuğunun  anne sütüyle  beslenmesini  sağlar, aralarında bir akrabalık bağı oluşur.

Ayrıca emziren kadınlara kendi evlerinde yapabilecekleri bir   sahası açılmış olur, onlar da bu yolla hem para  kazanırlar  hem de  yeni  akrabalar edinmiş olurlar.  Hizmetçi  durumundan çıkar, toplumun zengin olan kesimiyle akrabalık bağları kurarlar.

Farklı  kabileler arası olacak süt emzirmeler, kavimleri ve etnik  farklılıkları  kestirmeden birbirine bağlar. Meselâ Ha­be­şis­tan'a hic­ret eden Müs­lü­man­la­rın baş­ka­nı Ca­fer'in ha­nı­mı Es­ma, ora­da dün­ya­ya ge­tir­di­ği Ab­dul­lah'la be­ra­ber Ha­beş kra­lı­nın oğ­lu­nu da em­zi­rmişti. Bilahare Müs­lü­man­la­rın, Ha­beş kral­lı­ğı ile iliş­ki­le­rin­in iyi­ye git­me­si­nde bu olayın katkısı olmuştur. Hatta belki bu yüzden Allah Rasulü Efendimiz (sa) 'Habeşliler size sataşmadıkça siz de onlara dokunmayın' buyurmuştur. Yani sütkardeşliği aynı zamanda bir barış sebebidir.

Ayrıca sütkardeşliği bazen kadının çok ya­kı­nın­da bu­lu­nan­la­ra kar­şı te­set­tür­lü ol­ma­ problemine bir hal ça­re­si de olabilir. Hem süt ço­cu­ğu, hem de onun emmesiyle ken­di­si­ne ak­ra­ba olan ya­kın­la­rı için ka­pan­ma zo­run­lu­lu­ğu or­ta­dan kal­ka­r ve  gün ­lük ha­ya­tlarına yakın­lık ha­va­sı içe­ri­sin­de ko­lay­lık ge­lir.

İki fetva meselesinden de söz edelim

Birkaç yıl önce bir bey Avrupa'dan beni aramış ve hanımıyla sütkardeşi olduklarını  yeni öğrendiklerini söylemişti. On beş yıllık evliyiz, üç çocuğumuz var ve biz sütkardeşi olduğumuzu şimdi öğrendik. Hem benim  annem  eşimi, hem de onun  annesi  beni emzirmiş, şimdi biz ne yapmalıyız diye sormuştu. Olayın nasıl olduğunu bilip bilmediklerini sordum, öğrendik dedi; ikimiz de yaklaşık aynı yaştayız, bir  gün  misafirlikte otururlarken eşimin  annesi  beni kucağına alıp emzirmiş, benim  annem  de ona nispet, eşimi alıp emzirmiş.

Evliliklerini sürdürmelerini söyledim.

Çünkü bu durumda fetva siyaseti şöyle olmalıdır:  Yeni  evlenecek olanlar ihtiyatlı davranıp, sadece Hanefilerin ölçüleriyle sütkardeşi olsalar bile asla evlenmemelidirler. Çünkü muhtemeldir ki, Hanefiler bu konuda isabetlidirler. Ama böyle bir süt akrabalığını bilmeden evlenmiş, çoluk çocuk sahibi olmuş insanlar için fetva Şafii mezhebine göre olabilir. Sadece bir iki kez  emmişlerse süt haramlığı oluşmamıştır, evliliklerine devam edebilirler, denmelidir. Aksi halde bir yuvanın yıkılması söz konusudur. Böyle durumlarda mezhebi değil, İslam'ı kurtarmaya bakmalıyız.

Ama yine on beş yıllık evli ve iki çocukları olan bir çifte de, zor da olsa ayrılmalarını söyledim. Çünkü birisinin annesi diğerini haftalarca emzirmiş. Bu durumda hiçbir yoruma göre sütkardeşi olmayabileceklerini söyleme imkânımız yok. Nasıl kardeşler birbirleriyle bilmeden evlenmiş olsalar ayrılmalarına karar verilir ise bu da öyle olmalıdır.

YAZIYI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

Ajanslar

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner145

banner114