banner47

Yorumlara cevap yazmak farz oldu 1.bölüm

Bin yıl sürecek denilen hikaye nasıl bitti ise bu davada inşallah bitecek. Kim, yada kimler bir okul müdürü için bu kadar mücadele eder. kadrolaşmak için mi? Şahıs elinde özelleşen bu okul Müdürünün misyonu ne? Bu sahiplenme yoksa planlı bir projenin sinsi bir adımı mıdır? Şucu, buculuk ve okulda yurtta yaşananlar kaygı verici? ....

Yorumlara cevap yazmak farz oldu 1.bölüm

Bin yıl sürecek denilen hikaye nasıl bitti ise bu davada inşallah bitecek. Kim, yada kimler bir okul müdürü için bu kadar mücadele eder. kadrolaşmak için mi? Şahıs elinde özelleşen bu okul Müdürünün misyonu ne? Bu sahiplenme yoksa planlı bir projenin sinsi bir adımı mıdır? Şucu, buculuk ve okulda yurtta yaşananlar kaygı verici? ....

haberiumturk
haberiumturk
08 Şubat 2019 Cuma 02:49
Yorumlara cevap yazmak farz oldu 1.bölüm

Aylardır Tevfik İleri AİHL ile ilgili haber yapan ve kendisini “ERDOĞAN GÖNÜLLÜSÜ” VE “BİZ BU DAVANIN SEVDALISIYIZ” OLARAK TANITAN BAŞTA ALAADDİN YETİŞEN VE TÜM HABERİUMTURK SİTESİ YETKİLİLERİNE;

1-Tüm, olumsuzluklarla ilgili savcılığa suç duyurusunda bulundunuz mu ve bu evrakları yayınlayacak mısınız?

2-Suçladığınız başta okul müdürü olmak üzere yetkililer ve okulun vakıf, okul-aile birliği gibi paydaşlarının ifadelerini çok iyi bildiğiniz!!! İslam anlayışına göre “Size bir bilgi geldiğinde doğruluğunu araştırmadan hüküm vermeyiniz.” tavrına göre neden yayınlamıyorsunuz?

3-Bu okulun son dönemde hangi alanda başarısı düştü, açıklar mısınız?

 BELİRTTİĞİM HUSUSLARA DAİR YAYINLAYACAKLARINIZ VARSA LÜTFEN YAYINLAYIN VE SİZİN “ERDOĞAN GÖNÜLLÜSÜ” VE “BİZ BU DAVANIN SEVDALISIYIZ” İFADELERİNİZDEN ŞÜPHE ETMEYELİM. YOK, YAYINLAMAZSANIZ NE OLDUĞUNU BİLMEDİĞİM DAVANIZ İÇİN BAŞTA RECEP TAYYİP ERDOĞAN BEYEFENDİ’Yİ VE TEVFİK İLERİ AİHL ÖZELİNDE TÜM İMAM-HATİP OKULLARINI KÖTÜ NİYETLERİNİZE ALET ETMEYİN.

Yorum Sahibi: İsimsiz  Konu: YETER     Gönderen IP Adresi: (95.1.17.8) Tevfik İleri İmam Hatip Lisesi, 

Yukarıdaki yazı, Tevfik İleri Anadolu İmam Hatip Lisesi IP adresinden sitemizin malum müdür ile ilgili haber yazılarına medeni cesaretten uzak, isimsiz yorum olarak gönderilmiştir. 

Doğru haber yapma konusunda hassasiyetimizi  belgelendirmeye dayandırarak ispat etme sorumluluğunda olan gazeteci olarak; sınıf öğretmeni edasıyla ‘şunu şunu açıklayın yayınlayın, yayınlamazsanız şöyle olmanızdan böyle olmanızdan şüphe ederiz, çok iyi bildiğiniz İslam anlayışı, kötü niyetinizi alet etmeyin, .’ şeklindeki  buyurmacı, emredici  üslupla, yorumdan öte imtihan soruları mahiyetinde olan cümlelerin tarafımızca muadiliyetinin olmadığını, kimsenin bize haber yapma konusunda talimat verme yetkisininde olmadığını, kimsenin kimseyi bu şekilde sorgulama, yargılama hakkının  bulunmadığını beyanla yazacaklarımızın kamuoyu vicdanının felah bulması gayesine matuf olduğunu belirtiyoruz. Ayrıca, yazdıklarımızda yasal olmadığı düşünülen her kelime için tekzip yolunun herkese açık olduğunu beyan ettik ve ediyoruz.

Haber yaptığımız,

Hafızlık Projesinin kapatılması,

İmam Hatip Lisesinin Fizy şarkı yarışmasına katılması,

Sınıf öğretmeni olması sebebiyle lisede görev yapma liyakat ve hakkı olmayan okul müdürünün sınıf öğretmeni olduğu yönündeki kararnameyi,

Darptan dolayı mahkemeye intikal eden evrakları,

Yasal olmamasına rağmen öğrencilerden bağış adı altında kurs ücreti alındığını,

Yasal olmamasına rağmen öğrencilere yayın aldırıldığını beyan eden belgeleri yayınladık.

Haksız olarak itham ettiğimiz iddiasında bulunulan okul müdürü, okul-aile birliği ve okulun vakıf temsilcileri tarafından tarafımıza bir tekzip yazısı gönderilmemiştir. Dolayısıyla ‘Size bir bilgi geldiğinde araştırmadan hüküm vermeyiniz.’ cümlesi ithamdır. Söz konusu paydaşların adına yorum yapmak yerine savunmalarını tekzip yoluyla yapmalarının hak arayışında sağlıklı sonuç almak açısından doğru olduğu malumdur. Yine söz konusu paydaşlar belgelerin doğru olmadığını İspat etsin yayımlayalım.

Aksine, haber sitemize ‘yazdıklarımızın yalan, iftira çamur olduğu’ iddiasını muhtevi mail atan öğretmenlerimize de iddialarını ispat etmeleri durumunda yayınlamayı ve hatta özür dilemeyi taahhüt etmemize rağmen tarafımıza gönderilen bir tekzip yazısı söz konusu olmamıştır.

‘….paydaşlarının ifadelerini çok iyi bildiğiniz!!! İslam anlayışına göre..’ şeklindeki ifadenin lisan-ı münasip ve eğitimci üslubuna mütenasip olmadığını belirtmek de tarafımızca kaçınılmazdır.

‘Çok iyi bildiğiniz İslam anlayışı!!!’ ifadesi yorumcunun şahsımız adına iddiasıdır.  Zira, şahsımızın İslam dinini çok iyi bildiği ve İslam anlayışımızın tek ve yegane doğru olduğu yönünde bir iddiamız veya beyanımız söz konusu olmamıştır. Yüce dinimizi anlama, kavrama ve bilgilenme herkesin sorumluluğunda olup kimsenin tekel veya tasarrufunda değildir. Böyle bir iddiada bulunma dini inanç ve duygularımız açısından da şahsımız adına haddi aşmaktır.

‘Bu okulun hangi alanda başarı düştü açıklar mısınız?’

‘Başarı düşmesi’ ifadesiyle akademik başarıya işaret kastediliyorsa; sadece bu okulun değil, İmam Hatip Liselerinin akademik başarısı kadimdir. Katsayı engeliyle bu okullarda düşen başarının, katsayının kalkmasıyla da kalktığı görülmektedir. Bu başarı öğrencinin kendinden menkuldür.

Bu cümlenin hangi ifademize yönelik sarf edildiğini anlayamamış olmakla birlikte; Devletin destek vermesi bir yana kapatmaya çalıştığı dönemlerde bile başarılı olduğu da malumdur. Devletin, sivil toplum kuruluşlarının imkanlarının seferber edildiği, dershaneyi okula getirme imkanının verildiği, her türlü sosyal, bilimsel faaliyete imkan sağladığı günümüzde okulun kadim başarısının okul müdürüyle izah edilemeyeceği bir parça akıl ve izan sahibi olanlar için malumdur. Zira bu okulun başarısı kadimdir, bu okul yönetimiyle başlamadı bu okul yönetimiyle de sona ermeyecektir. Bu kadar imkanın sağlandığı bir eğitim ortamında, düşen başarı ifadesi izahtan varestedir.

Evet okulda başarı düştü.

Kurulduğu günden günümüze kadar  ‘mevcut yönetim hariç’ bu okulun hiçbir yöneticisi meclis kürsülerine, mahkeme salonlarına konu olmadı, darp gibi insan onurunu zedeleyen bir davranıştan hüküm giyerek sadece okulunun değil inanan kesimin de itibarını lekelemedi.

Hiçbir yönetici öğretmenini  ‘istemediğimiz öğretmeni göndereceğiz, temizlik var.’ Cümlesini sarf ederek öğretmenini temizlenmesi gerekli bir varlık perspektifinden algılamadı. İdareci olarak atanmayı okulun tapusunu almakla özdeşleştiren kompleksli davranışlar sergilemedi.

Şikayet edildiklerinde bunu ‘ beni şikayet ettiniz okula zarar veriyorsunuz.’ şeklinde basite indirgemek yerine hatalarını sorguladı, asgari müşterekleri tespit yoluna giderek kurum içi barışı sağladı.

Hiçbir idareci öğretmenini ötekileştirmedi.

Hiçbir idareci birilerinin ardına sığınarak var olmaya çalışmadı.

Okulumuzun, sevgi, saygı, barış, hoşgörü, sağlıklı iletişim gibi toplumda temel barışı sağlayan değerlerin eğitimi ve öğretimindeki başarısı son dönemde düşmüştür. Bu değerlerin eğitim ve öğreticisi konumundakilerin; velilere küfür, hakaret içerikli iletişiminin, uhdesindekilere şiddet uygulamasının, değerler eğitimindeki başarıyı seviyenin çok altına düşürdüğü malumdur.

Kuşu ölen çocuğa taziyeye giden Allah Resulu’nun çocuk sevgisinin bu okuldaki açılımı; henüz akıl baliğ bile olmamış   çocuklara el kaldırma onursuzluğunda bulunmaya dönüşmüşse  ve  bu dönüşüm  İmam Hatip liselerini şiddetin adresi olarak gösterilmesine malzemeye yapılıyorsa,  yüce dinimize ait değerlerin uygulanmasında başarıdan söz edilebilir mi? Akademik başarının telafisi mümkündür ancak şiddetin insan zihnindeki tahribatın ortadan kaldırılmasının telafisi mümkün müdür?

 ‘Erdoğan Gönüllüsü’ ve Bu davanın sevdalısıyız.’  cümlemizin arkasındayız. Belgeleriyle ispat ettiğimiz ve sadece yalan/iftira çamur olduğu ithamıyla sınırlı olan iddialar baz alınarak siyasi görüşümüz, davamız  kimse tarafından sorgulanamaz. Biz yaptığımız ve belgeleriyle ispat ettiğimiz haberlerden sorumluyuz, bu haberlere inanılıp inanılması,  şüphe edilmesi, anlaşılıp anlaşılmaması sorumluluğumuz dahilinde değildir. Belgelere rağmen, yalan/iftira /çamur olduğu ithamıyla inanma, analiz etme gayretinde olmayanlara, kendimizi ispatla mesaimizi harcamanın da abesle iştigal olduğu kanaatindeyiz. Kimsenin kalbine hükmedemeyiz. Yaptığımız her haberi belgelerle ispat ettik, inanıp inanmamak, itham etmek kamuoyunun tercihidir. Arifin söylemiyle: Yazdıklarımdan sorumluyum, anlamadıklarınızdan  değil.

‘Ne olduğunu bilmediğim davanız için başta Recep Tayyip Erdoğan Beyefendiyi ve Tevfik İleri özelinde tüm İmam Hatip okullarını kötü niyetinize alet etmeyin.’ şeklindeki niyet okumadan ibaret cümleye gelince;

‘Ben dava adamıyım’ diye feryat eden Malum Müdürün davasının ne olduğunu soralım;

Darp davası mı?

Hafızlık projesini kapatma davası mı?

Gözyaşlarıyla kazanılmış başörtüsünü şarkı yarışmalarına alet etme  davası mı?

İmam Hatip camiasına gönül vermiş nice öğretmenlere zulm etme, depresyon yaşatma davası mı? 

Kendisine itaat etmeyen öğretmenlere mobbing uygulayarak veya yetkilerini kullanarak devletin okulunda çalıştırmama davası mı?

Nefsaniyetine yönelik şikayetleri, ‘okula zarar veriyorsun’ kodlamasıyla tahakküme dönüştürme davası mı?

Devletin verdiği nüfuzu kullanarak yaşları 11-13 olan savunmasız ve kendisine emanet edilen çocukları darp etmeyi ‘baba şefkatiyle dövdüm.’ diyecek kadar zehirli bir merhametin talihsiz yansımasına inandırma davası mı?

Bu okulda hangi öğrenci, hangi öğretmen darp edilmeyeceğinden ne kadar emin?

Bizim inandığımız davada, insan gibi muhterem varlığı darp etmek kul hakkıdır, bizim inandığımız davada gönül yıkmak Kabe’yi yıkmaktır, bizim inandığımız davada  insana değil hayvana da şiddet yasaktır. Bizim inandığımız davada, hocanın hakkı babadan önce gelir. Bizim inandığımız davada 28 şubatta zulm gören öğretmene saygı duyulur, şiddet uygulanmaz, tasfiye edilmez. Bizim inandığımız davada şiddet kul hakkıdır, tevbesi olmaz.

İmam Hatip Liselerinin gereksizliğine, eğitimine, dünya görüşüne, sahip olduğu misyona en ufak bir cümle değil bir  kelime sarf ettiğimiz  ispat edilsin yayınlayalım. İspat durumunda bu topraklar üzerinde yaşayan ve yaşamış olan; başta Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan Beyefendi olmak üzere, gelmiş geçmiş tüm İmam Hatip mezunu ve mensubundan helallik isteyeceğimizi beyan ediyoruz.

Aksine sayın Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan Beyefendinin nezdinde yeri müstesna olan İmam Hatip liselerine ve davasına sahip çıkmayı dünya ve ahirette sorumluluk addetmemiz  bu okullarda yaşanan olumsuzlukları gündeme getirmeyi , zulme, yanlış olarak gördüğümüze  karşı çıkmayı  gerektirmektedir. Yazdıklarımızın bildiklerimizle sınırlı olmadığını da önceki yazılarımızda beyan ettik.

Tarafımızca, dokunulmaz olan, İmam Hatip davasıdır. İmam Hatip okullarıdır, okulların yöneticileri değil. Okul yöneticisine  dokunmayı okula dokunma sihirbazlığına dönüştürmeye eyvallah da buna inandırmaya bundan itibar rantı elde etmeye çalışmak neden? Okulda yaşanan bu olumsuzlukları, şahsımızı İmam Hatip düşmanı, Erdoğan düşmanı ilan ederek  masum gösterme çabası, kendi hatasını karşı tarafı suçlayarak unutturmaya çalışmak değilde nedir?

Elbette ve elbette yanlış olarak gördüğümüz herkese ve her şeye karşı çıkmak gazeteci olmaktan öte insanî ve vicdanî bir sorumluluktur. Bunu yaptığımız için kınayıcının kınamasına selam olsun. Malum Müdürün yaptıklarını bildiği halde bana dokunmayan padişahım çok yaşa diyen, sübuta ermiş bilgilere rağmen okul müdürümüze çamur atıyorsun zihniyetinde hocalarımıza da selam olsun. Şiddete maruz kalan öğretmen ve personelin ahı, Malum Müdüre, duası da bize yeter. Zulme sessiz kalın, susun susturulmaya razı olun. Unutmayın bu dünyada vicdan sessiz kalsa da rahat edemez ama hesap gününde her şey konuşur.

Mail adreslerine ulaşma yöntemi üzerine harcanan mesai, yazılanların vicdani ve imani boyutta analizine harcanırsa herkesin tek başına hesap vereceği günde ma’rufu emrettik münkerden sakındırdık deme şansınız olur.     

‘İmam Hatipleri ve Erdoğan’ı kötü niyetimize  alet ettiğimiz  iddiasına soruyoruz:

Kalplere, gönüllere açıp bakma, niyetleri okuma ilmine  nasıl vakıf oldunuz bu ilmi hangi mektepte tahsil ettiniz?

Enerji ve kimliğini kendisine yöneltilen eleştirilere sarf ederek; kriterlerini kendisinin koyduğu kötü niyet kurgularından menkul genellemeleri kendi uslubunca kalıba döküp kendisini mağduriyetin, münekkitleri de ihanetin tarafı ilan ederek masumiyet postuna bürünmek  savunma stratejisinde bir yöntemdir; ancak sorgulama, analiz etme, analitik değerlendirmelerden yoksun zihinleri ikna eden bir yöntemdir.

Seviyesi; velinin üzerine küfürle giden idarecinin şiddete uğramasını bir mağduriyet telakkisi içinde herkese yayılmasını herkesçe bilinmesini  isterken, kendi  zulmunun bir devlet sırrı gibi gizlenmesini arzu etmenin ve çevresine bilgi belge sızdırmakla itham etmenin ve acilen ‘Okula zarar veren kurum düşmanı, Erdoğan düşmanı, kötü niyetli’  ilan etmenin  hangi ahlaki, bürokratik ve dini sistemin buyruğuna tercüme edilebileceği bilinmez.

Bizim inancımızdaki  ‘Sizden biriniz kendisi için istemediğini Müslüman kardeşi için de istemedikçe (kamil manada) iman etmiş olamaz.’ buyruğuna tercüme edilemeyeceği malumdur. ‘Kendine yapılmasını istemediğini başkalarına yapma.’ diyen Konfüçyüs’e, ‘Kendin için istediğini herkes için iste.’ diyen Kant’a da tercüme edilemeyeceği malumdur.   Bu denli ilkesiz  bir eğitim yönetimi, asabiyet  teorisiyle yönetilen aşiret, kabile sistemlerinde görülür.

Kişisel eleştirileri  kurumsallaştırarak, bir marifetten bin aferin beklentisine girip hatalarıyla yüzleşmeyenlerin hatalarıyla yüzsüzleştiği  hatta yüzsüzleştirildiği bir zihniyetin eğitimcilerine bir nesli emanet etmek istikbale ihanet  etmektir.

Niyetleri  ayıran turnusol kağıdı hangi mektebin mahsulüdür? Allah Resulu, münafıkları bile bildiği halde söylememişken niyetleri bilme ve söyleme icazetini hangi mektepten aldınız? Bu mektep size hataya karşı çıkmayı öğretmedi mi? Allah ve Resulu’ne karşı geldiğimi görürseniz  ne yaparsınız  sorusunu soran Halife Hz .Ömer’e: ‘Seni kılıçlarımızla düzeltiriz.’ cevabını veren sahabe yürekliliğini öğretmedi mi? ‘Kızım Fatıma’da olsa hırsızlık yapanı cezalandırma.’ buyruğuyla asabiyet düşüncesinin ortadan kaldırıldığını öğretmedi mi?

‘Siz bu dava adına dertlenen büyük insanlarsınız.’ Dava adına dertlendiğimiz değil dertlenmeye çalıştığımız  doğru ama ‘büyük insan‘ olduğumuz yorumcunun beyanıdır, şahsımızın bu yönde bir iddiası  söz konusu değildir.

Yazdıklarımızın faillerin nefsaniyetine dokunması tabidir ama İmam Hatipleri ve Erdoğan’ı kötü niyetlerimize! alet ettiğimiz iddiası iftiradır ve müfterileri bu dünyada ma’şeri vicdana havale  ederken kıyamet gününde  davacı olacağımızı beyan ediyoruz.

Mevlânâ’nın söylemiyle: Bizi bilen bilir, bilmeyen kendi bilir.

Yazılarımız ilgili Bakanlık için ihbardır.

Not: 1- İhbar hattımıza okulda nasıl özel araç tahsis edildiğinden tutun, kantin, servis taşımacılığı, oto yıkama yağlama, okulun tadilat işleri vs. vs.… Bu konularla ilgili bilgi ve belge gönderen duyarlı vatandaşlarımıza, gönüllü eğitimcilere, şükranlarımızı sunuyoruz.

        2- Bilgi ve belgeleri ekiplerimiz inceleyip tasnifliyor, incelenen belgelerin sağlamaları yapıldıktan sonra ilgili bakanlıklara gönderilecek ve yeni yazılarımızı sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz.

Biz aleme makam mevki talep etmeye değil Hak için âh etmeye geldik.

Dua ile.

Alaaddin YETİŞEN

Genel Yayın Yönetmeni

Whatsapp ihbar hattımız 05547045800

TEVFİK İLERİ İMAM HATİP LİSESİNDE NELER OLUYOR

İLE İLGİLİ DİĞER YAZILARIMIZ İÇİN KONU BAŞLIKLARINI TIKLAYINIZ.

HAFIZLIK PROJESİ KAPATILDI

YENİ PROJE İHL, VATANA MİLLETE HAYIRLI UĞURLU OLSUN

ÖDÜL SKANDALI, KAPATILAN PROJEYE ÖDÜL VERİLMİŞ

FOTOĞRAFTA NE GÖRDÜM?

HEDEFİMİZ DİNDAR NESİL…

HAFIZLIK PROJESİ KAPATILIP, KURAN KURSU AÇILDI

AKADEMİK BAŞARIYA KURBAN EDİLEN HAFIZLIK…

PROJE OKULLARI: PROJE İÇİNDE PROJE Mİ?

KIRILAN KOLLAR İÇİN YENDE YER YOK!

TEKZİBİN BÖYLESİ…

GEL DE YAZMA….

‘OKULA ZARAR VERİYORSUN!’

GÜÇ SENDROMU

TEBRİK

DAYAKÇI OKUL MÜDÜRÜ İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ....

Son Güncelleme: 26.02.2019 16:38
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
İbrahim 2019-02-26 23:30:51

Bu tip olaylarda millet 3 maymunu oynuyor halbuki sadece konuştuklarımızdan değil konuşmadıklarımızdanda hesaba çekileceğiz

banner66

banner69