banner47

Bostancı ‘Hattuşa Heyeti’ni kabul etti

AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, TBMM İdare Amiri ve AK Parti Çorum Milletvekili Salim Uslu başkanlığındaki "Hattuşa Heyeti"ni kabul etti.

Bostancı ‘Hattuşa Heyeti’ni kabul etti

AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, TBMM İdare Amiri ve AK Parti Çorum Milletvekili Salim Uslu başkanlığındaki "Hattuşa Heyeti"ni kabul etti.

25 Mart 2015 Çarşamba 06:36
Bostancı ‘Hattuşa Heyeti’ni kabul etti
 Bostancı, "İnsanlığa  ilişkin bir genel perspektif kazanabilmek, bütün bunlara ilişkin bilgi birikimi görme üzerine olabilir. Ben de Hattuşa'yı görün diyorum. Bütün bunlar siyasete ilişkindir. Siyasetin dışında bir alan yok. Siyaset, çok temel bir motivasyondur, toplumların geleceğe ilişkin kurgulanmasında, farklılıkların yeniden üretilmesinde en temel unsurdur. Siyasetin olmadığı bir alan yok. Bilimin, arkeolojinin, modanın içinde de siyaset vardır. Soylu siyaset var, soysuz siyaset var. insanların hayrına işler de siyaset üzerinden gelişiyor, hayırsız işler de... İnsanın kendi tarihiyle, geçmişiyle bağ kurmasını sağlamak, buna ilişkin kültür medeniyeti havzalarını bugünün kuşaklarına intikal ettirmek, bunun yollarını açmak soylu siyasetin işlerinden biridir. Bunu kim yaparsa... Biz şimdi yapma iddiasıyla varız" diye konuştu.

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Bostancı, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek arasında yaşanan tartışmayı nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine, Türkiye siyasetine bakıldığında geçmişte de bir çok partinin içinde benzeri tartışmaların yapıldığını söyledi. "Bu ilk defa ortaya çıkan, şaşırtıcı durum değil" diyen Bostancı, yakın zamanda CHP ve MHP içinde yapılan tartışmaları hatırlamakta fayda olduğunu kaydetti. 

AK Parti'nin büyük ve bir kitle partisi olduğunu, insanların kimi konulara ilişkin görüşlerini bazen özeleştiri bazen içeridekini eleştiri olarak dile getirmesinin şaşırtıcı değil, olağan olduğunu  ifade eden Bostancı, "Muhalefet, sürekli olarak AK Parti'yi otoriter ve totaliter olmakla suçluyor. Otoriter ve totaliter siyasi anlayışa sahip bir heyetin içinden bu tür aykırı sesler çıkmaz.  Dolayısıyla dünkü görüşlerini revize etme lüzumunu duyarlar diye düşünüyorum.  Demokrasinin ne olduğuna ilişkin konuşursak, demokrasi aynı zamanda bir özeleştiridir,  içeriye yönelik de gerektiğinde kamunun önünde yapılacak tartışmalardır. Ben burada çok tuhaf bir durum görmüyorum. Sonuçta Melih Bey bizim Ankara  Belediye Başkanımızdır, Bülent Bey Başbakan Yardımcısıdır. Her ikisi de bu siyasi hareketin içinde çok önemli roller de ifa etmişlerdir. Birbirlerine ifade ettikleri sözlere ilişkin açıklama gerekiyorsa, doğrudan sahiplerine sormak gerekir" diye konuştu. 

Bostancı, "Çok ağır ifadeler var, 'hayasız, terbiyesiz, parsel parsel sattı" denildi. Bunları nasıl yorumlamak lazım" sorusuna, "Ben yorumlayan mevkiinde olabilir miyim? Sonuçta Sayın Arınç bir söz söylüyor, doğrudan kendisine sormanız gerekir, 'ne kastettiniz, sözün maksadı nedir'? Sayın Arınç bir söz söylemiş, benden buna bir şerh yapmamı bekliyorsanız, bu çok uygun olmaz. Ne tür bir şerh getirebilirim? Doğrudan Sayın Arınç'a, Sayın Gökçek'e sormak lazım. Benim söyleyebileceğim, bir kitle partisi içinde zaman zaman bu tür tartışmalar yaşanabileceğidir. Buna da anlamından daha  fazla bir mana atfetmek ve buradan derin hikayeler çıkartmak çok doğru olmaz. İnsanın olduğu her yerde olur bu tür tartışmalar. Sonuçta eğer söylenen sözlere ilişkin açıklanması gereken hususlar varsa, sorulacak kişi ben değil" karşılığını  verdi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun "Her iki açıklama da yanlıştır, parti disiplin kurullarını işletip gerekeni yapacağız" sözünün hatırlatılması üzerine Bostancı, "Sayın Başbakan gereğini söylemiş" dedi.

"Hattuşa ismine dönülmesi..." 

Uslu da yaptığı konuşmada, Anadolu coğrafyasında yaşayan her medeniyete sahip çıktıklarını ve hepsinin mirasçısı olduklarını belirterek, medeniyetlerin yaşaması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara taşınması konusunda tarihsel sorumlulukları olduğuna inandıklarını dile getirdi. 

Boğazkale isminin "Hattuşa" olarak değiştirilmesinin, ilçenin turizm potansiyelini ortaya çıkarması açısından büyük önem taşıdığını savunan Uslu,  bunu ideolojik, simgeler ve sembollerle tartışmanın yararı olmadığını kaydetti.  

Uslu, "Hepimiz konuyu Çorum'ün kültür davası olarak görüyoruz. Bunu siyaset üstü, ortak mesele olarak görüp takım halinde çalışıyoruz. Aslımızı, neslimizi Hititler'de aramak derdimiz, gayretimiz yok. Bu coğrafyadaki bütün medeniyetlerin hepsi geçmişimizdir ve bu topraklara aittir. Hepsini birden sahiplenmek, kucaklamak gibi engin bir anlayışa sahibiz. Medeniyetler arasında ayrım yapmak, birini öncelemek, diğerini ötelemek gibi bir derdimiz de olamaz, olmamalıdır. Aksi halde bu tarihi mirası reddeden bir konuma düşmüş oluruz ki hiç de şık olmaz. Hitit medeniyetinin bu coğrafya için çok önemli olduğunu düşünüyorum. Peri bacalarından çok daha önemli sayılabilecek bir tarihi mirasımız var. Bu konuda yeterince konaklama imkanımız yok, turizm teşviklerinden yeteri kadar istifade ettiğimiz söylenemez. Tüm bunların çözümü siyasetten geçiyor" dedi.

Uslu'nun "yeni dönemde Hattuşa ismine dönülmesi konusunda desteğinize ihtiyacımız var"  sözlerine karşılık Bostancı, "İnşallah gelecek dönemde de bu yönde önemli adım olarak oraya Hattuşa ismi konulur. Böylelikle uluslararası literatürü takip edenler, Hattuşa'nın nerede olduğunu nokta atışıyla bulabilir" karşılığını verdi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner66

banner64