banner47
banner119

Çelik'ten flaş açıklamalar!

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, gündemde bulunan ve polemik haline getirilen konular hakkında açıklama yaptı.

Çelik'ten flaş açıklamalar!

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, gündemde bulunan ve polemik haline getirilen konular hakkında açıklama yaptı.

08 Şubat 2012 Çarşamba 15:06
Çelik'ten flaş açıklamalar!

Haberiumturk haber sitesi/08.02.2012

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik yaptığı açıklamada;

MHP Genel Başkanı grup konuşmasında CHP'yle ilgili AK Parti'nin ortakçısı diyor. CHP AK Parti'nin ortakçısıymış. Bu iddiaya deliler bile güler. Bir ortakçı aranıyorsa CHP ile MHP çok yakışıyor. MHP'nin özellikle tek partili dönemin vahşetini savunması konusunda Bahçeli bütün günahların savunucusu kimin CHP'nin ortakçısı olduğunu aynaya baktıklarnıda bilirler. CHP'den daha iyi refleksler gösterdiklerini iyi bilirler. MHP'nin asıl muhafazakarları bile bu durum karşısında huzursuzdurlar.

Bahçeli'nin dünki konupşması her zaman olduğu gibi hakaret doluydu. Önüne bir kağı koyuluyor ve ağzına geleni söylüyor. Bahçeli'nin kurumumuza söyledikleri sözler kendi ağızlarını kirletir. ben bu ifadeleri onlara karşı söyleryip ağzımı kirletmek istemem. Ben bu sözleri kendilerine iade ediyorum. Ben Bahçeli'yle bir ağız dalaşına girmeyeceğim.

Kılıçdaroğlu dün yine iddia etti. AK PArti'yi diktatörlükle suçluyor. Kimse diktatörün yüzüne karşı diktatör diyemez. Diktatörlük ve ilkeleri ayaklarımızın altındadır. Bu memlekette kimseye bişey dayatmadık. Bu tutumumuz devam edecektir.

Türkiyede söyledikleri yetmedi bir de Washington Post'a yazıyor dünyaya şikayet ediyor bizi. Hem kendinizi rezil ediyorsunuz hem de sizi destekleyen halkı rezil ediyorsunuz. Biz Türkiye'de adam akılluı bir muhalefetin olmasını istiyoruz. Aman konuş diyoruz kendisine.

Demokrat Parti döneminde CHP ile iktidar parti arasındaki en büyük makas bir seçim. İktidar ile muhalefet arasındaki far %33. Bu CHP'nin durumunu zaten göstermiştir. CHP'de her gün kazanlar kaldırıldığını biliyor. Yemek kaynıyor diye bunlar kongre düzenlyior. Bu halde bir muhalefet var buı Türkiye'ye yakışmıyor. Demopkrasilerde olmazsa olmaz bir gerçek varsa anamuhalefettir.

Diktatörlük ithamlarını kendi dünyasıyla başbaşa kaldıığında değerlendirirse CHP dönemi bir diktatörlük dönemidir. Kılıçdaroğlu'nun İsmet İnönü'yle ilgili bir eleştiri yaptığımda sanki zülfikare dokunmuş gibi konuşuyor.

Ölülerinizi hayırla yad edin diye bir hadis var biliyoruz ama bu mantıkla tarih yazılamaz. Olumsuzluklarıyla tarih yazanlar bunu nasıl anlatacaksınız? Siz Damat Ferit'i hayırla yad ediyor musunuz? Ben ne zaman Altay Ege'nin adı geçse ben lanetle yad ediyorum. Böyle bir mantık söz konusu değildir.

Milli mücadele esnasındaki İsmet Paşa'yla İsmet İnönü'yü birbirinden ayırmamız lazım. İsmet Paşa'yı mücedelesinden dolayı hayırla yad ederiz ama İsmet İnönü'yü kötü yönlerinden arındıramayız.

Kılıçdaroğlu dün Başbakanımızı ahlaksızlıkla suçladı. Sende ahlak var mı dedi. Bir kıyaslama yapalım şimdi. Ahlakın kırıntılarının kimde olup olmadığına millet karar versin.

Babşakan konuşmasında Kılıçdaroğlu'na sesleniyor. Geç bu işleri geç artık adım adım tüm işlerin milletim tarafından takip ediliyor. Siz sıradan bir vatandaş olursanız kimse adımlarınızla ilgilenmez diyor Başbakanımız. Siz anamuhalefet lideriyseniz ki Başbakanımızın nefesi zaten takip ediliyor siz anamuhalefet lideriyseniz zaten milletimiz tarafından takip ediliyrsiniz.

Siyasetçi zaten böyledir. Kamu adına icraat yapan herkes için bu sözkonusudur. Kılıçdaroğlu bu sözü şöyle söyülyor. Anamuhalefet liderini izleyeceksin adım adım. Dinleyeceksin izleyeceksin. Bir de bunu millete ilan edeceksin. Sonra da bu ülkede demokrasi var diyeceksin.

Başbakanımız icraatlerin millet tarafından takip ediliyor diyor. Kendisi bunu başbakan yaptırmış gibi söylüyor. Beni izletiyor diyor. Metni tahrip ediyor. Ahlak'ın kırıntısı nerde?

Başbakanımız il başkanları toplantısında diyor ki her yargı kararına karşı çıkılıyor diyor. 12 Eylül 2010'da millet iradeye el koymuştur. Yargı millet adına karar verir. Yargı millet adına diye başlar. Referandum milletin meseleye el koyması demektir. Başbakanın bu sözleri yargı siyasetin arka bahçesi gibi görülüyordu. Kılıçdaroğlu bunu değiştiriyor.

12 Eylül 2010'da millet yhargıya el koydu. Darbecilerin gelip yönetime el koymasıyla milletin yönetime el koyması aynıdır. Başbakan öynetime el koymuştuır. Başbakan yönetime el koydum mu diyor? Referandumda %58 çıktı diyor. Bu kadar aleni olduktan sonra Kılıçdaroğlu Başbakanımızı ahlaksızlıkla suçluyor. Artık televizyonlar sayesinde tüm konuşmalar var. İnternette bütün konuşmalar mevcut.

Buna pes diyorum. Bu yönetim anlayışıdır ki bugünkü CHP'yi bu güne getirmiş vaziyettedir. Adam akıllı bir muhalefete ihtiyaç var.

Diyor ki Wikileaks belgelerine göre polis şefleri amerikan istihbaratına ifade vermiş. Wikileaks belgeleri pandoranın kutusudur. Bu bilgileri doğru kabul ederseniz sizin eski genel başkanınızında orda bilgilleri var. Ankara'daki ve başka yerlerdeki diplomatik kişiler etraflarındaki ilişki içindeki insanlardan bilgi alırlar. Bunların bir kısmı dedikodu da olabilir.

Siyasi iradenin talimatıyla emniyet müdürlüğünün görevlendirilmesiyle amerkia büyükelçiliğine gidilip bilgi veirlmiş gibi konuşuyor. Başbakanımızı Amerika'nın ayakçılığıyla suçluyor. Ben dürüstlükle iş yapıcam diyordunuz. DÜrüstlüğünüz nerde? Kılıçdaroğlu Wikileaks'le bir ton laf etti. 

Size düşünce özgürlüğü serbest. Televizyoncular gazeteciler konuşsun ögürlük. Başka insanlar hoşunuza gitmeyen bişey söyleyince onu linç edeceksiniz. Ben sizin gibi CHP MHP sizin gibi düşünmek zorunda mıyız? Biz sizin gibi düşünmediğimiz için günde yirmi kere şükrediyoruz.

Bu halk her seçimde biraz daha büyük bir oyla bizi iktidar yapıyor size de kenarda durun diyor. Meseleler üzerinde farklı yorumlarımız olabilir. CHP uzun zamandan beri Cumhuriyet gidiyor hürriyet elden gidiyor diyerek siyaset yapmayı bir tarafa bıraktı. Kılıçdaroğlu genel başkan olduğundan beri CHP cumhuriyet elden gidiyor siyaset elden gidiyor demekten vazgeçti.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve MİT mensuplarının ifadeye çağırılmasına ilişkin konuşmasına şu şekilde devam etti; Konu çok yeni, bilinmeyenler üzerine yorum çok yanlış. Terörle sadece silahla mücadele edilmez.' dedi.

Ajanslar

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner66