banner47
banner119

Başbakan Erdoğan'ın Valiler toplantısı konuşması

İşte Erdoğan'ın açıklamaların satır başları...

Başbakan Erdoğan'ın Valiler toplantısı konuşması

İşte Erdoğan'ın açıklamaların satır başları...

08 Şubat 2012 Çarşamba 14:32
Başbakan Erdoğan'ın Valiler toplantısı konuşması

Haberiumturk haber sitesi/08.02.2012

Samimiyetle ortaya koyuyoruz. Devletimiz bir yandan bin yıllık bir geleneği ve birikimi taşırken geleceğe yönelik değişim ufkunu enerjisini içinde barındırıyor. Devlet geleneği bir yandan çok önemli imkanlar sunarken diğer yandan değişim yönetilemezse metanet geriye gitme gibi sonuçlar doğurabilir.

Tarihteki TÜrk devletlerine baktığınızda kendisini yenileyen uyum sağlayan adapte olabilen idarecilerin başarılı olduğunu ve devleti yücelttiğini görüyorsunuz. Ama hazıra konan değişim adına risk almayan idarecilerin başarısız olduklarını hem de ülkeye bedel ödettiklerini görürsünüz. Liderlik değişimi yönetebilmektir. İyi lider sadece iyi kriz yönetimi yapabilen değil başarılı bir gelecek yönetimi yapabilendir. Riskten kaçan değişimden kaçan gününü idari maslahatla geçiren bir idareci başarısızlığa mahkumdur. Bu idareci sadece kendisi başarısız olmakla kalmaz ülkesine de zarar verir. Kendi menfaatlerini gözeten idareciler adeta çöküşün zeminini hazırlar.

Batıda ülkeler değişimi gözetirken bizim ülkemiz duraklama döneminde adeta çarçur edildi. Elbette dahili ve harici sebeplerinde etkisiyle bir çöküş dönemi yaşandı.

Cumhuriyet bizim için yepyeni bir dönem oldu.ihlassondakika. Cumhuriyet Osmanlı kurumlarının devamı olarak kuruldu. Burada da Gazi Mustafa Kemal'in görüşlerini görüyoruz. Cumhuriyet yeni bir başlangıçtır ancak geçmişin mirası üzerine oturmuş ancak geçmiştenşekil almış bir başlangıçtır.

Özellikle 1940'lı yıllarla birlikte bu metal yorgunluğuyla başlamıştır. Çok güçlü taze umutlar varken 1940'lı yıllarla birlikte çöküş dönemi hastalıkları Cumhuriyete de sirayet etmiştir. Osmanlı'yı çok hızlı bir şekilde çöküşe götüren İttihat ve Terakki zihniyeti malesef Cuhmuriyete de müdahale etmiştir. Malesef 1900'lü yıllardaki o hataların bedelisi bu günlerde de öderken utanmadan sıkılmadan karşımızda duran bu zihniyetle mücadele ediyoruz. Bu zihniyet 150 yıl boyunca yaptığı gibi bugünde halkı milleti küçümsüyor. Bu zihniyet mafyavari oluşumlarla sinsi senaryolarla karanlıkl bir yol çizmeye çalışıyor. Biz bu zihniyetin faturasını ödemek zorunda kaldık. Biz bu faturayı sadece Çanakkale'de ödemekle kalmadık. Tek parti döneminde bu faturayı ödemeye devam ettik.

Türkiye bu prangadan bu değişime direnen zihniyetten kurtulamazsa ileri demoktrasiyi inşa edemez. 9 yıldır dış politikada demokratikleşmede tarihi adımlar atarken Türkiye'nin böglesel ve ükresel konumunu güçlendirirken bir gayret sarfediyoruz.

Bir şehri fiziki olarak modern bir görünüme kavuşturabilirsiniz. Geniş yollar kulvarlarla yapabilirsiniz. Ama insanları ona adapte edemiyorsanız o görünüm kalıcı olmaz. Vitrini düzenlersiniz ama arkasındaki toz toprak onu kirletmeye devam eder.

İşsizliği istediğiniz kadar çözün demokrasiyi güçlendiremiyorsanız bunların hepsi geçicidir. Demokrasi istikrar ve istihdamın kalıcı olmasını sağlayacak tek şeydir. Demokrasinin zayıf olduğu ülkede istikrar kalıcı olamaz. Terörün kalıcı olduğu bir ülkede istikrar ve demokrasi tehlike altındadır.

Biz yere sağlam basmak zorundayız. Reformları sağlam zeminlere kavuşturmak zorundayız. Pazartesi günü okullarda Fatih dediğimiz bir projeyi hayata geçirdik. Şimdilik 17 ilde 52 okulda bu proje başladı. Bu projeyle birlikte çocuklarımıza tablet bilgisayarları dağıtmaya başladık. Bu büyük imkanlarla yetişen çocuklarımız zengin fakir ayrımı yapmaksızın bununla yetişen çocuklarımız ülkemizinde çehresini değiştirecek, bizden alacakları emanetleri çok daha yükseğe taşıyacaklardır. Bu projenin uyum süreci zaman alacaktır. Valilerden ricam bu sürece katkı sağlamaları. Sizler bunu sağlayacaksınız. Biz belki sizin de bir çoğunuz teknolojiye hayatımızın çok ileri safhalarında kavuştuk ama çocuklarımızın teknolojinin içinde doğuyorlar. 5 yaşındaki çocuk hatta daha küçüğü çok daha iyi kullanıyorlar. Çok daha ileri bir geleceği onlar inşa edecek. TÜrkiye on yıllar boyunca bu değişimden uzak durdu. Bilgisayar ve internet dünyada yaygınlaşırken TÜrkiye bundan uzak durdu.

Mafyavari bir anlayış egemenken bundan uzak tutulduk. Bugün artık bu değişimin önüne set çekilemez. Bize düşen görev bunun ilerlemesini sağlamak. Önünü açmaktır. Pazartesi günü bu açılışı yaparken o sz verdiğimiz tabletleri öğrencilerimize dağıtırken heyecanlarını gördük. Öğretmeniyle öğrenci arasındaki akıllı tahta bağlantısını gördüm. Artık tebeşirlerle değil geleceğe parmaklarıyla şekil veren bir nesil geliyor.

Çocuklarımızın süratle buna adapte olduğunu gördüm. Bu da bizim ayrı bir sevincimiz. Geçtiğimiz günlerde çok çarpıcı bir rapor yayınlandı. Örgüt içindeki çocukları 1970'den beri PKK çocukları aktif çatışmalarda kullanıyor. Bir dönem sadece çocuklardan oluşan bir tabur oluşturuluyor. Sadece dağda değil şehirlerimizde de 7 yaşında çocuklar terör örgütü tarafından kullanılıyor polise taş attırılıyor. Örgütle iş birliği içinde olan kişiler bunları asla göremez. At gözlüğü takılmışsa böyle olur. İpi elinde olan gemi sadece yönlendirilmiş yere gider. Haftalardır Uludere'yi istismar ediyorlar. Biz çok yakından ilgileniyoruz. Bunlar çocuk yaştaki teröristlerle ne zaman ilgilenecekler?

Sadece çocuk teröristler değil işkence ve infazıda görmezler. örgütün uzantısı gibi hareket eden parti faili meçhuller konusunda da yeterince konuynun üzerine gitmediğini göreceksiniz. çünkü kemikler çıktıkça ergenekoncular açığa çıkacaktır. Bir siyasi partinin temelleri bunlar üzerine kurulamaz. Mahsum Korkmaz adlı teröristin nasıl öldüğünü sorgulasınlar. Dağda 5 terörist kızın nasıl öldüğünü sorgulasınlar. Bunlar ne teröre kurban verdiğimiz mahsum sivilleri sorgulayabilirler nede terör örgütünün içindeki infazları sorgulayabilriler.

Bunları sorgularlarsa karşılarına çıkacak tabloyu çok iyi biliyorlar. Bunları ifade ediyorlar zaten. Dürüst değiller. Demokrasi samimiyet ister. Devlet içindeki çetelerle PKK arasındaki kanlı ittifak taşeronluk anlaşmaları yüzlerine tokat gibi çarpar diye sorgulayamıyorlar. Bu tabloyu eğitimle çözeceğiz. Yavrularımızı önce eğitime sonra da huzurlu bir aile ortamına kavuşturacağız. Fatih projesiyle kazandıracağımız bu teknoloji bu yavrularımzı terörden kurtaracak.

Bir televizyonda tinerci nesil mi yetiştireceğiz sorusunu tinerci çocuğa soruyor. Sen bir tinerci çocuğu oraya çıkarmakla tiner kullanmaya meşruiyet kazandırıyorsun. Gazete patronları bizim bu ifadelerimizden rahatsız oluyor. Bunlar neye meşruiyet kazandıracaklarının farkında bile değiller. Valilerimizden çok büyük bir hassasiyetle 4 elle sarılmanızı istiyorum.

Valilerimiz görev yaptıkları illerde devletin otoritel yüzü somurtkan yüzü değildir. Gülümseyen şefkat sıcak yüzü olmak durumundasınız.

Millet devlet için değil devlet millet için vardır. 75 milyon vatandaşın her biri 1. sınıf vatandaştır. En fakirinden en zenginine en achilinden en okumuşuna kadar. İnsan 1. sınıf vatandaştır.ihlassondakika. Devlet hiçbirine karşı ayırım içinde olamaz. Ankara'ya uzaklığı ne olursa olsun Hakkari'inin köyündeki vatandaşla Konya'nın köyündeki vatandaş eşit yakınlıktadır. Onun için sizler gören gözümüz dinleyen kulağımızsınız.

Nerede olursa olsun her bir vatandaş zora düştüğünde devletin tüm imkanlarıyla yanlarında olacğaını bilmeli. Çözemediğiniz sorunlar olabilir. Şartlar iyi olmayabilir. O durumlarda biz gereken desteği sağlarız. Haberdar olmadığınız bir sorunun olmaması gerekir. Ben sizlerle nasıl bunları konuşuyorsam sizlerde kaymakam arkadaşlarımızla bunları konuşmalısınız. Jandarmalarla konuşmalısınız. Silahlı kuuvetlerimizin birimleriyle bunları paylaşmalısınız.

Biz bir bütünüz. Biz Türkiye Cumhuriyeti Devletinin insana hizmetkar olma idealini yerine getirmekle görevliyiz. Bu konuda ben mazeret kabul etmiyorum.ihlassondakika. Bizim valilerimiz inanıyorum ki şehrindeki her haneden haberi olacak. Yeri gelcek hanımlarınızla beraber ya da beyinizle berbaer kapı kapı dolaşacaksınız. Bu kapıları çalarak elinizdeki paketinizle ziyaret edeceksiniz. Bu dalga dalga her haneye uzanacak. Şu kış şartlarında kimin bacası tütüyor kimin bacası tütmüyor. Bunu göreceksiniz.

Geçenlerde bir haberde kaymakam makam aracını gönderdi hastayı aldırdı diyor. Bunu haberler olağan dışı gibi gösteriyor. Bu aslında bizim için çok normal olmalı. Türkiye'yi biz bu hale getirmeliyiz.

Kenarı Dicle'de bir kurt aşırsa bir koyunu gelir adli ilahi sorar Ömer'den bunu. Bu bizim adalet anlayışımız. Bununla hareket edeceğiz.

Valilerimizin ellerinden geleni yaptıklarını biliyorum. Her açıdan zorlu bir coğrafyadayız. Topoğrafik yapımız farklı. Türkyie ovalardan oluşan bir ülke değil. Ovalarıyla dağları iç içe geçmiş bir ülke.

Hiç bir vali kardeşimiz depreme sellere her olağan üstü duruma her an hazır olacak. Bulgaristan'daki bir barajın kapaklarındaki sıkıntıyı burada yaşyıoruz. Farklı yerlerdeki heyelanlarla bunları yaşyıoruz. En son Van'daki felaket her an hatırlanması gereken bir ders olmalı. Develtte kalıcılık esastır. Her seferinde sıfır noktasından başlayanlar oldukları yerde sayarlar. Büyük emek ve faaliyetle elde edilen bilginin yeni gelenelre aktarılmasını sağlayacak mekanizmayı işler halde tutmak zorundayız. KRiz yönetimi gerektiren hallerde bu hissediliyor.

Üç güç sürecek bu toplantıda duyduğumuz heyecan ortadadır. Sizler her ilin sorumlusu olduğunuz kadar her ili yarınlara hazırlayacak Ankara'nın eli ayağı gözü kulağısınız. Sizlerle el ele bunları başaracağız. Sözlerime son verirken Valiler toplantımızın halkımıza hayırlı olmasını diliyorum.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner66