banner47

Belediye yardımları yoksula ilaç olmuyor

Hem de Türkiye'nin göbeği Başkent Ankara'da gariban aileler arasında yapılan bir araştırmada, yüzde 15'inde maddi imkansızlık nedeni ile okuldan alınan çocuğa rastlandı.

Belediye yardımları yoksula ilaç olmuyor

Hem de Türkiye'nin göbeği Başkent Ankara'da gariban aileler arasında yapılan bir araştırmada, yüzde 15'inde maddi imkansızlık nedeni ile okuldan alınan çocuğa rastlandı.

07 Şubat 2012 Salı 10:05
Belediye yardımları yoksula ilaç olmuyor
Haberiumturk haber sitesi/07.02.2012 
Devletin önemli kaynaklar aktardığı yoksullara yardımda istenen sonuç alınamıyor. Hem de Türkiye'nin göbeği Başkent Ankara'da gariban aileler arasında yapılan bir araştırmada, yüzde 15'inde maddi imkansızlık nedeni ile okuldan alınan çocuğa rastlandı. Araştırma sonucuna göre, belediye ve diğer bazı devlet kurumları eliyle yapılan yardımlar yoksula ilaç olmuyor… 

Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Eyüp Bedir'in kaleme aldığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu Dergisi'nin Ocak 2012 sayısında yayınlanan "Yoksullukla Mücadelede Yeni Bir Tartışma Alanı: Vatandaşlık Geliri" başlıklı araştırmada, yoksulluk ve yoksullukla mücadeleye ilişkin çarpıcı tespitler yer aldı.

YOKSULLARIN YÜZDE 72'Sİ ÜÇ YILDIR İŞ ARIYOR


Ankara'nın 8 ilçesinde, 618 konutta gerçekleştirilen yoksulluk araştırmasının verilerine göre, ailelerin yüzde 85'i 4-7 kişiden oluşurken, hane reislerinin yüzde 84'ü de 30-49 yaş aralığında yer aldı. Hane halkı reislerinin eğitim durumlarına ilişkin olarak elde edilen verilere göre, yüzde 72'si ilkokul, yüzde 6'sı da ortaokul mezunu, bir diplomaya sahip olmayan okur-yazar olan ya da olmayanların oranı ise yüzde 19 olarak belirlendi. Araştırmada, şöyle denildi: "Bu duruma göre eğitim düzeyi düştükçe insanların yoksulluk riski artmaktadır. Şartlı nakit transferinden yararlanan ailelerin yüzde 80'i Ankara'ya göçle gelmiştir. İş bulma ümidi ile gelenler yüzde 72 oranındadır. 

Maddi imkansızlık nedeni ile okuldan alınan çocukları oranı yüzde 15'tir. Şartlı nakit transferinden yararlanan hane halkı reislerinin çalışmadığı hanelerin oranı yüzde 71'dir. Son on yıldır sigortalı bir işte hiç çalışmamış olanların oranı yüzde 82'dir. Yine, hane halkı reislerinden çalışmayanların yüzde 75'i üç yıldan daha uzun süredir herhangi bir işte çalışmamaktadır. Çalışmayanlar arasında iş arayanların oranı yüzde 82'dir.” 

AİLELER HUZURSUZ, SIKIŞTIKÇA EŞYA SATIYORLAR


Yoksul evlerdeki gelirin yüzde 84'ünün asgari ücretin altında olduğu vurgulanan araştırmada, yaşlılık, dul-yetim ve emeklilik aylığı alanların oranının ise yüzde 2 gibi çok önemsiz bir oranda olduğu kaydedildi. Araştırmada, hayat şartlarına ilişkin bilgilere de yer verilerek, şu değerlendirmelerde bulunuldu: "Son on yılda hanelerin yüzde 20'sinde geçim sıkıntısına bağlı olarak mal veya eşya satışının olduğu görülmüştür. Satılan eşyalar içerisinde ziynet / altın grubu yüzde 60 ile en yüksektir. İkinci sırada ise yüzde 36 ile ev eşyası satışı almaktadır. Hanelerde geçim sıkıntısı önemli ölçüde aile içi huzursuzluklarına neden olmuştur."

Yardım alınan kurumların oranlarına da yer verilen araştırmada, ilçe belediyesinin yüzde 4, büyükşehir belediyesinin yüzde 95, Vakıflar Genel Müdürlüğü ile Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'nun yüzde 1 oranında pay sahibi olduğu kaydedildi. 

YENİ BÜYÜME ANLAYIŞI FAZLA İSTİHDAM OLUŞTURMUYOR


Araştırmada şöyle denildi: "Nerede ise on yıla yakın zamandır yardım alıyor olmalarına rağmen yoksulluklarında ve ihtiyaçlarının şiddetinde bir değişme olmaması sistemin gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Yine, yoksullukla mücadeleye yönelik çabalar sonrasında yoksulluğun azaldığını düşünenlerin oranının sadece yüzde 12'de kalması da devlete duyulan güven ile çelişmektedir. 

Özellikle 21. yüzyılı açıklamada çok önemli bir yere sahip olan büyüme politikaları, yoksullukla mücadelenin önündeki en önemli engeldir. Yeni büyüme konsepti istihdam oluşturmamaktadır. Büyümenin anlamı istihdamdan üst gelir gruplarının gelirden aldığı payın artması anlamına kaymıştır. Nitekim, 2001 krizi sonrasında yaşanılan büyüme hızları ve kesintisiz büyümesi ile Türkiye'de, 2008 krizine kadar önemli büyüme başarıları yakalamıştır. 

Ancak, büyümenin kaynaklarının eğlence ve finans sektörü ağırlıklı olması nedeni ile 'gazino kapitalizmi' olarak adlandırılan politikaların öne çıkması ve insan yüzlü büyüme politikaları izlenemediği için büyümenin sonuçları istenilen yatırım, üretim ve istihdam artışını sağlamamıştır. Genel olarak toplumun eğitim düzeyi ve özellikle işgücünün eğitim düzeyi de yoksulluğu etkileyen yapısal faktörler içerisinde çok önemli bir yere sahiptir." 

GELİR DAĞILIMINDAKİ ADALETSİZLİK DÜZELTİLMELİ


Prof. Dr. Eyüp Bedir'in araştırmasının sonuç bölümünde ise yoksullukla mücadele en önemli etkenin gelir adaletsizliğini düzeltilmesi olduğu vurgulandı. Araştırmada, şöyle denildi: "Türkiye'de ise sosyal güvenlik kapsamının dar olması nedeni ile GSYİH içerisinde önemli büyüklüklere ulaşan kamu sosyal harcamalarına rağmen yoksullukla mücadelede yaşanılan başarısızlıklar mevcuttur. Türkiye'de yoksulluğun kaynaklarına karşı etkin mücadele vermeden kurulacak temel gelir-asgari gelir uygulamalarının yoksullukla mücadelede başarı şansı yoktur ya da çok düşüktür. 

Türkiye'de öncelikle sosyal güvenliğin tabanı genişletilmelidir. Bunun için kayıt dışılık azaltılmalı, işgücüne katılım oranı yükseltilmeli ve bağımlılık oranı düşürülmelidir. Son söz olarak, sosyal güvenlik, sosyal yardım-sosyal hizmet ve aktif ve pasif işgücü piyasası politikalarının birbiri ile çelişen politikalar olmadığını, bu politikalar birlikte ve bir uyum içerisinde uygulandığı takdirde yoksullukla mücadelede avantaj sağlanacağını söylemek mümkündür."

habervaktim

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner66

banner64