banner47
banner128

Hürrem mi 'tükendi' vatandaş mı?

Muhteşem Yüzyıl’ın Hürrem Sultan’ı Meryem Uzerli'nin 'çok çalışıp az para kazandığı' gerekçesiyle ‘tükenmişlik sendromu’na girmesi ve tedavi için Almanya'ya gitmesi gözleri dar gelirli çalışanlara çevirdi. Uzerli bölüm başına 20 bin lira, aylık toplam 80 bin lirayı yeterli bulmayarak daha çok para istedi peki aylık 800-900 lira kazananlar ne yapacak? Onlar da tükenmiş sendromuna giriyor mu?

banner116

Hürrem mi 'tükendi' vatandaş mı?

Muhteşem Yüzyıl’ın Hürrem Sultan’ı Meryem Uzerli'nin 'çok çalışıp az para kazandığı' gerekçesiyle ‘tükenmişlik sendromu’na girmesi ve tedavi için Almanya'ya gitmesi gözleri dar gelirli çalışanlara çevirdi. Uzerli bölüm başına 20 bin lira, aylık toplam 80 bin lirayı yeterli bulmayarak daha çok para istedi peki aylık 800-900 lira kazananlar ne yapacak? Onlar da tükenmiş sendromuna giriyor mu?

24 Mayıs 2013 Cuma 16:56
Hürrem mi 'tükendi' vatandaş mı?
 Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Marmara Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Osman Altuğ, şöhret isimlerde bu sendromun 'son kullanma tarihlerinin' geçmesinden kaynaklandığını, geçim derdindeki vatandaşlarda ise hayatla mücadele çabası yüzünden görülmediği tespitinde bulundu. Altuğ şunları söyledi:

"Bu sendromun iki tarafı var. Birincisi sanatçıları da içine alan şöhret olmuş isimler açısından ki bu kategoriye eski futbolcular ve siyasetçiler de dahil. Çünkü bu isimlerin son kullanma tarihleri geçmiştir. Zamanla gündemden düşüyorlar ve alıcıları kalmıyor. Bu da onları acı bir gerçekle karşı karşıya bırakıyor. Yaptıkları işlerin karşılığını alamıyor ve görememeye başlıyorlar. Bu isimler için en önemli şey gündemde yer almaktır.

VATANDAŞIN AKLINA TÜKENMİŞLİK GELMİYOR

"Diğer taraftan vatandaş açısından ise ne gündemden düşme ne de yaptığı işten vazgeçme şansı var. Çünkü onun kendi gündemi var ve o da daha çok tüketmek üzerine kurulmuş durumda. Sistem ona 'herkes kendi başının çaresine bakar' diyerek açık kapılar bırakıyor. O da kendi başının çaresine bakmaya çalışırken tükenmişlik aklına gelmiyor. Bu da ortaya üretmeyen, ürettiğinden daha çok tüketen ve konuşan bir vatandaş modeli ortaya çıkıyor.

Tükenmişliği unutması için sistem bunun gereklerini de yapıyor ve gerekli havuçları da veriyor. Örneğin maç seyrettiyor, dizi seyrettiriyor. İnsanlar bu hayal dünyası içinde seyrettikleri bu gösterilerdeki kahramanların yerine kendini koyuyor ve toplum kendi kendini tatmin ediyor. Çünkü beş gençten birinin işsiz olduğu bir ülkede bu kişileri başka türlü avutmanın yolu yok."

TOPLUMLARIN HASTALIĞI OLDU 
 
Tüketiciler Birliği Başkanı Bülent Deniz, son 15 yıl içinde yaşanan gelişmelerin halkı tamamen tüketici bir toplum haline getirdiğine ve insanların 2001 krizinden bu yana sürekli kredi kartlarına bağımlı ve  borçlu bir şekilde yaşadığına dikkat çekti.

Vatandaşın maaşını alır almaz borç ödemeye koştuğunu belirten Deniz, "Tükenmişlik sendromunun kaynağı da esasında yaşanan bu strestir. Tüketici kendini iyi hissetmek için yeniden alışverişe veriyor. Arabasını değiştiriyor, evini değiştiriyor. Örneğin başka ülkelerde ortalama 13 ay olan cep telefonu yenilme sıklığının bile Türkiye'de 8 ay olduğunu görüyoruz. Kısacası tükenmişlik sendromu tüketici toplumların hastalığıdır" dedi.

NASIL KURTULABİLİRSİNİZ?

Nörolog Dr. Mehmet Yavuz'a göre tükenmişlik sendromundan şu şekilde kurtulunabilir:

- Kişi kronik stres oluşturan durumlardan uzaklaştırılmalı.
- Sağlıksız çalışma ortamlarından uzak durulmalı, çalışanların fiziksel sağlığı kadar ruh sağlıkları da düşünülmeli.
- Havasız mekanlarda insanların çalıştırılmasına engel olunmalı.
- Günlük düzenli spor aktiviteleri yapılmalı. İş aktiveleri arasında ya da sonrasına herhangi bir müzik aleti ile uğraşmak beyini dinlendirir.
- Yoğun iş aktiviteleri arasında tatil ve dinlenmeye zaman ayrılmalı.
- Sınavlara hazırlanan öğrenciler ise düzenli aralar vermeli ve aralarda spor, müzik gibi aktiviteler yapmalı.

Hürriyet

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner145

banner114