banner47

Acun'a 'başımın belası' demem şakaydı

‘Sahne Beşiktaş’ adıyla hayata geçirdi. Mekânda alternatif performanslara yer vereceklerini söyleyen Erkır ile mekânı ve yeni projelerini konuştuk

Acun'a 'başımın belası' demem şakaydı

‘Sahne Beşiktaş’ adıyla hayata geçirdi. Mekânda alternatif performanslara yer vereceklerini söyleyen Erkır ile mekânı ve yeni projelerini konuştuk

12 Ocak 2013 Cumartesi 03:36
Acun'a 'başımın belası' demem şakaydı
 Haberiumturk haber sitesi/12.01.2013

Birçok başarılı televizyon programına imza atan yapımcı ve sunucu Osmantan Erkır, yıllardır hayalini kurduğu projesini, ‘Sahne Beşiktaş’ adıyla hayata geçirdi. Mekânda alternatif performanslara yer vereceklerini söyleyen Erkır ile mekânı ve yeni projelerini konuştuk. Acun Ilıcalı ile kıyaslanmasını ve iptal olan TV programını da.

Televizyon dünyasının başarılı isimlerinden Osmantan Erkır, İstanbul’a Sahne Beşiktaş adıyla yeni bir mekan kazandırdı. Acun Ilıcalı’nın Star TV’ye transfer olmasıyla Popstar Alaturka programı son anda iptal olan yapımcı, Ilıcalı’ya kırgın ya da kızgın değil. Aksine, onu başarılı buluyor ve şaka yollu “Acun, başımın belası.” diyor.

Sahne Beşiktaş’ı açma düşüncesi nasıl ortaya çıktı?

Esasında hayalimdi. Benim için sahne her zaman büyülü oldu. Küçüklüğümden itibaren sahneye karşı bir ilgim vardı. Okullarda hep tiyatro kollarında olurdum ama utangaç olduğum için müziği ve ışığı yapıyordum genelde. 80’li yılların başında Hisseli Harikalar Kumpanyası’nı gördüğüm zaman çok etkilenmiştim. Daha on yaşına gelmeden ‘Egemen Bostancı gibi biri olmak istiyorum.’ diyordum kendi kendime. Babam yönetmen ve annemle tiyatro sahnesinde tanışmışlar. Bizim evde hep tiyatro konusu olmuştur ve önemsenmiştir.

Osmantan Erkır’ın moderatörlüğünü yaptığı Aspava adlı gösteriyi her perşembe akşamı Sahne Beşiktaş’ta izleyebilirsiniz.

Oyunculuk eğitimi de almışsınız…

Evet, Londra’da sinema, televizyon ve oyunculuk eğitimi aldım. Türkiye’ye dönüşte Gazanfer Özcan-Gönül Ülkü Tiyatrosu’nda bir yıl bulundum. Benim için çok önemli bir deneyimdi. Sahne hep hayatımda vardı.

Ama işin içine televizyon girince hayallerinizi ertelediniz...

Evet, aynen öyle oldu. Aslında televizyonda gerçekleştiremeyeceğim şeyleri sahnede yapmak istedim. Televizyonda birçok kişinin fikri oluyor. Kafanızdaki projeyi hayata geçirmeniz uzun zaman alıyor. Sahne daha deneysel, istediklerinizi hemen ortaya çıkarabiliyorsunuz.

Bir sahne açmak ve yönetmek, ülkemizde maddî ve manevî bir risk. Karar vermek zor oldu mu?

Karar vermek değil uygulamak çok zor oldu. Burası çok eski bir bina, 1903’te yapılmış. Bir harabeydi, gerçekten çok para harcadık buraya. Bazı yakınlarım “Sen enayisin, aptalsın, bu para buraya harcanır mı?” dediler. Burası para kazanmak için yapılmadı. Sadece benim değil, ailemin de hayaliydi. İnsan neden yaşıyor, niçin para kazanıyor? Hayallerini gerçekleştirmek için.

Boyacıköy’deki köşkünüzü satılığa çıkardığınız yazılmıştı. Onun parasını da mı buraya yatırdınız?

(Gülüyor) Her şeyi buraya yatırdık. Herkes parasını farklı şekillerde harcayabilir. Ama biz böyle değerlendirmek istedik. Bana çok değerli geliyor. Şimdi birçok insan, “Ne kadar güzel bir şey yaptınız, İstanbul’a yeni bir mekân kazandırdınız.” diyor. İnsanlar buradan gülerek çıkıyor. İnsanların gülmeye ve entelektüel düşünmeye çok ihtiyacı var.

Neler olacak bu mekânda?

O kadar çok emek harcadık ki, burayı çok dikkatli yönetmemiz gerekiyor. İmajını bozmamalıyız. Birdenbire, paldır küldür bir sürü şov yapalım diye bir düşüncemiz yok. Yumuşak yumuşak başlayalım. Mesela Vedat Özdemiroğlu sahne alıyor. Üç yıldır üzerinde çalıştığımız Aspava adlı bir projemiz var. Satıcının Ölümü sahnelenecek. Çok iyi ses ve ışık düzeni var. Bu anlamda konserler de verilecek.

Sizi oyunlarda görebilecek miyiz?

Ben sadece sahne üzerinde bu zevki tatmadığımı düşünüyorum. İnsanları mutlu edecek, burada geçirdikleri iki saati eğlenerek, gülerek, “oh iyi ki geldik” diyerek geçirtecek bir şey yapabilmek, perde arkasında da olsa bana zevk veriyor zaten. İkisinin eğitimini de aldım ama yapımcılığı daha çok seviyorum. İnsanlara bir şey sunabilmek beni mutlu ediyor. Aspava’da moderatörlük yapıyorum. Sahne Beşiktaş’ı kendim oynamak için açmadım. Daha çok insanın görmesini istediğim işlerin burada olmasını arzuluyorum.

Babanız yönetmen, siz de iyi bir yapımcısınız. Baba-oğul bir film çekmeyi hiç düşünmediniz mi?

Yapmayı çok istiyoruz. Bir ara bayağı heveslendik. O da bir hayal ve inşallah gerçek olur. Bizim elimize iyi hikâyeler geçti ama iyi senaryo geçmedi. İyi senaryo gelirse yapacağız.

Uzun zamandır televizyonda göremiyoruz sizi. Yeni projeler var mı?

Allah bana kısmet etti ve herkese nasip olmayan güzellikler tattım. Hâlâ insanlar gelip “Sizin programların tadı damağımızda kaldı, yine yapın” diyor. Yapacaksam öncekilerin üzerinde bir şeyler yapabilmeliyim. Şu anda beni en çok heyecanlandıran Sahne Beşiktaş. Aspava’yı televizyona taşımayı düşünüyorum.

Neden Aspava?

Açılımı Allah sağlık, para, afiyet ya da aşk versin; amin. Ben bu ismin uğuruna inanıyorum. Küçüklüğüm Ankara’da geçti. Orada Aspava isimli pideciler olurdu. Sıcaktı, bana aile ortamını hatırlatıyor. Bu projede insanların hayatını işliyoruz ve Aspava diye bitiriyoruz. Güzel duygularla.

Acun'a 'başımın belası' demem şakaydı

Star TV için Pop Star Alaturka’yı hazırladığınız son anda Acun Ilıcalı’nın transferinden sonra projenin iptal olduğunu duyduk. İşin aslı nedir?

Bunu iyi ki sordunuz. Bazı internet siteleri sanki ben Acun’a kızmışım gibi bu olayı lanse etti. Halbuki böyle bir şey yok.

‘Başımın belası’ dediniz mi?

Onu şaka yollu söylemiştim. Herkes bana Acun’u soruyor, o anlamda bir şakaydı. Yoksa ben Acun’u başarılı buluyorum.

Karşılaştırılmanız ve onun size sorulması doğal değil mi?

Bu gayet doğal ve çok normal. Bunu anlıyorum.

Proje nasıl iptal oldu?

Star’la bizim bir sözleşmemiz vardı. Bir senedir buna hazırlanıyorduk. Jüri üyelerimiz hazırdı. Orhan Gencebay, Bülent Ersoy ve Demet Akalın imzalarını atmışlardı. Bir hafta sonra elemelere başlayacaktık. Acun kanala transfer oldu ve üç program birden girdi. Bizim programa kanalın ihtiyacı kalmadı. Bizim açımızdan hayal kırıklığı ve maddî açıdan bir kayıp oldu. Ama televizyon dünyasında kırgınlık diye bir şey olmaz. Acun’a zaten kızacak ya da kırılacak bir durumum yok; çünkü onun bununla bir ilgisi yok. Sonuçta üzüldüm ama TV dünyası sert bir dünya. Kanalı da bu yüzden anlayabiliyorum.

Acun Ilıcalı ile birlikte proje yapmayı düşünür müsünüz?

Daha önce böyle bir şey hiç düşünmemiştim. Her türlü fikre açığım. Programlarımı yaparken izleyicinin oradan bir şeyler almasını isterim. Eğer toplumun yararına bir şey yapabileceksek Türkiye için güzel bir şey olacaksa ben her türlü fikre açığım. Acun’la ya da başka biriyle ortak bir şeyler yapabilirim.

Televizyon, karakterimi değiştirmedi

Meslektaşlarınıza karşı kıskançlık hissettiğiniz oldu mu?

Kadere, kısmete, nasibe çok inanan biriyim. İnsan hayatında ne yaşaması gerekiyorsa onu yaşar. Bunun sebeplerini bizim sorgulayamayacağımızı düşünüyorum. Sağlıklı geçirdiğimiz her gün bir kazançtır. O yüzden kıskançlık,  çekememezlik bana yanlış geliyor.

Kameranın önündeki Osman Tan ile arkasındaki arasında bir fark var mı?

Babamın yanında TV stüdyolarında büyüdüm. Ünlülerin çoğu kamera kapanınca bambaşka biri olurdu. O zamanlar bir gün ‘ekrana çıkarsam kamera önünde neysem ardında da o olacağım’ diye söz verdim kendime. İnsanlar beni oğulları gibi sevdi. Gündemde olma gibi bir hedefim yoktu. Tamamen kendiliğinden gelişti her şey. Bunu amaçlayarak yola çıkmadım. Kendiliğinden olduğu için asla değişmedim, başkası olmadım.

Bu işler dışında ne yapıyorsunuz?

Antika meraklısıyım. İyi bir koleksiyoner olma yolunda ilerliyorum. Orta oyunundan, tuluattan başlayarak bugünlere gelen bir koleksiyonum var.

En büyük hayaliniz nedir?

Çok büyük bir müzikal yapmak. Yurtdışında yapılanlar gibi, o büyüklükte bir müzikale imza atabilmek isterdim.

haber aktif link verilerek kullanılmıştır.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner66

banner69