banner47

Rahip Santoro... Zirve... Hrant Dink... Hepsini aynı yapı katletti

Santoro, Dink ve Zirve cinayetlerinin, Ergenekon’dan da ileri bir örgütlenmenin olduğunu düşünüyorum.

Rahip Santoro... Zirve... Hrant Dink... Hepsini aynı yapı katletti

Santoro, Dink ve Zirve cinayetlerinin, Ergenekon’dan da ileri bir örgütlenmenin olduğunu düşünüyorum.

12 Ocak 2013 Cumartesi 02:31
Rahip Santoro... Zirve... Hrant Dink... Hepsini aynı yapı katletti

 Haberiumturk haber sitesi/12.01.2013

Zirve Davası avukatı Erdal Doğan,Yargıtay Başsavcılığı’nın Dink kararını bozma talebini değerlendirdi: Zirve Davası avukatı Erdal Doğan, “Santoro, Dink ve Zirve cinayetleri Özel Harp Dairesi’nin işidir diyebiliriz.” dedi. Dink ailesinin avukatı Fethiye Çetin ise “Ergenekon’a doğru giden işaretler var. Ancak bu bağlantıları kuramadılar. Ergenekon’dan da ileri bir örgütlenmenin olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

Rahip Santoro, Zirve Yayınevi ve Hrant Dink cinayetleri

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, gazeteci Hrant Dink davasında verilen ‘suikastın arkasında örgüt yok’ kararını bozma talebi Dink’in avukatları ve yakınlarını umutlandırdı. Dink ailesinin avukatlarından Fethiye Çetin, savcının isteğinin temyiz talepleriyle örtüştüğünü söyledi. Başından beri cinayetin örgütlü olduğunu düşündüklerini belirten Çetin, cinayetin arkasındaki büyük yapının ortaya çıkarılması gerektiğini şu cümlelerle ifade etti: “Ergenekon’a doğru giden işaretler var. Ancak bu bağlantıları kuramadılar.

‘Örgüt vardır, o nedenle de mahkemenin kararı yanlıştır’

Ergenekon’dan da ileri derinde bir örgütlenmenin olduğunu düşünüyorum.” Zirve davasının avukatı Erdal Doğan ise cinayetin sıradan bir terör örgütü işi olmadığına dikkat çekerek, Rahip Santoro, Zirve Yayınevi ve Hrant Dink cinayetlerinin aynı yapı tarafından işlendiğini kaydetti. Yargıtay Başsavcılığı önceki gün yayımladığı tebliğnamede “Hrant Dink’in öldürülmesi, sistemli, planlı ve organize bir örgüt faaliyeti kapsamında, devletin birliğini bozmaya yönelik eylem olarak değerlendirilmelidir.” demişti.

Dink davasının avukatı Fethiye Çetin: Bu tebliğname, ‘Örgüt vardır, o nedenle de mahkemenin kararı yanlıştır’ diyor. Biz de özellikle temyiz dilekçemizde bunların üzerinde durmuştuk. Şayet 9. Ceza Dairesi temyiz dilekçelerimizi ve tebliğnameyi doğru bulursa mahkeme kararını bozacak. Cinayetin arkasında örgüt olduğunu başından beri savunuyoruz. Şu aşamada Ergenekon’a doğru giden işaretler var, ancak bu bağlantıları kuramadılar. Ergenekon örgütünden de daha ileri derin bir yapı olduğunu düşünüyorum. Ergenekon sanıklarından bazılarının bu cinayette rolünün olduğu kanaatindeyim.

ZİRVE DAVASININ avukatı Erdal Doğan: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın tebliğnamesi açık bir örgüt yapılanmasına işaret ediyor. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin aslında bu davaya bakmaması gerekirdi. Başta iddianame hazırlandığı halde iddianameyi kabul etmedi, ‘örgüt yoktur’ dedi. Sonra İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yani soruşturmayı yapan savcılığın itirazlarıyla bu iddianame o mahkemeye gitti. Aynı görüşleri 5 yıl boyunca devam ettirdi. Zirve Yayınevi’nin son iddianamesinde yer alan, örgüt ve Özel Harp Dairesi ilişkilerindeki örgütlenme şeklinin cumhuriyet savcısı tarafından dikkatli şekilde incelenerek, örgüt yapısının bu şekilde düşünülmesi gerekiyor. Zaten Santoro, Hrant Dink ve Zirve cinayeti aynı yapının yani Özel Harp Dairesi’nin işidir diyebiliriz. Sıradan terör örgütünün işi değil, savcının da bu fotoğrafı görmesi lazım.

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Rober Koptaş: Tebliğname, başından beri tüm Türkiye kamuoyunun bildiği, Hrant Dink cinayetinin örgütlü bir şekilde işlendiğini teyit ediyor. Yargıtay Başsavcılığı, AİHM kararıyla paralel bir şekilde, cinayetin eksik soruşturulduğuna ve derin bazı bağlantılara da dikkat çekiyor. Hem AİHM kararından, hem de bu tebliğnameden sonra Yargıtay’ın kamuoyu vicdanını tatmin etmeyecek bir karar vermesi kabul edilemez. Zira mahkeme savcısı ve mahkeme hâkiminin dahi vicdanen rahat olmadığı bir karar var ortada. Dink cinayetiyle ilgili olarak henüz açık olan ve devlet görevlilerini de içeren soruşturma dosyasının gidişatı çok önemli. O soruşturma layıkıyla yürütülürse, Dink cinayetinin arkasındaki bütün bağlantılar olanca çıplaklığıyla ortaya çıkacaktır. Bu cinayet, devlet görevlilerini de kapsayan bir örgütlenme tarafından işlendi. Yargıtay kararı ve mevcut soruşturma, tetikçilerin istihbarat, ordu, polis ve mülkiye içerisindeki üstlerini ortaya çıkarmaya hizmet etmeli.

Agos gazetesi eski genel yayın yönetmeni Etyen Mahçupyan: Bu karar yeniden bir dava sürecinin başlaması demek. Şu andaki konjonktüre de uyuyor. Yani Ergenekon’un arka planı ile Dink cinayetinin arka planının ilişikte olduğunu herkes tahmin ediyor. Türkiye yeni bir reform dalgasının eşiğinde; Avrupa Birliği ile fasıl açılıyor, Kürt meselesinde adım atılıyor. Dolayısıyla iyi bir temizlik fırsatı doğuyor, yargının da bunu kullanması lazım. Ortada bir cinayet var. Anında kapatılacak bir davaydı ama kapatılamadı. Ergenekon’da bir gelişmeye bağlı olarak belki canlanabilir diye de ucu açık tutuldu. Mahkeme bunu kapatma cesaretini de gösteremedi, 5 yıl içinde örgütü ortaya çıkarma adına hiçbir şey yapmayınca söyleyeceği bir şey kalmadığı için ‘örgüt yok’ dedi. Başsavcılığın kullandığı ‘Dink sırf başka bir din ve milliyetten olduğu için öldürüldü’ cümleleri tüm komplonun Ergenekon’un bir parçası olduğunu da söylüyor. Hem sembolik olarak hem de o dönem yaşanmakta olan Ergenekon komplosuyla bağlantılı kılması önemli. Adaletin tecelli etmemiş olduğunun Yargıtay Başsavcılığı gibi en tepe noktasının itiraf etmesi bunun yolunu da açması oldukça önemli.

Taraf Gazetesi yazarı-gazeteci Alper Görmüş: Yargıtay, Türk hukukunun verdiği en korkunç kararlardan birini düzeltme fırsatı sunuyor. Çünkü bunun bir örgüt cinayeti olduğuna dair ittifak vardı; ama mahkeme başka bir karar vermişti. Bu kararla da hukukun üzerindeki büyük ayıp bir parça kaldırılmış oldu. Nihayetinde sözünü ettiğimiz tartışmayla ilgili yeniden yargılanacak olan kişiler tetikçidir. Dolayısıyla açıkça söylüyorum, bu bir devlet cinayetidir. Devlet içindeki rantlarının bulunup ortaya çıkarılmadan kamuoyunda tam bir vicdan rahatlığı sağlanmayacaktır. Ayrıca Kafes Eylem Planı’nda azınlıklara karşı suikast ortaya çıkmıştı ve Hrant Dink cinayetini de onlarla birleştirdiğimiz zaman ‘Dink sırf başka bir din ve milliyetten olduğu için öldürülmüştür’ cümlesi buraya Ergenekon’a bir referans veriyor.

Hrant Dink Davası'na dair Yargıtay'dan flaş karar - Tıkla

haber aktif link verilerek kullanılmıştır.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner66

banner69