banner47
Yayın ve söylemleriyle Başbakanın şahsında Hükümeti karşısına almış gözüken cemaatin, ya da cemaat adına hareket eden bazı kişilerin, bu haddini aşan tavırları asla tasvip edilemez.

Karşılarına aldıkları bu iktidar zamanında, en stratejik makamlara, en kritik görevlere atandılar, en prestijli yerlere geldiler veya getirildiler. Bu iktidar döneminde cemaat mensupları en güçlü dönemlerine kavuştular.

Bazı kurumlara personel alımları bizzat cemaat eliyle gerçekleştirildi. Bunlar bilinen şeyler.

Cemaatin Devlet bürokrasisindeki bu güçlü yapılanması, malum dış güçlerinde desteği ile son yıllarda Başbakan Erdoğan’a ayar vermek için zaten bir hazırlık içerisindeydi. Bu kirli siyasi oyun Mavi Marmara, Hakan Fidan, Gezi parkı olayı ve en son Diktatör söylemleriyle daha önce denenmiş ama püskürtülmüştü.

Dış güçlerin desteğini alan bu güçlü yapılanma aldığı talimatla, dershanelerin kaldırılacağı söylemiyle başlayan mazlumları oynama sürecini ve seçimlerinde yaklaşmasını fırsat bilerek, en iyi zaman olduğuna inanarak harekete geçti.

Cemaatin ileri gelenleri, ağabeyleri çok güçlü olduklarını düşündükleri için “devlette artık bizim sözümüz geçer” diyerek 17 ve 25 Aralık’ta bu kirli siyasi mühendislik olan, Türkiye’ye ihanet operasyonuna karar vererek güçlerini Sayın Başbakan Erdoğan’a göstermek istediler.

Başbakan Erdoğan’ın iktidar gücünü ve yetkisini başkalarına bırakacağını beklemek, saflıkla izah edilemez. Erdoğan, Milletten aldığı bu güç ve yetkiyi tavizsiz ve ısrarlı kullandığı için, yeni Türkiye’nin ilerlemesini istemeyen küresel güçlerin zaten hedefinde.

Cemaatin gösterdiği bu kibirli tavır Büyük Yeni Türkiye karşıtlarıyla, yazılı ve görsel medyada, ekonomide, sosyal ve siyasal gücü elinde bulunduranlarla ve muhalefetle örtüşüyor gözüktüğü için, hizmet hareketi milletin gözünde tartışmalı bir konuma düşmüştür.    

İnananlar hizmet hareketine en basit tepki olarak maddi destek sağlamak için aldıkları gazetelerin aboneliğini iptal ettirmektedirler. 

Fethullah Gülen ve hizmet kadrolarında görev yapan ağabeylerin, oluşan bu algıyı değiştirmesi kolay olmayacaktır.

Milletimiz bunun hesabını sandıkta soracaktır.

Erdoğan gitsin de ne olursa olsun mantığı ile dış ve iç mihraklarla beraber olarak seçim arifesinde her türlü oluşumun içinde iyi bir zamanlama yaptığını zanneden cemaatin oyunu Rabbim tarafından bozulmuştur.

Cemaat ve Dış mihraklar, Başbakan Erdoğan ve hükümetinin daha akıllıca hareket ettiğini görerek geri adım atmış gibi gözükseler de bu operasyonlar bir son değildir. Daha ne iftiralar içeren oyunlarla karşılaşabiliriz. Milletimiz ve devletimiz hazırlıklı olmalı. 

Milletimiz oynanmak istenen oyunu görmüş verdiği oya ve Milli iradeye sahip çıkmaktadır.
 
21 Aralık’ta ABD'nin önde gelen gazetelerinden New York Times'a konuşan Gülerce İLK ÇATLAK MAVİ MARMARA'DA ÇIKTI, ve "GEZİCİLERLE AYNI ŞİKAYETLERİ PAYLAŞIYORUZ" ve çok güçlenen Erdoğan'ın otoriter tarzından ve AB  üyelik  süreci ile demokratik reformları terk etmesinden şikâyet ettiğini belirten, Zaman Gazetesi yazarı Hüseyin Gülerce Cemaat’in büyük abilerinden biri 27 aralık’ta “3 tweet” atmış.

1- Başbakan gidecekse ya AK Parti Kongresi’nde delegenin iradesiyle gider ya da sandıkta seçmen iradesiyle gider...

2- Başbakan Erdoğan hakkında içeriden ve dışarıdan tertip yapılmasını bir millet evlâdı olarak hazmedemiyorum, kabullenemiyorum...

3- Yargıdaki direncin hukuk ve adalet adına yapıldığına inanmıyorum... Savcılar, ellerinde kağıtla inip, bildiri okuyorsa, bu, militanlıktır.” demiş

Ben demiyorum, Gülerce diyor; Ne diyor, “Savcının yaptığı militanlıktır.” Diyor.

Hüseyin Gülerce'nin savcı Muammer Akkaş'a sert tepki gösterip Başbakan Erdoğan 'a açıktan destek vermesi  gibi söylemler ortamı yumuşatmaya dönük söylemlerdir.

Bunlar iyi niyetle izah edilemez.

Siz inandırıcılığınızı kaybettiniz.
Allah Yar ve Yardımcınız olsun.
                          
Rabbime emanet olun.

Atilla Akın
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner64