banner47

Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de o kalplerinizi birleştirmişti. İşte onun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de o sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size ayetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz. (kur’anı Kerim al-i imran 3/103)

Evet. Cenab-ı Hakk’ın beyanı bu şekildedir. Günümüzde Müslümanların görüntüsü nasıldır. Hiç düşündünüz mü?

Zira günümüzde İslami fırkalar, meşrepler, mezhepler, ekoller ve düşünceler o kadar revaçta olmasına rağmen ve de İslam adına birçok faaliyetlerde bulunmalarına rağmen bir türlü istenen neticeler elde edilememektedir. Bizler öyle parçalara ayrılmışız ki kimse kimseyi anlamadığı gibi anlamak içinde çaba sarf etmiyor. Aslında herkes çok iyi bilmektedir ki insanlar hayatlarında Kur’anı ikinci, üçüncü sıraya bırakmışlar veya hiç sıralamaya bile katmaksızın keyiflerince yaşamaktadırlar.

Kur’an’ı okumaksızın Rasulullah (s.a.s) efendimizin sünnetlerini hayata geçirmeksizin geleneklerden gelen çeşitli kuruntu ve zanlarla hareket eden Müslümanlar bu halde yaşamaya devam ederlerse 21. Yüzyıl değil kaçıncı yüzyıl olursa olsun zillet ve meskenetlerden kurtulmaları mümkün değildir. Müslümanların bu hale düşmelerinin de pek çok etkeni vardır. Ama bir tanesine dikkat çekmek istiyorum.

Belki sizler de farkına varmışsınızdır. İnsan en çok diliyle günaha düşmektedir. Gıybet yalan dedikodu, nemacılık, iftira, küfür vs. hep ağız ile işlenen günahlardır. Yani dilin muhafazası hakikaten çok zordur. Bu yüzden efendimiz (s.a.s) iki dudağının arasını koruyana cennet  vaat ediyor. Fakat insanımız mesnetsiz konuşmaya o kadar alışmış ki susup ta bilen insanları dinlemeye zaman kalmıyor. Her konuda fikirlerimizi ve engin görüşlerimizi serdediyoruz! Konuşacak konu olsun yeter ki konuşmaya hazırız. Din, siyaset, ekonomi hiç fark etmez.

Susanın yadırgandığı hatta ayıplandığı bir toplum. Ağzına geleni konuşmaya marifet sayan düşünmeden konuşarak düşüncesizliğini ortaya koyan bir toplum. Böyle bir toplumda hakikati konuşan kim? Dinleyen kim?  Belli olur mu? Toplum olarak dinlemiyor, dinlenmiyoruz. Ağızlar asıl fonksiyonu olan Kur’an ve sünneti konuşmayı kaybedince kulaklarda kirlendi. Artık ağızdan çıkanlarının hangisi hak hangi söz lakırdı anlaşılmaz oldu.

Susmak tefekkürün ve zikrin anahtarıdır. Susan kurtulur buyurulmuş ama zalimin düşmanın karşısında değil. Susmak zikirle tefekkürle olur. Bunlar ancak susarak öğrenilir susman Allah’ın kelamını okumakla karşılık bulsun. Vatanı sevmekle karşılık bulsun. Hak için kıyama kalkmakla karşılık bulsun. Allah yolunda olanların safında durmakla karşılık bulsun dirilsin.

İnsanlığın, tarikatların, cemaatlerin, toplumun en büyük yarası insanlık Alemlerin Serveri peygamberinden (s.a.s) uzaklaşmış olmasıdır. Tabiri caizse onu hem gönlünde, hem hayatında kaybetmiş, ona karşı yabancılaşmıştır. İp burada kopmuştur. İnsanlık, cemaatler, cemiyetler bu yüzden bozulmaya başlamıştır.

İp koptuğu yerden bağlanmalı ve tekrar Efendimize (s.a.s) ve O’nun ahlakına dönerek bulutları aralamalı ve uykudan uyanıklığa geçmeliyiz. Bundan sonrada hem kendimiz için hem tüm mümin kardeşlerimiz için kaybedilen yılları ve bu kaybı telafi etmenin çarelerini yeniden düşünmeli öncelikle kalbimizi düzeltmeli ve ardından da içimizdeki bu güzellikleri yaşayışımıza aksettirmeliyiz. Doğru bildiklerimizi kınayıcının kınamasına bakmadan hayata geçirmeliyiz.

Tabi ki Rasulullah efendimizi iyi tanımalı onun ahlakıyla kendimizi ona benzetmeliyiz ki böylece rabbimizin rızası bizi kuşatsın. Velhasılıkelam Rasulullah’ı kaybeden değil ona kavuşan toplum gibi yaşamalıyız. Allah (c.c) dan kötülüklerimizi iyiliğe çevirmesini ve imanlı olarak bizleri peygamberimize kavuşturmasını dileriz.

Yazımızın ikinci bölümünde tarikatlar, cemaatler neden aynı safta buluşamıyor. sorularının cevaplarını aralayacağız. Allaha emanet olun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner64