banner47

TEKZİBİN BÖYLESİ…

Yazının okulla alakası olmadığını doğru söylemiş. Zira okulla değil müdürüyle alakalı…

TEKZİBİN BÖYLESİ…

Yazının okulla alakası olmadığını doğru söylemiş. Zira okulla değil müdürüyle alakalı…

haberiumturk
haberiumturk
28 Eylül 2018 Cuma 17:50
TEKZİBİN BÖYLESİ…

Önceki yazımızdan dolayı bizlere dönüş yapan, başta mağduriyetlerini dile getirdiğimiz Tevfik İleri Anadolu İmam Hatip Lisesinin eski ve yeni öğretmenleri olmak üzere eğitim, medya ve siyasi camiaya teşekkür ederiz.

TEKZİBİN BÖYLESİ…

 ‘Sayın öğretmenimiz; bu sabah mailinize yollanmış olan mailin içerdiği bilgiler doğruları yansıtmamakta olup okulumuzun bu maille uzaktan yakından bir alakası yoktur. Bilgilerinize sunar, iyi çalışmalar dilerim. M. Fatih ZENGİN.’ Cümleleriyle yazımızı yalanlayarak mümeyyiz vasfını tarif etmiş.

İnsanın olaylar  karşısındaki davranışları onun mümeyyiz vasfıdır çünkü. Yazının okulla  alakası olmadığını doğru söylemiş. Zira  okulla değil  müdürüyle alakalı…

Cesaret ne kadar erdemse, yalan referanslı cesaret o kadar erdemsizliktir. Böylesi bir cümle sahsın mümeyyiz vasfıdır. Gerçeği yansıtmayan resmiyete intikal etmekle kalmayıp sübut bulmuş olan darp vakası mı? Okulda birçok kişiye uygulandığı yine birçok kişi tarafından bilinen mobbing, hakaret,  tazir mi? Bunların gerekli yerlere iletilmesine ‘okula zarar veriyorsun hakkımı helal etmiyorum’’ cümlesi mi? Hadi bu cümlelere iftira, söylemedim deyip kurtulmak kolay (ki kolay değil ıspatı biz de mevcut) resmi belgesi olan davranışın gerçeği yansıtmadığı iddiası devlete iftiradan başka nasıl izah edilir? ‘Dövme, mobbing, okula zarar veriyorsun,  hakkımı helal etmiyorum’u içine alan her şey zaten tragedya ama savunma komedya… Oysa, Bacon’un dediği gibi gerçekler çıplak gezer fırsat aramaz. Üstelik sadece yakından değil uzaktan da alakası olmadığı yalanı patalojik  tahlile muhtaçtır. Yalanın sisi gerçeğin güneşini örtemez.

Eleştirinin karşı argüman üretmesi  savunmaya geçmesi  hatta eleştiriyi değersizleştirmesi  önemsizleştirmesi  tabidir. Ancak bunun edebe, devlet terbiyesine uygun, Müslümana yakışır olması kaçınılmazdır. Yalan üzerine inşa edilen savunma,  savunma değil,  toplumun aklıyla alay etmedir. Gerçek yalan gibi avlanmaz. Saklanmaya çalışılan gerçekler yerin ne kadar dibinde, sümenin ne kadar altında, hangi kara kutuda, hangi sır küpünde olursa olsun gün yüzüne çıkar.

(Savcı iddianamesi ve Duruşma tutanağı) tıklayınız

    

Not: Öğrenci Çocuklarımızı düşünerek belgeleri tam olarak yayınlamadık.

Mahkemeye intikal etmiş, medyada yer almış, meclis kürsüsüne konu olmuş başta okulun öğretmenleri olmak üzere bilinen davranışın gerçeği yansıtmadığı yalanını ve bu davranışın ardında duran sivil toplum kuruluşlarını… (Ankara İlim Yayma, Mihvak, Ankara İmam Hatip Platformu ifadesine gerek var mı?). Milletçe alkışlıyoruz. Temsil ettiğiniz kesimin ve kurumların sorumluluğunun idrakinde misiniz? Bu kadar aleniyet kazanmış bir davranışa  masumiyet  algısı vermek,  çıplak kralın çok şık olduğunu iddia etmektir. Yani çıplak kralın son derece şık giyindiğini sadece akıl sahipleri mi görüyor? Kralın çıplak olduğunu söyleyen çocuğu bekleyin. Korkutma, sindirme, STK’larda alınan güç, devletten aldığı yetkiyi sopaya dönüştürerek eğitime yıllarını veren insanları dövme hakkı, hangi ahlak, din ve vicdan sisteminde meşrudur? Azarlamaya, hakaret etmeye ikaz ettim dövmeye de baba şefkati kılıfıyla oluşturulan farklı algı kombinasyonlarına ancak kurumsallaşmış korkuya kendine kurban edenler inanır. Kimse koyun postuna bürünüp masum göz yaşı dökmeye, tavır tazeleyip yeni pozisyonlar almaya kalkmasın, farklı bakanlıklarda görev arayışına girmesin. Zira tüm bakanlıklar Başkana bağlı her yerde kırılan kollar kontrol altında.

Okula kuruma zarar veriyorsun ezberine alışılmış mı kabullenilmiş mi bilinmez Korkutarak her şeye herkesi inandırmış bir zihniyetten başka bir davranış beklenir mi bu da bilinmez ancak din gibi en temel kutsalın eğitiminin verildiği bir kurumun yöneticisi bu kadar alenen gerçeği yansıtmadığını söylüyorsa durum zannedilenden çok daha vahimdir. Bu kesime ait tüm değerleri, fedakarlıkları hükümsüz kılan bu tarza, bu usluba, bu camia hakkını nasıl helal eder? 28 Şubatta zulmüne ağlamayanlar bu okulun yönetiminin zulmüne ağlamışsa bunun hesabının sorulmayacağı mı zannediliyor? Yalandan menkul, zulmle beslenen bu davranışa sessiz kalanlar bir bu kurumun sahipsiz olduğunu zannetmeyin bir de hesap sırasının size gelmeyeceğini, İnkar, yalan korkutma mekanizmaları kurarak, devlet okulunu kimse vesayet altına alamaz.

Adeta bir muhaberenin savaşçısıymış gibi bir tarafgirliğin infazcısıymış gibi büyüklerim, büyüklerim ifadesiyle birilerinin temsilciymiş gibi davranmak bu kesime ne kazandırdı?

Bu savaş kime karşı? 

28 Şubatta inancının bedelini mesleğiyle ödeyen öğretmenlere nefsaniyete dokunduğu için açılan bayrağın,  dökülen gözyaşının, değersizleştirmenin git gidebildiğin yere, dök eteğindeki taşları demenin hesabının, inancının bedelini mesleğiyle ödemiş eğitimcileri rencide etmenin devletin kurumunda yabancı muamelesi yapmanın tasfiye etmenin  hesabının  bir gün mutlaka birgün sorulmayacağını  zannedilmişse  bu  öngörü körlüğüdür.  28 Şubat, hakla batılın mücadelesi, Musa ile Firavun’un yeryüzü var oldukça devam eden kavgasıdır. Hıra’nın çocuklarıyla Olimpos’un çocuklarının kavgasıdır ve safları bellidir. Amennâ…  Ancak bu kavga kimin kiminle olan kavgasıdır. Bu davaya gönül vermiş insanlar bu denli itibarsızlaştırılırken bu dokuya yabancı insanların bu okulda çalışmasını hangi davanın adamı referans verir?

Bütün proje okullarında olduğu gibi okuldaki ikbalinden duyduğu endişenin tahakkümü altında kendisini ifade edemeyen sesli bile düşünemeyen biat kültürünün kurumsallaştığı ve pek çok kişinin diğer pek çok kişinin rol yaptığının farkında olduğu bir yapının yetiştirdiği nesil ne kadar bağımsız kişilikli ne kadar entelektüel olabilir?

Kurumsal geçmişi köklü geleneği olan bu okulu/ okullar bu davranış seviyesine bu yönetimde olduğu kadar tanıklık etmedi. Davranış seviyesi bu yönetim kadar taban seviyesinin altına düşmedi.

Müdürümüz çok başarılı, okulumuzun başarı seviyesi yükseltmek için çok çalıştı, müdürümüzden memnunuz, diyecek olanlar size dokunmayan yılan bin yaşasın. Dokunulmamak sizi seçilmiş kılıyor değil mi? Arkadaşlarınıza dostlarınıza yapılan zulm sizi ilgilendirmez değil mi? Arkadaşlarınıza dokunan yılan size dokunmaz değil mi? ‘Bir Müslümanın ayağına diken batsa acısını dünyanın öbür ucundaki Müslüman hisseder değil mi?

Bu kurum derin araştırma sonucu yazdığı kitabın sonuna ‘Doğrusunu Allah bilir.’ Korku ve kültüründen beslenir. Tek doğru benim doğrum, benim uygulamam, beğenmiyorsan git anlayışı referansını kalıpsal yargıların betonlaşmasından alır.

Yönetim anlayışında inşa edilen sindirme ve kabullenilen korkuyla,  çok başarılı olduğu algısı oluşturularak İmam Hatip neslini mahvettiniz. Özü şekle mahkum ettiniz. Meyve kurdu gibi meyveden beslendiniz ama meyvenin genetiğiyle uyuşmadınız. Uyguladığınız ruhsal ve fiziksel şiddetle, bu davayı bu kurumları bu kesimi kirlettiniz.

Türkiye’nin en güzide okullarından biri olan mezunun kendisini imtiyazlı hissettiği Tevfik İleri Anadolu İmam Hatip Lisesinde sindirme ve kabullenilmiş korku politikası üzerine inşa edilen bir yönetim anlayışıyla katledilen eğitimin cenaze namazını Fatih Zengin kıldırıyor.

Kerameti kendinden menkul zanneden Fatih Zengin ve büyük abileri geldiğiniz gibi gidersiniz üstelik bir gece ansızın… Üstelik bu davada yalnız bıraktığınız reisimizden daha yalnız ve itibarsız olarak… Unutmayın kimse size, eğitimi, ilmi öğretmeni itibarsızlaştırma hakkı vermedi. Yalanın haram olduğunun öğretildiği bir kurumda yalan söyleme hakkı da vermedi.

Bakan bey, ‘Eğitim camiasında işler nasıl gidiyor? diye sorarsa: İşte böyle.. Cenaze törenleriyle…

Önceki yazılarımızda ifade ettiğimiz dokunursam yanarım zihniyeti, dokunmazsan yanmayacak mısın?

Ne demiştik?  Yenin içinde kırık kollara yer yok. Ya kol kırmayın ya da kırık kollarınızı yenin içinde saklamaya kalkmayın…

Bir de ne demiştik? Dokunursam yanarım zihniyeti dokunmazsan yanmayacak mısın? Kimse kendisine dokunulmayacağını zannetmesin.

Kalın Sağlıcakla

Alaaddin YETİŞEN

Genel yayın Yönetmeni

TEVFİK İLERİ İMAM HATİP LİSESİNDE NELER OLUYOR

İLE İLGİLİ DİĞER YAZILARIMIZ İÇİN KONU BAŞLIKLARINI TIKLAYINIZ.

HAFIZLIK projesi kapatıldı

Yeni Proje İHL, Vatana millete hayırlı uğurlu olsun

Ödül skandalı, kapatılan projeye ödül verilmiş

Fotoğrafta Ne Gördüm?

Hedefimiz dindar nesil…

Hafızlık projesi kapatılıp, kuran kursu açıldı

Akademik başarıya kurban edilen hafızlık…

PROJE OKULLARI: PROJE İÇİNDE PROJE Mİ?

Kırılan kollar için yende yer yok!

Son Güncelleme: 04.10.2018 06:21
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner66

banner64